Ankara’da Nisan: Bozkırın Sanatla Yeşerme Vakti

Ankara’nın nisanı başkadır. Bir bakarsınız güneş içimizi ısıtır, bir bakarsınız o meşhur ayazı "ben hala buradayım" der. Ama bu şehri asıl ısıtan, gri binaların arasından fışkıran o bitmek bilmeyen sanat enerjisidir. Bu nisan da belli ki kulaklarımızın pası silinecek, gözlerimiz bayram edecek.

Eğer "Bu ay Ankara’da ne var?" diye soruyorsanız, ajandalarınızı hazırlayın; çünkü şehir adeta bir açık hava sahnesine dönüşüyor.

40 Yıllık Bir Gelenek: Uluslararası Ankara Müzik Festivali

Dile kolay, tam 40 yıl... Sevda-Cenap And Müzik Vakfı tarafından düzenlenen Uluslararası Ankara Müzik Festivali, 4 Nisan’da kapılarını açıyor. 30 Nisan’a kadar sürecek bu dev maraton, Ankara’yı dünyanın müzik durağı yapacak.

  • Kaçırmayın derim: Açılışta Ankara Festival Orkestrası var. Ayrıca 6 Nisan’da Tiflis Senfoni Orkestrası’nın o görkemli sesini duymak, nisan akşamına çok yakışacak.

CSO Ada’da Yıldızlar Geçidi

Yeni binasıyla şehrin silüetini değiştiren CSO Ada Ankara, bu ay yine dopdolu. Özellikle 5 Nisan’da Fazıl Say’ın "Şarkılar" konseri var ki, Serenad Bağcan’ın sesiyle birleşince ortaya çıkan o büyü, sanırım uzun süre zihnimizden silinmeyecek.

Sadece klasik müzik de değil; 12 Nisan’da Coşkun Sabah’ın şarkılarını senfoni orkestrası eşliğinde dinlemek, "Ankara’da her şey olur" dedirten o tatlı sürprizlerden biri olacak.

Sahne Tozuna Davet: Tiyatro ve Sergi

"Ben tiyatrosuz yapamam" diyenler için Akün Sahnesi’nde Siyahlı Kadın (Bir Hayalet Oyunu) tüylerinizi ürpertmeye aday. Eğer biraz daha yerel hikayeler isterseniz, Rüstemoğlu Cemal’in Tuhaf Hikayesi Şinasi Sahnesi’nde sizi bekliyor.

Görsel sanatlara meraklıysanız, CerModern’in bahar havası size çok iyi gelecek. Ani Çelik Arevyan’ın "Işığın Sesi" sergisi 26 Nisan’a kadar devam ediyor. Fotoğrafın ve ışığın o mistik dünyasında kaybolmak için son fırsatlar...

Popüler Rüzgarlar ve Konserler

Gençlerin (ve ruhu genç kalanların) rotası ise belli: Duman 4 Nisan’da CerModern’de Ankara’yı sallayacak. Teoman ve Sıla ise Congresium’da o bildiğimiz, dertleştiğimiz şarkılarını söyleyecekler.

Sözün özü; Ankara sadece siyasetin veya bürokrasinin gri şehri değil; Ankara, bir notanın peşinden kilometrelerce giden, bir tiyatro bileti için sabahlayan insanların şehri. Nisan ayı bu şehre çok yakışıyor. Kendinize bir iyilik yapın, o gri binalardan çıkın ve nisanın bu sanat dolu rüzgarına kendinizi bırakın.

Hangi etkinliğe giderseniz gidin, yanınızda sevdiğiniz bir dostunuz olsun yeter.