Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’de 2025-2026 sezonunu 60 puanla dördüncü sırada tamamladı. Siyah-beyazlı ekip, sezon boyunca yaşadığı istikrarsız performans nedeniyle zirve yarışının uzağında kalırken Avrupa kupalarına katılım hattındaki yerini korumayı başardı. 34 haftalık lig maratonunda 17 galibiyet, 9 beraberlik ve 8 mağlubiyet alan takım, rakip fileleri 59 kez havalandırırken kalesinde 40 gol gördü. Averajını artı 19’da tamamlayan Beşiktaş, özellikle büyük maçlarda yaşadığı puan kayıpları nedeniyle üst sıralarla arasındaki farkı kapatamadı. Ligde Galatasaray 77 puanla şampiyon olurken Fenerbahçe 74 puanla ikinci, Trabzonspor ise 69 puanla üçüncü sırada yer aldı. Beşiktaş ise sezonu 60 puanla tamamladı ve ilk üç sıranın gerisinde kaldı. Siyah-beyazlılar, Avrupa kupaları hattının içinde yer alsa da sezon boyunca ortaya koyduğu performans beklentilerin altında değerlendirildi.
Sezonun özellikle ilk bölümünde yaşanan puan kayıpları, takımın yarıştan erken kopmasına neden oldu. İç saha ve deplasman performansları arasında zaman zaman ciddi farklılıklar oluşurken, takımın istikrar problemi sezon boyunca devam etti. Bazı haftalarda etkili futbol ortaya koyan siyah-beyazlı ekip, kritik karşılaşmalarda aynı performansı sürdüremedi. Beşiktaş, ligin alt ve orta sıralarında yer alan takımlara karşı aldığı galibiyetlerle puan toplamayı başardı. Ancak doğrudan rakiplerle oynanan maçlarda yaşanan kayıplar, sezonun genel gidişatını olumsuz etkiledi. Özellikle derbi maçlarında alınan sonuçlar, hem puan tablosunda hem de takım üzerindeki psikolojik baskıda belirleyici rol oynadı.

Beşiktaş sezona teknik değişikliklerle başladı
Siyah-beyazlı ekip sezona Ole Gunnar Solskjaer yönetiminde giriş yaptı. Ancak Avrupa kupalarında alınan sonuçların ardından teknik direktör değişikliğine gidildi ve takımın başına yeniden Sergen Yalçın getirildi. Teknik değişiklik sezonun en önemli kırılma noktalarından biri olarak öne çıktı. Son yıllarda teknik direktör istikrarı yakalayamayan Beşiktaş’ta bu sezon da benzer bir tablo oluştu. 2020-2021 sezonundaki şampiyonluğun ardından farklı isimlerle çalışan siyah-beyazlı ekip, yeniden yapılanma sürecinde istikrarlı bir yapı kurmakta zorlandı.
Sergen Yalçın’ın göreve gelişi kısa süreli bir hareketlilik yaratsa da takım sezon boyunca aynı performansı sürdüremedi. Özellikle savunma organizasyonunda yaşanan sorunlar ve hücumdaki üretkenlik eksikliği dikkat çekti. Bazı maçlarda etkili oyun ortaya konsa da bu performans uzun bir döneme yayılamadı. Teknik heyetin sistem arayışları da sezon boyunca gündemde kaldı. Farklı dizilişlerin denenmesi, oyuncu tercihleri ve savunma hattındaki değişiklikler takımın oyun kimliğini doğrudan etkiledi. Beşiktaş, sezon boyunca belirli bir oyun standardını oturtmakta zorlanan ekiplerden biri oldu.

Beşiktaş derbilerde istediği sonuçları alamadı
Beşiktaş’ın sezon boyunca en fazla eleştirildiği alanların başında derbi performansı geldi. Siyah-beyazlı ekip, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor karşısında oynadığı maçlarda beklenen sonuçları alamadı. Bu karşılaşmalarda yaşanan puan kayıpları, zirve yarışının erken kopmasına neden oldu. Galatasaray deplasmanında alınan beraberlik olumlu karşılansa da iç sahadaki mağlubiyet taraftar tepkisini artırdı. Fenerbahçe’ye karşı oynanan iki maçın da kaybedilmesi ise sezonun en dikkat çekici olumsuz sonuçlarından biri olarak değerlendirildi.
Trabzonspor karşısında ilk maçta alınan beraberlik umut verse de ikinci maçta gelen mağlubiyet ilk üç yarışını zora soktu. Siyah-beyazlı ekip, büyük maçlarda zaman zaman oyunun kontrolünü eline alsa da bunu skora yansıtmakta zorlandı. Derbi karşılaşmalarında özellikle savunma hataları dikkat çekti. Takımın kritik anlarda yaptığı bireysel hatalar puan kayıplarını beraberinde getirirken, hücum hattındaki düşük verimlilik de sorun yarattı. Sezon boyunca büyük maç kazanılamaması, taraftarın en fazla eleştirdiği başlıkların arasında yer aldı.

Beşiktaş Avrupa kupalarında erken elendi
Siyah-beyazlı takım için Avrupa kupaları da beklendiği gibi geçmedi. Beşiktaş, Avrupa Ligi elemelerinde Shakhtar Donetsk karşısında istediği sonuçları alamadı. İlk maçta sahasında 4-2 kaybeden takım, deplasmanda da 2-0 mağlup oldu ve yoluna Konferans Ligi elemelerinde devam etti. Konferans Ligi’nde St. Patrick’s karşısında başarılı sonuçlar alan siyah-beyazlılar, play-off turunda Lausanne engeline takıldı. Deplasmanda alınan beraberliğin ardından iç sahada gelen mağlubiyet, Avrupa macerasının erken sona ermesine neden oldu.
Avrupa kupalarına ağustos ayında veda edilmesi, takım üzerinde hem sportif hem ekonomik açıdan olumsuz etki yarattı. Avrupa gelirlerinden uzak kalınması finansal planlamayı etkilerken, sezonun erken döneminde yaşanan başarısızlık takımın moralini de düşürdü. Avrupa maçlarında özellikle savunma hattındaki problemler dikkat çekti. Rakiplerin hızlı hücumlarına karşı yaşanan sorunlar ve geçiş oyunundaki eksiklikler, takımın Avrupa arenasında zorlanmasına neden oldu. Teknik heyetin bu problemlere çözüm üretmekte zorlandığı yorumları yapıldı.

Beşiktaş Türkiye Kupası hedefini gerçekleştiremedi
Beşiktaş’ın sezon içinde en önemli hedeflerinden biri Türkiye Kupası oldu. Ligde zirve yarışından uzak kalan siyah-beyazlı ekip, sezonu kupayla kapatarak taraftarını memnun etmeyi amaçladı. Ancak yarı finalde yaşanan elenme büyük hayal kırıklığı yarattı. Konyaspor karşısında oynanan yarı final mücadelesi uzun süre dengeli geçti. Ancak uzatma dakikalarında gelen penaltı golüyle siyah-beyazlı ekip turnuvaya veda etti. Bu sonuç sonrası tribünlerde yoğun tepki oluştu.
Kupada daha önce alınan başarılı sonuçlar takımın umutlarını artırmıştı. Özellikle Fenerbahçe karşısında elde edilen galibiyet dikkat çekmişti. Ancak yarı finalde gelen mağlubiyet, tüm sezonun en kırılma anlarından biri haline geldi. Türkiye Kupası’nın kaybedilmesiyle birlikte sezonun genel değerlendirmesi daha olumsuz hale geldi. Avrupa’dan erken elenilmesi ve ligde zirvenin uzağında kalınmasının ardından kupanın da kazanılamaması, sezonun başarısız olarak yorumlanmasına neden oldu.

Beşiktaş’ta kadro yapılanması yeniden değişti
Beşiktaş’ta sezon boyunca kadroda büyük değişiklikler yaşandı. Çok sayıda oyuncu transfer edilirken geniş bir oyuncu grubuyla da yollar ayrıldı. Yönetim, yeni bir yapılanma oluşturmak amacıyla kadro planlamasında ciddi revizyona gitti. Takıma katılan oyuncuların önemli bölümü farklı liglerden gelirken, bazı isimler kiralık olarak kadroya dahil edildi. Ancak yeni transferlerin uyum süreci beklenenden uzun sürdü. Özellikle sezonun ilk bölümünde takım içindeki oyun uyumu istenilen seviyeye ulaşamadı.
Ara transfer döneminde de kadro hareketliliği devam etti. Bazı oyuncular farklı kulüplere kiralanırken bazı isimlerle tamamen yollar ayrıldı. Bu yoğun değişim nedeniyle teknik heyetin ideal kadroyu oluşturması zaman aldı. Takımın hücum hattında birçok farklı isim skor katkısı verdi. Ancak gol yükünün belirli oyuncular üzerinde toplanmaması eleştiri konusu oldu. Siyah-beyazlı ekipte hiçbir oyuncunun yüksek gol sayısına ulaşamaması, hücum verimliliği tartışmalarını beraberinde getirdi.

Beşiktaş taraftarı sezon boyunca tepki gösterdi
Beşiktaş taraftarı sezon boyunca özellikle kritik mağlubiyetlerin ardından yönetime ve teknik heyete tepki gösterdi. Tribünlerde zaman zaman yoğun protestolar yaşandı. Özellikle Türkiye Kupası’ndan elenilmesinin ardından eleştirilerin dozu arttı. Konyaspor karşılaşmasının ardından tribünlerden yükselen istifa tezahüratları dikkat çekti. Daha sonra Trabzonspor yenilgisiyle birlikte bu protestolar daha sert hale geldi. Taraftarlar, takımın ortaya koyduğu performansın beklentilerin gerisinde kaldığını savundu.
Sezon boyunca sportif planlama ve transfer politikası da eleştirilerin merkezinde yer aldı. Sürekli değişen kadro yapısı ve teknik direktör tercihleri, taraftarların en fazla tepki gösterdiği konular arasında bulundu. Buna rağmen iç saha maçlarında takımın zaman zaman önemli destek gördüğü de dikkat çekti. Taraftarlar özellikle mücadele gücü yüksek futbol oynandığında takıma destek vermeyi sürdürdü. Ancak sonuçların beklentileri karşılamaması nedeniyle sezon boyunca gergin atmosfer devam etti.

Beşiktaş’ta bazı oyuncular öne çıktı
Siyah-beyazlı ekipte sezon boyunca bazı isimler performanslarıyla ön plana çıktı. Orkun Kökçü hem skor katkısı hem de sahada aldığı süreyle takımın en dikkat çeken oyuncularından biri oldu. Orta sahadaki liderliği ve oyun kurucu rolüyle birçok maçta takımın merkezinde yer aldı. Vaclav Cerny, Hyeon-gyu Oh ve Cengiz Ünder gibi isimler dönem dönem hücumda etkili performans sergiledi. Ancak bu oyuncuların istikrarlı grafik ortaya koyamaması takımın hücum üretkenliğini sınırladı.
Kalede Ersin Destanoğlu birçok maçta yaptığı kurtarışlarla öne çıktı. Savunma hattında yaşanan sorunlara rağmen genç kalecinin bazı karşılaşmalarda takım adına kritik rol oynadığı değerlendirildi. Takımın sezon boyunca attığı 59 golün farklı oyuncular arasında dağılması dikkat çekti. Bu durum hücum çeşitliliği açısından olumlu görülse de takımın net bir golcü eksikliği yaşadığı yorumlarına neden oldu.

Beşiktaş yeni sezon öncesi yeniden yapılanma arıyor
Beşiktaş’ta sezonun tamamlanmasının ardından gözler yeni sezon planlamasına çevrildi. Teknik heyetin geleceği, yapılacak transferler ve kadro yapılanması önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Takımın Avrupa kupalarında mücadele edecek olması nedeniyle daha geniş ve dengeli bir kadro kurulması gerektiği değerlendiriliyor. Özellikle savunma hattı, merkez orta saha ve gol yollarında yapılacak hamlelerin belirleyici olacağı ifade ediliyor. Yönetimin nasıl bir yol haritası izleyeceği taraftarlar tarafından yakından takip ediliyor. Son yıllarda yaşanan istikrarsız sürecin ardından daha sürdürülebilir bir yapılanma beklentisi öne çıkıyor.
Beşiktaş açısından 2025-2026 sezonu, Avrupa hattında tamamlanan ancak hedeflerin tam anlamıyla gerçekleşmediği bir dönem olarak kayıtlara geçti. Ligde dördüncülük elde edilmesine rağmen zirve yarışından uzak kalınması, Türkiye Kupası’nda yarı finalde elenilmesi ve Avrupa’ya erken veda edilmesi sezonun en dikkat çekici başlıkları oldu. Taraftarlar ise yeni sezonda daha istikrarlı ve rekabetçi bir takım görmek istiyor.




