Bazı felaketler vardır; ardından söylenecek çok söz olur ama hiçbir cümle tam yerine oturmaz. Kartalkaya’daki otel yangını da onlardan biri. BBC tarafından hazırlanan belgesel, bu yangını yalnızca bir “haber” olarak değil, teknik detayların ve ihmaller zincirinin bir araya geldiği büyük bir trajedi olarak ele alıyor. Belgeselin en sarsıcı tarafı, anlatımını söylentilerle ya da duygusal yorumlarla değil, tamamen bilirkişi raporlarına, teknik incelemelere ve resmi bulgulara dayandırması.

Yangın sırasında yaşananların anlatımında en çok dikkat çeken şey, aslında hayat kurtarabilecek kadar basit önlemlerin eksikliği. Çalışmayan bir duman dedektörü, kapalı ya da işaretlenmemiş bir acil çıkış, otomatik yangın söndürme sisteminin bulunmaması… Bunların her biri tek başına küçük gibi görünen ayrıntılar. Oysa belgesel, bu “küçük” ayrıntıların birleştiğinde nasıl geri dönüşsüz sonuçlar doğurduğunu açıkça gösteriyor. Yangının büyüklüğünden çok, yangına hazırlıksız yakalanılmış olması ölümlerin temel nedeni olarak öne çıkıyor.

Belgeselde özellikle vurgulanan bir nokta var: Aynı koşullarda, benzer yangınların yaşandığı başka ülkelerde ölüm sayılarının çok daha düşük olmasının nedeni teknoloji değil, sistem. Alarmın zamanında çalması, duman tahliye sistemlerinin devreye girmesi, acil çıkış kapılarının kilitli olmaması… Bunlar yangını söndürmez belki ama insanlara kaçmak için zaman kazandırır. Kartalkaya örneğinde ise zamanın saniyelerle ölçüldüğü anlarda, sistemlerin devreye girmediği görülüyor.

BBC’nin anlatımı bu yüzden özellikle sarsıcı. Çünkü belgesel, felaketi dramatize etmek yerine şunu yapıyor: “Eğer şu parça çalışsaydı, şu kapı açık olsaydı, şu uyarı devreye girseydi ne olurdu?” sorusunu tekrar tekrar sorduruyor izleyiciye. Bu da yangını bir kader ya da talihsizlik olmaktan çıkarıp, önlenebilir bir felaket olarak düşünmeye zorluyor. Üzücü olan da tam burada başlıyor: Hayat kurtarabilecek önlemler aslında biliniyor, yazılı, yönetmeliklerde var; ama uygulanmadığında sadece kâğıt üzerinde kalıyor.

Bu belgesel bir suçlu arama çabası değil. Daha çok bir hafıza kaydı. “Bir daha yaşanmasın” cümlesinin içini doldurmaya çalışan bir anlatı. Yangında hayatını kaybedenlerin ardından, geriye kalanlara düşen en büyük sorumluluk da bu hafızayı canlı tutmak gibi görünüyor. Çünkü bazen bir yangını söndüremeyiz ama bir sonraki yangında bir kişinin bile sağ çıkmasını sağlayacak detayı bugünden hayata geçirebiliriz.

Kaynakça

  • BBC belgeseli: Kartalkaya Otel Yangını https://www.youtube.com/watch?v=QnwjKdLCR3w&pp=ygUSa2FydGFsa2F5YSB5YW5nxLFu2AaKCQ%3D%3D
  • Resmi bilirkişi raporları ve teknik inceleme dosyaları
  • Yangın güvenliği yönetmelikleri ve acil durum prosedürleri
  • BBC News arşiv çalışmaları