Millî Eğitim Bakanlığı, öğretmenliğe giriş sürecini kökten etkileyen yeni bir düzenlemeyi yürürlüğe koydu. 17 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlik Mesleğine Hazırlık Eğitimi Yönetmeliği, öğretmen adaylarının mesleğe hazırlanma sürecini Millî Eğitim Akademisi merkezli yeni bir yapıya bağladı. Yeni sistemle birlikte öğretmen adayları sadece bir sınav puanıyla değil, teorik derslerdeki başarıları, uygulamalı eğitim performansları, devam durumları ve disiplin süreçleriyle birlikte çok aşamalı bir değerlendirmeden geçecek. Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.
MEB öğretmenliğe giriş sistemini değiştirdi: Akademi, sınav ve uygulama dönemi başladı
Yeni düzenleme, 10 Ekim 2024 tarihli ve 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu’na dayanılarak hazırlandı. Yönetmelikle birlikte öğretmen adaylarına Millî Eğitim Akademisi tarafından verilecek hazırlık eğitiminin kapsamı, süresi, yerleştirme usulleri, teorik ve uygulamalı eğitim sistemi, sınav esasları, izin ve devamsızlık hükümleri ile adayların mali ve sosyal hakları ayrıntılı biçimde tanımlandı. Böylece öğretmenliğe girişte yeni dönemin çerçevesi resmen çizilmiş oldu.
Bu değişiklik, yalnızca teknik bir yönetmelik güncellemesi değil. MEB, öğretmen adaylarının mesleğe geçiş sürecini artık doğrudan bir hazırlık eğitimi, performans ve uygulama sistemi üzerinden kuruyor. Bu nedenle yeni model, öğretmen adayları kadar eğitim fakülteleri mezunlarını, atama bekleyen adayları, eğitim sendikalarını ve kamuoyunu da yakından ilgilendiriyor. Yönetmelik, öğretmenliğe girişte “sadece yazılı başarı” anlayışından daha geniş, daha kontrollü ve daha kurumsal bir sisteme geçildiğini gösteriyor.

Yeni sistemin merkezinde Millî Eğitim Akademisi var
Yönetmeliğin en dikkat çekici yönü, öğretmen adaylarının doğrudan Millî Eğitim Akademisi bünyesinde hazırlık eğitimine alınacak olması. Buna göre öğretmen adaylarına Akademi tarafından teorik ve uygulamalı derslerden oluşan öğretmenlik mesleğine hazırlık eğitimi verilecek. Bu eğitim, öğretmenlik mesleği yeterlikleri çerçevesinde yürütülecek ve adayların sadece bilgi düzeyini değil, mesleki beceri, tutum ve uygulama kapasitesini de ölçmeyi hedefleyecek.
Hazırlık eğitiminin süresi dört dönem olarak düzenlendi. Ancak yönetmelik, bazı yükseköğretim programları için bu sürenin Kurul kararıyla üç dönem olarak uygulanabilmesine de imkan tanıyor. Her bir dönem, Akademi tarafından hazırlanacak programa göre en az on hafta, en fazla on dört hafta olarak planlanacak. Bu yapı, öğretmen adaylarının kısa süreli bir oryantasyon yerine daha uzun soluklu ve düzenli bir mesleğe hazırlık sürecinden geçeceğini gösteriyor.
MEB’in daha önce yayımladığı hazırlık eğitimi kayıt kılavuzunda ise 2026 yılı için hazırlık eğitiminin 13 Nisan’da başlayacağı, kesin kayıt hakkı kazanan adayların 23 Mart 2026’da ilan edileceği ve kayıt başvurularının 25 Mart-3 Nisan tarihleri arasında alınacağı duyuruldu. Bu takvim, yönetmeliğin yalnızca kağıt üzerinde kalmadığını, uygulama sürecinin de fiilen başladığını ortaya koyuyor.
Yerleştirme sürecinde tercih, puan ve kura birlikte işleyecek
Yeni düzenleme, öğretmen adaylarının eğitim ve uygulama merkezlerine nasıl yerleştirileceğini de ayrıntılı biçimde belirliyor. Birden fazla eğitim ve uygulama merkezinde hazırlık eğitimi verilecek alanlar için adaylar başvuru sırasında tercih yapacak. Yerleştirme sürecinde önce EKPSS puanı ile başvuruda bulunanlar, ardından sosyal hizmetler ve terörle mücadele mevzuatı kapsamındaki adaylar, millî sporcular ve daha sonra MEB-AGS puanı yüksek olan adaylar dikkate alınacak. MEB-AGS puanının eşit olması halinde ise bilgisayar kurası uygulanacak. Tercihlerine yerleşemeyen adaylar Bakanlık tarafından resen bir merkeze yerleştirilebilecek.
Yönetmelik ayrıca alan bazlı kontenjana girenler ile kontenjanın boş kalmaması için belirlenen yüzde 10 fazla aday hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacağını da hükme bağlıyor. Güvenlik soruşturması tamamlanan ve kayıt hakkı kazanan adaylar, belirlenen süre içinde belgeleriyle birlikte yerleştirildikleri eğitim ve uygulama merkezine başvuracak. Süresi içinde başvurmayan veya belgelerinde eksiklik bulunan adaylar ise kayıt hakkını kaybetmiş sayılacak.
Evli adaylara yönelik özel bir düzenleme de dikkat çekiyor. Farklı illerdeki merkezlere yerleştirilen eşler, her ikisinin de hazırlık eğitimine alınacak olması ve alanları bakımından aynı ilde eğitim almalarının mümkün bulunması halinde Akademiye başvurabilecek. Değerlendirme sonucunda eşlere bir defaya mahsus olmak üzere aynı ilde eğitim alma imkanı verilebilecek. Bu madde, yeni sistemin yalnızca sınav ve eğitim boyutunu değil, adayların aile durumunu da kısmen gözettiğini gösteriyor.

Teorik dersler için en az iki yazılı sınav yapılacak
Yönetmeliğe göre öğretmen adayları her bir teorik dersten en az iki yazılı sınava girecek. Yazılı sınavlar, hazırlık eğitimi programındaki teorik derslerin içeriği çerçevesinde yapılacak ve sınav soruları ilgili dersin eğitim personeli tarafından hazırlanacak. Sınavların, genel tatil günleri dışında olmak kaydıyla hafta sonu da yapılabilmesi öngörülüyor. Bu madde, Akademi sürecinin sadece katılım esasına dayanmayacağını, açık biçimde ölçme ve değerlendirme merkezli kurulacağını gösteriyor.
Mazereti nedeniyle sınava giremeyen adaylara, iki iş günü içinde mazeretlerini bildirmeleri halinde mazeret sınavı hakkı tanınacak. Geçerli mazereti olmadan sınava katılmayan adaylar ise ilgili sınavdan sıfır puan almış sayılacak. Benzer şekilde sınav düzenine aykırı davranışta bulunan adaylar da o sınavdan sıfır puan alacak ve haklarında 7528 sayılı Kanun’un disiplin hükümleri işletilecek. Bu düzenleme, Akademi sürecinde ciddiyet ve disiplin vurgusunun güçlü biçimde kurulduğunu gösteriyor.
Yazılı sınav sonuçlarına itiraz da mümkün olacak. Sonuçların açıklanmasından itibaren üç iş günü içinde yapılabilecek itirazlar, ilgili dersin eğitim personeli ile aynı dersi veren iki eğitim personelinden oluşan komisyon tarafından incelenecek ve sonuç beş iş günü içinde adaylara bildirilecek. Bu da sınav sistemi içinde idari denetim ve itiraz yolunun açık bırakıldığını gösteriyor.
Teorik derslerde baraj 60, uygulamalı derslerde 70
Yeni sistemde başarı ölçütleri de net biçimde tanımlandı. Teorik derslerde yazılı sınavlardan alınan puanların aritmetik ortalaması yüz üzerinden 60 ve üzeri olan adaylar başarılı sayılacak. Başarısız olunan teorik dersler için ek bir sınav hakkı tanınacak. Ancak ek sınavdan da 60 ve üzeri puan alınamazsa aday ilgili dersten başarısız sayılacak ve Akademiyle ilişiği kesilecek. Bu madde, öğretmen adayları için teorik derslerde açık bir başarı barajı ve tek ek hak sistemi oluşturuyor.
Uygulamalı derslerde ise başarı eşiği daha yüksek belirlendi. Her bir uygulama dersinin başarı puanı, üç farklı değerlendirme üzerinden hesaplanacak. Birinci değerlendirmenin yüzde 20’si, ikinci değerlendirmenin yüzde 30’u, üçüncü değerlendirmenin ise yüzde 50’si esas alınacak. Nihai başarı puanı 100 üzerinden 70 ve üzerinde olan adaylar başarılı kabul edilecek. Uygulamalı derslerde başarısız olan adaylara ek değerlendirme hakkı tanınmayacak ve bu kişilerin Akademiyle ilişiği doğrudan kesilecek.
Bu hüküm, uygulamalı eğitimin teorik derslere kıyasla daha sert bir baraja bağlandığını ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle MEB, adayın sınıf içi performansını, okul ortamındaki uyumunu ve öğretmenlik pratiğini yalnızca tamamlayıcı bir unsur olarak değil, belirleyici bir başarı ölçütü olarak görüyor. Bu da yeni sistemin en önemli kırılma noktalarından birini oluşturuyor.
Uygulamalı eğitimde okul müdürü ve uygulama öğretmeni de not verecek
Yönetmeliğin en dikkat çeken maddelerinden biri, uygulamalı eğitim sürecindeki çoklu değerlendirme sistemi oldu. Uygulamalı dersler, öğretmenlik mesleği yeterlikleri esas alınarak hazırlanacak değerlendirme formu üzerinden üç farklı aktör tarafından puanlanacak. Bunlar; uygulamadan sorumlu eğitim personeli, uygulamalı eğitimin yapıldığı eğitim kurumunun müdürü ve uygulama öğretmeni olacak. Bu üç değerlendirme formundaki puanların aritmetik ortalaması alınarak adayın değerlendirme puanı belirlenecek.
Uygulama öğretmeninin seçimi de belli bir kıdeme bağlandı. Öğretmen adayıyla aynı alanda olmak kaydıyla, uygulama yapılan okulda görev yapan ve en fazla hizmet süresi bulunan başöğretmen, uzman öğretmen ya da öğretmenler arasından görevlendirme yapılacak. Aynı alanda öğretmen bulunmaması halinde ise diğer alanlardan uygulama öğretmeni görevlendirilebilecek. Böylece öğretmen adayının sahadaki mesleki rehberliği belirli bir kıdem ve deneyim çizgisinde yürütülecek.
Okul müdürü ile uygulama öğretmeninin yalnızca idari gözetmen değil, puan veren resmi değerlendirme aktörü haline gelmesi, öğretmenliğe girişte okul temelli gözlemin ağırlığını artırıyor. Bu sistem, adayı sadece sınav kağıdı üzerinde değil, gerçek okul ortamında, sınıf içinde, öğrenci karşısında ve mesleki davranışlarıyla birlikte ölçmeyi hedefliyor.

Atamaya esas puanda uygulamalı eğitim daha ağır basacak
Yönetmeliğe göre hazırlık eğitiminin sonunda atamaya esas başarı puanı da hesaplanacak. Bu puan, teorik derslerin başarı notlarının aritmetik ortalamasının yüzde 40’ı ile uygulamalı derslerin başarı notlarının aritmetik ortalamasının yüzde 60’ının toplanmasıyla belirlenecek. Başka bir ifadeyle yeni sistemde uygulamalı eğitim, nihai başarı puanında teorik eğitimden daha yüksek ağırlığa sahip olacak.
Bu oran, öğretmenlik mesleğine girişte sınıf içi performansın, uygulama becerisinin ve okul deneyiminin doğrudan daha belirleyici hale getirildiğini gösteriyor. Uzun yıllardır öğretmen atamalarında daha çok merkezi sınav ve akademik başarı tartışılırken, yeni düzenleme bu ekseni daha fazla okul temelli mesleki performansa kaydırıyor.
Hazırlık eğitimini başarıyla tamamlayan adaylara, bu başarı puanını da içeren resmi belge düzenlenecek. Bu belge, atamaya esas temel dokümanlardan biri olacak. Dolayısıyla artık öğretmen adayının mesleğe giriş sürecinde sadece sınava girip beklediği bir yapıdan değil, aşamalı ve performans odaklı bir değerlendirme sürecinden söz ediliyor.
Devam zorunlu, devamsızlık kuralları sıkı
Yeni yönetmelik, hazırlık eğitiminin devam boyutunu da sıkı kurallara bağlıyor. Öğretmen adayları derslere, uygulamalara, faaliyetlere ve sınavlara katılmak zorunda olacak. Ders süresinin üçte birinden sonra derse katılan adaylar geç kalmış sayılacak ve her dört geç kalma yarım gün devamsızlık olarak işlenecek. Günlük toplam ders saatinin yarısından fazlasına katılmayanların devamsızlığı bir gün, daha azı ise yarım gün sayılacak. Devam bilgileri günlük olarak MEBAKBİS’e işlenecek ve yöneticilerce takip edilecek.
İzin hükümleri de ayrıntılı biçimde düzenlendi. Belgeye dayalı sağlık mazeretleri nedeniyle toplam 19 güne kadar sağlık izni verilebilecek. Sağlık dışındaki mazeretler için de hazırlık eğitimi süresince 10 güne kadar izin tanınabilecek. Ancak belgeye dayalı sağlık mazereti nedeniyle toplam 20 gün ve üzeri hazırlık eğitimine katılamayan adayların kayıtları dondurulacak. Mazeret ortadan kalktıktan sonra ilk hazırlık eğitimi programında yeniden başvuru yapılabilecek. Süresi içinde başvurmayanlar ise eğitim hakkını kaybedecek.
Bu maddeler, öğretmen adayının Akademi sürecinin ciddi bir kamu eğitimi statüsünde görüldüğünü ve devam yükümlülüğünün esnetilmediğini gösteriyor. MEB, bu aşamayı basit bir seminer ya da kurs olarak değil, disiplinli ve takvime bağlı bir mesleğe giriş eğitimi olarak tanımlıyor.

Disiplin ve ilişik kesme hükümleri açık biçimde düzenlendi
Yönetmelik, disiplin sürecini de ayrıntılı biçimde tanımlıyor. Hazırlık eğitimi süresince disiplin cezası gerektiren fiil ve davranışlarda bulunan öğretmen adayları hakkında 7528 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda işlem yapılacak. Disiplin kurulu, her bir hazırlık eğitimi süresi için ayrı ayrı olmak üzere eğitim başlangıcından yedi gün önce oluşturulacak. Disiplin cezaları da MEBAKBİS’e işlenerek aday dosyasına konulacak.
Akademi ile ilişiğin kesileceği haller de yönetmelikte açıkça yazıldı. Hazırlık eğitimine alınma şartlarını sonradan taşımadığı anlaşılanlar ya da bu şartları kaybedenler, disiplin soruşturması sonucunda Akademiden çıkarma cezası alanlar ve hazırlık eğitiminde başarısız olanların Akademiyle ilişiği kesilecek. İlişik kesme işlemleri durumun kesinleşmesini izleyen üç iş günü içinde sonuçlandırılacak. Ancak bu kişiler, gerekli şartları tekrar taşımaları halinde yeniden başvuruda bulunabilecek.
Bu tablo, öğretmenliğe giriş sürecinin artık sadece adayın akademik niteliğiyle değil, kurumsal uyumu, disiplin durumu ve mesleki yeterlilik süreciyle birlikte değerlendirileceğini gösteriyor. Eğitim süreci boyunca alınan disiplin kararlarının aday dosyasına konulacak olması da, öğretmenliğe geçişte kurumsal hafıza oluşturulacağını gösteren önemli bir ayrıntı.
Öğretmen adaylarına aylık ödeme yapılacak
Yönetmeliğin en dikkat çeken maddelerinden biri de öğretmen adaylarına yapılacak ödeme düzenlemesi oldu. Buna göre hazırlık eğitimi sürecinde adaylara her ay 23.310 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılacak. Bu ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın eğitim ve uygulama merkezlerine gönderilen ödenekten karşılanacak. Ancak kaydı sağlık mazereti nedeniyle dondurulan adaylara bu süre boyunca ödeme yapılmayacak.
Yönetmelik ayrıca öğretmen adaylarının ve bakmakla yükümlü oldukları eş, çocuk, ana ve babalarının hazırlık eğitimi süresince genel sağlık sigortalısı sayılacağını da belirtiyor. Bu kişiler adına Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenecek primler, adaylara yapılacak ödemeden bağımsız olarak Bakanlık bütçesinden karşılanacak. Askerlik yükümlülüğü bulunan adayların askerlik hizmetlerinin de Akademi eğitimi süresince erteleneceği hükme bağlandı.
Bu maddeler, Akademi sürecinin yalnızca bir eğitim modeli olmadığını, aynı zamanda belirli mali ve sosyal haklarla desteklenen bir kamu hazırlık dönemi olarak tasarlandığını gösteriyor. Özellikle eğitim sürecinde gelir desteği ve sağlık güvencesi verilmesi, adayların bu dönemi daha kurumsal ve resmi bir statü içinde geçireceğini ortaya koyuyor.
Konaklama imkanı var, ancak ücret adaydan
Barınma konusu da yeni düzenlemede yer aldı. Yönetmeliğe göre öğretmen adayları, konaklama imkanı bulunan eğitim ve uygulama merkezlerinde bu imkanlardan yararlanabilecek. Ancak konaklama ücreti adaylar tarafından karşılanacak. Adaylar başvuru sırasında konaklama imkanından yararlanmak isteyip istemediklerini belirtmek zorunda olacak. Yerleştirme ise belirlenen öncelik sıralamasına ve kontenjana göre yapılacak. Boş kalan konaklama yerleri için daha sonra ayrıca duyuruya çıkılabilecek.
Bu hüküm, özellikle farklı illerde eğitime alınacak adaylar açısından pratik önem taşıyor. Ancak barınmanın ücretli olması, yeni sistemin aday üzerinde oluşturabileceği ekonomik yük tartışmalarını da beraberinde getirebilir. Çünkü ödeme düzenlemesi bulunsa da adayın kalacağı il, yaşam maliyeti ve konaklama gideri gibi unsurlar sürecin mali yönünü doğrudan etkileyecek.
Yönetmelik öğretmenliğe girişte yeni bir eşik oluşturuyor
Bütün hükümler birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo net: MEB, öğretmenliğe geçiş sürecini artık sadece sınav ve başvuru sistemine dayalı bir modelden çıkarıp, Akademi merkezli, süreye yayılmış, çok aktörlü ve performans odaklı bir yapıya taşıyor. Bu modelde adayın puanı kadar sınıf içi uygulaması, okul ortamındaki gözlemi, devamı, disiplini ve mesleki uyumu da önem kazanıyor.
Yeni sistem, öğretmen yetiştirme ve atama süreçleri konusunda uzun süredir devam eden tartışmaları da yeniden alevlendirecek görünüyor. Bir yandan sınıf içi uygulamanın ve okul deneyiminin ağırlık kazanması, mesleki yeterlik açısından olumlu görülebilir. Öte yandan süreçteki çoklu değerlendirme, yüksek başarı barajı, ilişik kesme hükümleri ve yeni kurumsal yapı, adaylar açısından yeni belirsizlikler ve yeni baskı alanları da doğurabilir.
Ancak yönetmeliğin açıkladığı en temel gerçek şu: Öğretmenliğe giriş artık yalnızca bir atama meselesi değil; eğitim, sınav, uygulama, performans ve disiplin süreçlerinin birleştiği çok katmanlı bir kamu sistemi haline geliyor. MEB’in 17 Mart 2026 tarihli yönetmeliği, bu dönüşümün resmi başlangıç metni olarak kayda geçti.




