Geçtiğimiz hafta 2025 yılında ülkemizin hem uzayda, hem de savunma sanayisindeki gösterdiği faaliyetlerden bahsetmiştim. Özellikle TÜBİTAK bünyesinde bunlardan başka farklı alanlarda daha birçok yeni teknolojiler desteklenmekte, geliştirilmekte ve üretilmektedir. Mesela birkaçından söz edecek olursam elektronik alanda; mikroçipler, yeni sensörler, haberleşme sistemleri, radar teknolojileri, yerli devreler, kartlar ve yeni sistemler geliştirilmekte. Birazdan sadece 2025 yılında, tam olarak neler yapıldığını daha somut olarak aşağıdaki paragraflarda anlatmaya çalışacağım.

İlk olarak hava trafik kontrolünde Elektronik Uçuş Şeridi Sistemi ile 29 havaalanında daha güvenli ve hatasız bir dijital altyapı kullanımına geçilmiştir. Yine

havaalanlarıyla ilgili olarak, hava sahası gözetimi ve hava trafik kontrolünü daha iyi sağlayabilmek için ilk milli sivil gözetim radarı olan Milli Gözetim Radarı, Gaziantep Havalimanında faaliyete geçirilmiştir. Bu projede TUBİTAK BİLGEM ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi iş birliğiyle birlikte hayata geçirilmiştir. Bunun gibi başka birçok proje 2025 İDEF fuarı standında sergilenmiştir. Dip not olarak bu fuarda başka; kripto haberleşme cihazları, yapay zeka teknolojileri, çeşitli radar sistemleri, elektronik harp ve siber güvenlik teknolojileri gibi başka birçok alanda yapılan çalışmalar da sergilenmiştir.

TSE garantisi ile "Güvenilir YZ Damgası" verilerek onaylanan, yapay zeka sistemi ile ilintili olarak teknik ve etik standartlar yönünden, algoritmik hesap verebilirlik rehberi oluşturulmuştur. Bu sistem tam olarak nedir? Daha sade bir şekilde açıklayacak olursam; yapay zekanın ülkemizde daha güvenilir ve ölçülebilir biçimde yaygınlaşmasını sağlamak için uygulanan bir yöntemdir.

Yine 2025 yılında İstanbul’da tanıtımı gerçekleştirilen EuroHPC JU destekli BSC Yapay Zeka Fabrikası Projesi, TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zeka Enstitüsü ve TÜBİTAK ULAKBİLİM tarafından yürütülen bir proje olmuştur. Kripto varlıkları daha güvenilir ve daha denetlenebilir hale getirmek için de, dijital bir altyapı oluşturulmuştur. Bu da "Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Bilgi Sistemleri ve Teknolojik Altyapılarına İlişkin Kriterler” başlıklı dökümanın yeniden çalışılıp hazırlanmasıyla oluşturulmuştur.

MEB Okul ve Eğitim Kurumları Kurumsal e-Posta Sistemi adı verilen yazılım da TÜBİTAK BİLGEM tarafından geliştirilmiş; 100 binden fazla kullanıcıya sahip bir sistem olarak "Siber Güvenlik Ekosistemine Katkı Veren Kamu Kurumu" ödülü almıştır. Bunların yanında bugün kullandığımız çipli kimlik kartlarının kullanımının yaygınlaşması için de Milli Akıllı Kart İşletim Sistemi olan AKİS' i diğer farklı çip türleriyle uyumlu hale getirmek için çalışılmıştır. Sonucunda kimlik ve pasaport hizmetleri sorunsuz bir şekilde yürütülmektedir. TÜBİTAK' ın internet sayfasında başka şu açıklamalar yapılmıştır. "Küresel çip krizinin gündemde olduğu bu dönemde, YİTAL’de yürütülen yarı iletken ve fotodedektör tabanlı Ar-Ge çalışmalarıyla, başta İHA mühimmatı ile füze ve mühimmat başlıklarında kullanılan yarı iletken bileşenlerinin üretiminde yüzde 85’in üzerinde yerlilik oranına ulaştık. Hamad Bin Khalife Üniversitesi ve TÜBİTAK BİLGEM iş birliğiyle kurulması kararlaştırılan çip üretim tesisi için 2025 yılında cihaz devirleri, proje ve ihale süreçleri, inşaat hazırlıkları ve temel atma dâhil olmak üzere tesisin hayata geçirilmesine yönelik kritik adımlar atıldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yürütülen Mali Zeka Projesi’nin kabul süreçlerini tamamlayarak kamu harcamalarındaki anomali ve usulsüzlükleri yapay zekâ ile anlık olarak analiz eden ve denetim süreçlerine şeffaflık kazandıran veri temelli altyapıyı hayata geçirdik." Yine aynı sayfada farklı bir konu olarak " Türkçe Büyük Dil Temel Modeli Projesi kapsamında, farklı mimarilerle eğitilmiş çeşitli temel modeller geliştirilmiş olup, şu ana kadar en büyük modelimiz 300 milyar Türkçe token ile eğitildi. Türkçe tokenizer geliştirme, temel model eğitimi ve sürekli ön eğitim süreçlerinde kaydedilen önemli ilerlemeler, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki rekabet gücünü artırırken, kültürel değerlerimizin korunmasına da önemli katkılar sunuyor." Açıklaması yapılmıştır.

Yine görüldüğü gibi gerek elektronik alanında, gerek enerjide gerekse savunma ve uzay alanlarında neredeyse hayatın farklı her alanında yeni teknolojiler ve projeler geliştirerek uygulayan TÜBİTAK gibi kurumlarımız teknoloji alanında yerli ve milli uygulamalarımızı her gün geliştirmekteler. Biz fark etmesek de hayatımızın birçok noktasında onların emeği var.