Bugünlerde hayatımızın hemen her alanında karşımıza çıkan yapay zekâ, sağlık alanında da insanların çoğunlukla başvurduğu önemli araçlardan biri haline gelmiştir. Eskiden bir sağlık sorunumuz olduğunda önce yakınlarımıza sorar veya çoğunlukla direk doğrudan doktora giderdik. Şimdilerde ise bir hastalık durumu ile karşılaştığımızda, gördüğümüz belirtiler üstünden, yapay zekâya sorarak bu hastalıklar hakkında detaylı sayılabilecek kadar bilgiler öğrenmeye çalışıyoruz. Hatta tahlil sonuçlarını bile ona analiz ettirmeye, bilmediğimiz terimleri ondan öğrenmeye çalışıyoruz. Fakat burada önemli bir sorun ortaya çıkıyor: Yapay zekâ sağlık konusunda gerçekten ne kadar güvenilir ve onun söylediklerine ne ölçüde inanmalıyız?
Öncelikle konu hakkında fikirlere geçmeden önce şunu kesin bir şekilde söylemem lazım ki; yapay zekâ sağlık konusunda önemli bir bilgi kaynağı olabilir ama şimdilik asla doktorların yerini tutamaz. Çünkü ilk olarak sağlık alanının, yalnızca internette bulunan bilgileri bir araya getirerek çözülebilecek kadar, basit bir alan olmadığı gerçeğidir. Aynı belirtiler farklı insanlarda bambaşka hastalıkların işareti olabilirler. Örneğin baş ağrısı kimi zaman basit bir yorgunluktan kaynaklanırken kimi zaman migren, enfeksiyon, tansiyon problemi veya çok daha ciddi sağlık sorunlarının belirtisi olabilirler. O nedenle bir hastalık hakkında genel bilgiler almak, tıbbi terimlerin ne anlama geldiklerini öğrenmek veya bir ilaç hakkında genel bilgi edinmek için yapay zekâ sağlık alanında kullanılabilir. Sağlık konusunda yapay zekâ kullanırken en önemli ayrım, “tanı koydurmak” ile “bilgi almak” arasındaki farkı bilmektir. Tanı koydurmak yapay zekâda güvenilmemesi gereken bir uygulamadır.
Yapay zekânın bu konuda güvenirliliğiyle ilgili Oxford Üniversitesi'nde Reasoning with Machines Laboratuvarında doktorların katılımıyla bir araştırma deneyi yapılıyor. Deneye katılan doktorlar, yapay zekaya, evde tedavi edilebilecek hafif şikayetlerden, rutin aile hekimi randevularından, acil servise başvurma ya da ambulans çağırmaya kadar uzanan ayrıntılı ve gerçekçi veriler oluşturuyorlar. Kendilerinin oluşturduğu bu gözetimde, sohbet botlarına tüm bilgiler eksiksiz verildiğinde doğruluk oranı yüzde 95 oluyor. Araştırmacı Prof. Adam Mahdi, bu sonuçlar için "Gerçekten inanılmazlardı, neredeyse kusursuz" diyor. Fakat normal kişilerin katılımıyla, yine böyle bir senaryoyu sohbet botuyla konuşarak teşhis ve tavsiye almaya çalıştığında ise durum değişiyor. Doktor olmayan kişilerle yapılan yapay zekâ etkileşiminde doğruluk oranı yüzde 35'e düşüyor. Yani yapay zekâ tarafından yanlış teşhis veya yanlış yönlendirmeler yapılıyor.
Bu nedenle yapay zekâdan sağlık bilgisi alırken mümkün olduğunca güvenilir kaynaklara dayalı bilgi istenmesi önemlidir. Sağlık bakanlıkları, üniversiteler, bilimsel kuruluşlar, hastaneler ve hakemli bilimsel yayınlar gibi güvenilir kaynaklar tercih edilmelidir. Yapay zekâdan da verilen bilgilerin ve kaynakların gerçekten var olup olmadığı ve söylenen bilgiyi destekleyip desteklemediği ayrıca kontrol edilmelidir.
Özetle, hastaların ve hasta yakınlarının genel sağlık bilgilerini öğrenmek ve tıbbi kavramları anlamak için yapay zekâ çok yararlı olabilir. Fakat bundan ileri gidilerek, tanı koydurmak, reçete yazdırmak, ilaç başlatmak veya bırakmak, doz değiştirmek ve ciddi hastalıkları tedavi etmek gibi konularda danışılması gereken bir kaynak değildir.