Ankara’nın gri betonları, insanın kendi iç sesini dinlemesi için her zaman mükemmel ve bir o kadar da acımasız bir dekordur. Bu kentin sokaklarında yürürken hissettiğiniz o kurşuni ağır hava, aslında dışarıda değil; doğrudan insanın kendi içindedir. Tam da bu atmosferde, Türk sinemasının insan ruhundaki o karanlık, çıkarsız ve kaçınılmaz köşeleri en yalın haliyle perdeye yansıtan usta yönetmeni Zeki Demirkubuz’un başkentteki varlığı, sıradan bir kültür-sanat etkinliğinden çok daha fazlasına dönüşüyor.
Demirkubuz sineması; süslü cümlelerin, cilalı vitrinlerin ve sahte tesellilerin ötesinde bir yerdedir. Bize anlatılan o büyük ve pırıltılı hikâyelerin arkasındaki karanlık odaya sokar insanı. Ankara izleyicisi ise bu karanlığı son derece iyi tanır. Kentin kendine has yalnızlığı, Demirkubuz’un karakterlerinin içindeki o çıkarsız sessizlikle tam bir uyum yakalar. Söyleşilerde veya film gösterimlerinin ardından salona yayılan o ağır ama son derece sahici hava, bir yönetmenin teknik tercihlerinden ziyade insanın kendi vicdanıyla yaptığı o bitmek bilmeyen pazarlığı önümüze koyar. Kaderin, suçluluğun ve kaçamadığımız gerçeklerimizin altını çizen o filtresiz dil, kentin sorgulayan yapısına çarpıp yankı bulur. Bir filmin bittiği yerde başlayan o asıl soru işaretleri, Ankara’nın soğuk kaldırımlarında yürürken de zihnimizi kurcalamaya devam eder.
Başkentin kültür ve sanat ritmi hız kesmeden devam ederken, önümüzdeki günlerde zihnini ve ruhunu beslemek isteyenler için 7 Ağustos’a kadar öne çıkan etkinlik takvimi ise şu şekilde:
1 Ağustos Cumartesi
Dedublüman Konseri, CerModern Açıkhava Sahnesi, saat 21.00.
Açık Hava Film Gösterimi: Ennio Morricone, CerModern.
2 Ağustos Pazar
Müzede Akşam Yogası, CerModern.
5 Ağustos Çarşamba
İtalyan Yazlık Sineması: Yetişkin Gibi Yaşamak, CerModern OpenAir.
6 Ağustos Perşembe
Fransız Yazlık Sineması: Dördüncü Duvar, CerModern OpenAir.
7 Ağustos Cuma
2000'ler Rock Gecesi, IF Performance Hall Tunus.
Noa Coffee Art Gecesi, NOA Coffee & Art.