Türkiye'nin bilim ve teknoloji alanında artık daha güçlü bir ülke olarak dünyada kendine iyi bir yer edinmeye başladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Hatta bu çalışmaların sadece ülke içinden değil, dünyanın farklı yerlerinden alınan desteklerle ve kurulan ortaklıklarla da, daha da büyüyerek ilerlediğini, çıkan haberlerde ve açıklamalarda görüyoruz. Daha önceki yazılarımda da anlattığım konular üzerine, oldukça başarılı işlere imza atıldı. Birkaç önemli başlıkla; mesela savunma sanayisinde birçok yeni teknolojiler geliştirildi. Ya da yapay zekâ alanıyla diğer teknolojik ürünlerinin geliştirilmesinde kolaylaştırıcı adımlar atıldı, yine farklı bir alan olarak kutup araştırmalarının hızla devam etmesine kadar, birçok alanda ülkemizi geliştirecek işlere imzalar atıldı. Bu yazımda da 2025 yılında bu araştırmalar da dahil olmak üzere başka neler yapıldı bunlara madde madde değinmek istedim.
Tam kapasiteyle bu yılda, görevine başlayan Türksat 6A uydusu, bilindiği gibi ülkemizin, ilk yerli haberleşme uydusudur. İMECE uydumuz yani, TSK envanterindeki ismiyle GÖKTÜRK-2B uydusu da, kendi bünyesinde, daha önce geliştirilmiş olan yüksek çözünürlüklü elektro-optik kamerasının ihracatıyla, ilk uydu donanımı ihracatımızı yaparak kayıtlara geçmiştir.
Yine daha önce bir yazımda bahsettiğim TÜBİTAK bünyesinde yer alan Türkiye'nin süper bilgisayarı ARF' nin hesaplama kapasitesi de üç katına çıkarılmıştır.
TÜBİTAK bünyesinde yer alan ve kısa adı ARDEB yani Araştırma Destek Programları Başkanlığı tarafından 6.985 projeye 6,73 milyar TL destek sağlanmıştır.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın yürüttüğü 4 proje yine bu kurum tarafından desteklendi. Bu projeler; aile içi şiddete dair bir sosyal hizmet modelinin oluşturulması, kadın konukevlerinin kapasitesinin geliştirilmesi, sosyal ve ekonomik destek hizmetlerinin etki analizi ve koruma altındaki çocuklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesi gibi projelerdir.
"KUTUP-1001" ve "KUTUP Yabancı Araştırma Üssü Katılım" çağrılarıyla 14 projeye 12,1 milyon TL bütçe verilerek desteklenmiştir. Ek bir bilgilendirme olarak; 2026 yılı için de 42 proje önerisinin değerlendirme süreci devam etmektedir.
TÜBİTAK internet sayfasında yer alan "1004 Mükemmeliyet Merkezi Destek Programı kapsamında 20 Yüksek Teknoloji Platformunda; 70 üniversite, 109 özel sektör kuruluşu, 6 araştırma altyapısı ve 6 kamu Ar-Ge birimi bünyesinde toplam 1600’ün üzerinde araştırmacı ve 800’ün üzerinde bursiyer yer alıyor. 2025 yılında bu kapsamda toplam 252 proje yürütülmeye devam etti." Yine TÜBİTAK'ın bir başka açıklaması olarak "Kamu Yapay Zekâ Ekosistemi Çağrısı’yla, kamu kurumlarımızın ihtiyaçlarına yönelik yapay zekâ çözümleri geliştiriyor, ekosistem aktörlerini iş birliğine teşvik ediyoruz. Bugüne kadar açtığımız çağrılar sonucunda Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (Yapay Zekâ Destekli Sigortacılık Hizmet Kalitesi Yönetim ve Şikâyet Destek Sistemi), Sosyal Güvenlik Kurumu (Hizmet Sağlayıcılar Tarafından Fatura Edilen Hizmetlerin Yapay Zekâ Destekli Risk Analizi Projesi), Tarım ve Orman Bakanlığı (Uydu Görüntüleri ve Yapay Zekâ Teknikleriyle Su Miktarının ve Kalite Parametrelerinin Tespiti), Gelir İdaresi Başkanlığı (Yapay Zekâ Destekli Özelge Cevaplama Sistemi), Türkiye Adalet Akademisi (Akıllı Eğitim Teknolojileri ile Adalete Erişimin Güçlendirilmesi Projesi) olmak üzere toplam 5 kamu kurumumuzun ihtiyacını karşılıyoruz." Açıklaması da yine yürütülen başka bir programdır.
Son dönemde "İklim Krizi" ve Geleceğin Temiz yakıtı" gibi yazılarımda da değindim bir konu olan temiz çevre ile ilgili alanlarda da TÜBİTAK'ın birçok desteği bulunmaktadır. "Yeşil Dönüşüm" ana temalı "Yüksek Teknoloji Platformları-Yeşil Dönüşüm" çağrısı ile karbondioksit yakalama ve dönüştürme teknolojileri alanında 1 başvurunun daha desteklenmesi kararlaştırılmıştır.
Tabi bütün bu destekleme programları yine TÜBİTAK'ın internet sayfasındaki açıklamaya göre "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız koordinasyonunda süreçleri yürütülen ve 6550 sayılı “Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun” kapsamında, öncelikli ve kritik teknolojiler ile öncelikli sosyal bilimler alanlarında Ar-Ge faaliyeti yürüten araştırma altyapılarının sürdürülebilir başarılarını temin etmek üzere ayrıcalıklı destekler verilmektedir. 6550 sayılı kanun kapsamında bugüne kadar 7,2 milyar lira desteklediğimiz 12 ulusal araştırma altyapısı; sağlık teknolojileri, nano malzemeler, MEMS, astrofizik, güneş enerjisi, raylı sistem teknolojileri ve finans teknolojilerinde nitelikli araştırmalar gerçekleştiriyor." Açıklaması yapılmıştır.
Görüldüğü gibi TÜBİTAK, Türkiye’de bilim ve teknolojinin gelişmesi için çalışan en önemli kurumlardan biridir. Bilim insanlarına ve araştırmacılara verdiği desteklerle, aynı zamanda yeni projelerin ortaya çıkmasını da sağlamaktadır. Ülkemizin de teknoloji üretme gücünü artırmaya çalışmaya devam etmektedir.