İki hafta önceki “Eğitimde Teknoloji Nereye Kadar?” başlıklı yazımda, ilköğretim ve liselerdeki eğitimlerde, geleneksel yöntemler ile dijital yöntemler arasındaki uygulama farklılıklarından bahsetmiştim. Günümüzde hangi yöntemin daha verimli olabileceği ile ilgili çeşitli ülkelerden örneklere de bakmıştık. Bu yazıda da Birmingham Üniversitesi'nin yapmış olduğu bir araştırmanın yine bu konu ile ilgili kısımlarından bahsetmek isterim. Çünkü yapılan ve yayımlanan araştırmada 30 farklı ortaokulun teneffüs ve öğle tatillerinde akıllı telefon kullanımına ilişkin kuralları karşılaştırılmış ve bununla ilgili sonuçlar paylaşılmıştır. Bu sonuçlara göre:

Okullarda telefon kullanımının yasaklanmasının öğrencilerin notlarında çok da olumlu sonuçlar gözlenmediği belirtilmiş, fakat sosyal medyada uzun zamanlar geçirmenin çocukları olumsuz etkilediği belirtilmiştir. Aslında araştırma sadece bunları kapsamıyor. BBC NEWS TÜRKÇE haber sitesinin “Okullarda akıllı telefon yasağının çocuklara faydası var mı?” başlıklı haberinde diğer detaylar şu şekilde aktarılmıştır; “Dr. Goodyear "Bu yasakların tek başına olumsuz etkileri azaltmak için yeterli olmadığına işaret ediyoruz. Yasaklamaktan daha fazlasını yapmaya çalışmalıyız" dedi. İngiltere ile birlikte Türkiye ve dünyanın geri kalanında da gençlerin akıllı telefon ve sosyal medyaya erişimi ile ilgili tartışmalar devam ediyor.

Birmingham Üniversitesi'nin yaptığı ve tıp dergisi Lancet'ta yayınlanan araştırmada 30 farklı ortaokulun teneffüs ve öğle tatillerinde akıllı telefon kullanımına ilişkin kuralları karşılaştırıldı. 1227 öğrenciyi kapsayan araştırmaya göre, yasak; sağlık, huzur ve derslere odaklanma bağlamlarında amaçlanan iyileşmeyi göstermiyor. Buna karşın, akıllı telefonlarda ve sosyal medyada fazla zaman geçirmek ile ruh sağlığının bozulması, düzensiz uyku, düşük notlar ve okul içinde antisosyal hareketler arasında bağlantı olduğu savunuluyor. Yani araştırma yalnızca okullara özel bir yasağın, amaçlanan iyileşmeye işaret etmediğine işaret ediyor. Araştırma, katılımcıların huzur seviyesinin tespiti için uluslararası alanda tanınan Warwick-Edinburgh Mental İyi Oluş Ölçeği'ni kullandı. Öğrencilerin kaygı ve depresyon seviyeleri incelendi. Öğretmenlere, öğrencilerinin İngilizce ve matematikte hedef seviyenin altında veya üstünde olup olmadıkları da soruldu. İngiltere'de okullarda akıllı telefon kullanımının yasaklanmasını savunan bir kampanya yürüten Joe Ryrie sonuçların "şaşırtıcı" olduğunu kabul etti. BBC'ye konuşan Ryrie, öğretmenlerin, telefon yasağının faydalarına dair gözlemleri kendilerine ilettiklerini de söyledi.

Araştırmaya göre öğrenciler günde dört-altı saat telefonda geçiriyor. Joe Ryrie gibi ebeveynler, sosyal medya şirketlerinin, uygulamaları daha az bağımlılık yaratacak şekilde düzenlemesine ihtiyaç olduğunu savunuyor. İngiltere'de Ofcom'un yaptığı araştırmaya göre 12 ila 15 yaş arasındaki çocukların yüzde 96'sının kendi telefonu var. Birleşmiş Milletler (BM) de okullarda akıllı telefon kullanımının, öğrenmeyi desteklemek amaçlı olması gerektiğine işaret ediyor. BM'nin eğitim, bilim ve kültür ajansı olan UNESCO, akıllı telefonların dikkat dağınıklığı, öğrenci mahremiyeti ve siber zorbalık riski yaratabildiğini savunuyor. BM raporuna göre dört ülkeden birinde, okul hayatında telefon kullanımını sınırlayan kurallar uygulanıyor.”