Cumhuriyet Halk Partisi’nde 38. Olağan Kurultay’a ilişkin verilen mutlak butlan kararı, birkaç gün içinde parti içi hukuk tartışmasını aşarak Genel Merkez, Meclis grubu ve kurultay gündemi etrafında büyüyen bir siyasi krize dönüştü.

Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultayın yok hükmünde sayılmasıyla başlayan süreçte CHP yönetimi karara karşı itiraz hattı oluşturdu. Kemal Kılıçdaroğlu cephesi ise mahkeme kararının uygulanması gerektiğini savundu. Gerilim, 24 Mayıs Pazar günü CHP Genel Merkezi önünde başlayan hareketlilik ve ardından gelen polis müdahalesiyle zirveye çıktı.

Günün sonunda Özgür Özel’e tebligat ulaştırıldı, Genel Merkez boşaltıldı ve Özel, parti yöneticileri, milletvekilleri ve partililerle birlikte TBMM’ye yürüdü. Böylece kriz, Genel Merkez binasından Meclis zeminine taşındı.

Chp Den Kurultay

Krizi başlatan "mutlak butlan" kararı...

CHP’de sürecin ilk kırılma noktası, 38. Olağan Kurultay’a ilişkin davada verilen mutlak butlan kararı oldu. Mahkeme, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultayın kesin hükümsüz sayılmasına karar verdi. Bu karar, yalnızca genel başkanlık makamını değil, kurultay sonrasında oluşan yönetim yapısını ve partinin temsil yetkisini de tartışmalı hale getirdi.

CHP yönetimi, kararın kurultay delegelerinin iradesini yok saydığı görüşüyle hukuki yollara başvurdu. Parti yönetimi açısından temel itiraz, bir siyasi partinin yönetiminin mahkeme kararıyla değil, parti üyeleri ve delegelerin iradesiyle belirlenmesi gerektiği yönünde oldu.

YSK başvurusu sonuç vermedi

CHP yönetimi, mahkeme kararının ardından Yüksek Seçim Kurulu’na başvurarak mevcut yönetimin mazbatalarının geçerliliği konusunda tespit yapılmasını istedi. Ancak YSK’nın başvuruyu reddetmesi, krizin çözülmesi yerine daha da derinleşmesine neden oldu.

Bu kararın ardından CHP’de hukuki yolların yanı sıra siyasi tutum da daha belirgin hale geldi. Mevcut yönetim, görevini sürdürme iradesini ortaya koyarken; Kılıçdaroğlu cephesi mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesini istedi.

özgürözelmecliss

Özel, Meclis grubunda yeni pozisyon aldı

Mutlak butlan kararının ardından Özgür Özel cephesi, yalnızca Genel Merkez üzerinden değil, Meclis grubu üzerinden de siyasi pozisyonunu güçlendirmeye yöneldi. CHP milletvekilleriyle yapılan kapalı toplantıda Özel, CHP TBMM Grup Başkanı seçildi.

Bu adım, Özel’in mahkeme kararı sonrası Meclis zemininde söz ve temsil gücünü koruması açısından kritik görüldü. Kılıçdaroğlu’nun milletvekili olmaması nedeniyle, Meclis grubunun nasıl işleyeceği ve grup toplantılarında kimin konuşacağı da tartışmanın yeni başlıklarından biri haline geldi.

Kurultay başlığında temas zemini aranıyordu

Krizin büyüdüğü süreçte taraflar arasında yeni kurultay seçeneği de gündeme geldi. Özel cephesi, kararın yarattığı tartışmanın ancak parti iradesine başvurularak aşılabileceğini savundu. Bu nedenle yeni bir kurultay takviminin ilan edilmesi, krizi yumuşatabilecek başlıklardan biri olarak öne çıktı.

Özel’in açıklamalarına göre, pazar günü öğle saatlerinde bu başlıkta bir görüşme yapılması bekleniyordu. Ancak Genel Merkez önündeki hareketlilik sabah erken saatlerde başladı ve kurultay zemini arayışı yerini tahliye, tebligat ve polis müdahalesiyle şekillenen daha sert bir sürece bıraktı.

Chp (1)-4

Pazar sabahı gerginlik Genel Merkez’e taşındı

24 Mayıs Pazar günü CHP Genel Merkezi çevresinde sabah erken saatlerden itibaren gerilim yükseldi. Kılıçdaroğlu cephesinde yer alan bazı isimler ve destekçileri Genel Merkez önüne geldi. Özel, daha sonra yaptığı açıklamada bu gruba sert tepki gösterdi; sabah saatlerinde Genel Merkez kapısına gelenlerin arasında partiyle ilgisi olmayan kişilerin de bulunduğunu savundu.

Kılıçdaroğlu cephesinden yapılan açıklamalarda ise bu değerlendirme reddedilirken Genel Merkez önünde bulunanların farklı illerden gelen CHP’liler olduğu, amaçlarının parti içi krize çözüm bulunması olduğu ileri sürüldü.

Kolluk talebi krizi yeni aşamaya taşıdı

Genel Merkez çevresindeki gerilim sürerken, Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik’in CHP Genel Merkezi’nin tahliyesi için Ankara Emniyeti’ne başvurduğu bilgisi kamuoyuna yansıdı. Bu başvuru, sürecin seyrini değiştiren en kritik adımlardan biri oldu.

CHP içinde Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen bazı milletvekilleri dahi, parti binasına polis marifetiyle girilmesini doğru bulmadıklarını açıkladı. Yapılan ortak açıklamalarda, Genel Merkez önündeki tablonun parti vicdanını ve kamuoyunu yaraladığı belirtilerek, çözümün en kısa sürede kurultaya gidilmesi olduğu vurgulandı.

Bu noktadan sonra kriz, parti içi müzakere zemininden çıkarak kolluk kuvvetlerinin devreye girdiği fiili bir müdahale sürecine dönüştü.

A W712298 04 Duzenlenmis

Polis Genel Merkez’e girdi

Günün ilerleyen saatlerinde polis ekipleri CHP Genel Merkezi’ne girdi. Müdahale sırasında bina içinde ve çevresinde gerginlik yaşandı. Partililer, milletvekilleri ve basın mensuplarının bulunduğu alanda müdahaleye tepki gösterildi.

CHP yöneticileri, parti binasına polisle girilmesini ağır bir siyasi kırılma olarak değerlendirdi. Genel Merkez’in yalnızca bir idari bina olmadığı, CHP’nin kurumsal hafızasını ve siyasi temsilini simgelediği vurgulandı.

Müdahale, mutlak butlan kararının CHP açısından fiili sonuçlarının en görünür hale geldiği aşama oldu.

A W712298 06 Duzenlenmis

Tebligat Özel’e ulaştırıldı

Polis müdahalesinin ardından Özgür Özel’e mahkeme kararı ve tahliyeye ilişkin tebligat ulaştırıldı. Özel, kendisine verilen tebligata sert tepki gösterdi ve yaşananları “baba ocağına” yönelik bir müdahale olarak nitelendirdi.

Özel’in tepkisi, mevcut CHP yönetiminin kararı siyasi ve hukuki açıdan kabul etmediğini bir kez daha ortaya koydu. Özel, Genel Merkez’den ayrılmanın mücadeleden vazgeçmek anlamına gelmediğini belirtti.

Chpönüözel

“Baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz”

Özgür Özel, Genel Merkez’den ayrılmadan önce yaptığı açıklamada, binadan çıkışını geçici bir durum olarak tanımladı. “Baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz” mesajı, Özel cephesinin bundan sonraki siyasi hattının özeti oldu.

Özel, CHP’nin bir binadan ibaret olmadığını, asıl gücünü örgütlerinden, milletvekillerinden ve seçmeninden aldığını vurguladı. Bu açıklama, Genel Merkez’in boşaltılmasının ardından mücadelenin hangi zeminde sürdürüleceğini de gösterdi.

Ozgur Ozel Yagmur Altinda Egeyon

Genel Merkez’den TBMM’ye yürüyüş

Tebligat ve tahliye sürecinin ardından Özgür Özel, parti yöneticileri, milletvekilleri ve partililerle birlikte TBMM’ye doğru yürüyüşe geçti. Genel Merkez’den Meclis’e uzanan yürüyüş, mutlak butlan kararına ve Genel Merkez müdahalesine karşı verilen siyasi yanıtın en görünür adımı oldu.

Yağışlı havaya rağmen yürüyüşe katılım arttı. Özel, yürüyüş boyunca partililerle birlikte ilerledi. Bu görüntü, krizin artık yalnızca parti binasıyla sınırlı kalmadığını, Meclis ve kamuoyu zeminine taşındığını ortaya koydu.

Ozgur Ozel Toma Onu Egeyon

Özel: “Makamlarımız Meclis’tedir”

Özel, TBMM’ye yürüyüşün ardından yaptığı açıklamalarda CHP’nin bundan sonraki mücadele hattını Meclis, örgütler ve saha üzerinden kuracaklarını söyledi. Genel Merkez’in geride bırakıldığını belirten Özel, “makamlarımız Meclis’tedir” mesajı verdi.

Bu açıklama, CHP’de yeni dönemin fiili merkezinin Meclis grubu olacağına işaret etti. Özel, hukuki itirazların süreceğini, siyasi mücadelenin ise Meclis’te, sokakta ve parti örgütlerinde devam edeceğini belirtti.

Özelpylşyryş

Fahri müfettişlere belge şartı gündemde
Fahri müfettişlere belge şartı gündemde
İçeriği Görüntüle

Gözler kurultay ve hukuk sürecinde

CHP’de 21 Mayıs’ta mahkeme kararıyla başlayan, 22 Mayıs’ta YSK süreciyle derinleşen ve 24 Mayıs’ta Genel Merkez müdahalesiyle fiili bir krize dönüşen süreçte gözler şimdi iki başlığa çevrildi: Hukuki itirazların sonucu ve olası kurultay takvimi.

Özel cephesi, partinin seçilmiş iradesinin korunacağını savunurken; Kılıçdaroğlu cephesi, mahkeme kararı sonrası oluşan tablonun kurultayla netleşmesi gerektiğini belirtiyor. Genel Merkez’in tahliyesiyle birlikte kriz yeni bir aşamaya geçerken, CHP’de bundan sonraki sürecin Meclis grubu, parti örgütleri ve kurultay tartışması üzerinden şekillenmesi bekleniyor.

CHP açısından süreç artık üç temel başlıkta ilerliyor: Mahkeme kararına karşı yürütülecek hukuki mücadele, partinin Genel Merkez ve örgütler düzeyindeki fiili yönetimi, olası yeni kurultayın nasıl ve hangi takvimle yapılacağı. 21 Mayıs’ta verilen mutlak butlan kararıyla başlayan kriz, 24 Mayıs’taki polis müdahalesiyle ana muhalefet partisinin son yıllardaki en sert iç gerilimlerinden birine dönüştü.

hainkılıçdaroğlu

Kaynak: Haber Merkezi