Sebepsiz iç sıkıntısı, kişinin ortada belirgin bir neden bulunmamasına rağmen huzursuzluk, gerginlik, daralma veya kötü bir şey olacakmış gibi hissetmesiyle ortaya çıkabiliyor. Uzman Klinik Psikolog Kaan Üçyıldız, bu durumun biriken stres, bastırılmış duygular, geçmiş yaşantılar, gelecek kaygıları, yoğun sorumluluklar, uyku düzensizliği ve bedensel yorgunluk gibi farklı etkenlerle bağlantılı olabileceğini belirtti.

Üçyıldız'a göre psikolojide tamamen sebepsiz gelişen duygular oldukça nadir görülüyor. Kişi nedenini fark etmese de zihin ve beden, bilinçli olarak anlamlandırılamayan yükleri taşımaya devam edebiliyor ve bu yükler zamanla iç sıkıntısı şeklinde ortaya çıkabiliyor.

Uzm.psk.kaan Bey 3-5

Dr. Bekir Uğur Yavuzcan: Takviyeler kişiye özel olmalı
Dr. Bekir Uğur Yavuzcan: Takviyeler kişiye özel olmalı
İçeriği Görüntüle

Sebepsiz iç sıkıntısı beynin verdiği bir sinyal olabilir

İç sıkıntısının yalnızca moral bozukluğu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Üçyıldız, açıklanamayan bu duygunun ruhsal dünyada ihmal edilen bazı ihtiyaçlara işaret edebileceğini ifade etti. Uzun süre dinlenmeden çalışmak, sürekli güçlü görünmeye çalışmak, duyguları bastırmak, kişinin kendine zaman ayırmaması ve kronik stres altında yaşaması zihinsel yükü artırabiliyor.

Kişi bunun farkında olmasa bile sinir sisteminin sürekli tetikte kalması sonucunda huzursuzluk, daralma hissi ve iç sıkıntısı görülebiliyor. Sebepsiz iç sıkıntısı bazı durumlarda yaygın anksiyete bozukluğunun ilk belirtilerinden biri de olabiliyor.

Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerde belirli bir olaya bağlı olmadan kötü bir şey olacakmış hissi ortaya çıkabiliyor. Kalp çarpıntısı, nefes alamıyormuş hissi, mide rahatsızlıkları, kas gerginliği, sürekli tetikte olma ve açıklanamayan huzursuzluk da bu duruma eşlik edebiliyor.

Belirtilerin haftalar boyunca devam etmesi, günlük yaşamı etkilemesi ve yaşam kalitesini düşürmesi halinde profesyonel destek alınmasının önemli olduğunu belirten Üçyıldız, erken dönemde yapılacak psikolojik değerlendirmenin sorunun büyümesini önleyebileceğini kaydetti.

Bastırılan duygular iç sıkıntısına dönüşebilir

Üzüntü, öfke, hayal kırıklığı, suçluluk veya kırgınlık gibi duyguların ifade edilmediğinde ortadan kaybolmadığını belirten Üçyıldız, bastırılan duyguların zihinsel yükü artırabileceğine dikkat çekti. Özellikle çocukluğundan itibaren “Ağlama”, “Üzülme”, “Güçlü ol” ve “Belli etme” gibi mesajlarla büyüyen kişilerin duygularını bastırmaya daha yatkın olabileceğini ifade etti.

Modern yaşamın temposu, ekonomik kaygılar, iş stresi, aile sorumlulukları ve sosyal baskılar da sinir sistemini sürekli aktif tutabiliyor. Beynin uzun süre stres hormonu kortizole maruz kalması kişinin dinlenirken dahi rahatlamakta zorlanmasına neden olabiliyor.

Her iç sıkıntısının yalnızca psikolojik nedenlerle ortaya çıkmadığını vurgulayan Üçyıldız, uzun süredir devam eden ve nedeni açıklanamayan iç sıkıntısında hem psikolojik hem de tıbbi değerlendirme yapılmasının önem taşıdığını belirtti.

İç sıkıntısıyla baş etmek için nedenler anlaşılmalı

Sebepsiz gibi görünen iç sıkıntısını görmezden gelmek yerine nedenlerini anlamaya çalışmak gerektiğini ifade eden Üçyıldız; son dönemde yaşanan değişiklikleri gözden geçirmek, uyku düzenine dikkat etmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak, nefes egzersizleri uygulamak ve sosyal destek almanın faydalı olabileceğini söyledi.

Duyguları bastırmak yerine ifade etmeyi öğrenmek, yoğun stres kaynaklarını azaltmaya çalışmak ve gerektiğinde psikolog desteği almak da iç sıkıntısının altında yatan nedenlerin anlaşılmasına yardımcı olabiliyor.

Üçyıldız, “Sebepsiz iç sıkıntısı çoğu zaman gerçekten sebepsiz değildir. Kişi nedenini fark etmese bile beyin ve beden uzun süredir taşıdığı yükleri farklı şekillerde dışa vurabilir. Bu nedenle sürekli devam eden huzursuzluk hissini küçümsemek yerine onu anlamaya çalışmak gerekir. Çünkü bazen iç sıkıntısı, ruh sağlığımızın bize gönderdiği en önemli uyarı sinyallerinden biridir. Erken fark edilen psikolojik sorunlar, doğru destekle kontrol altına alınabilir ve kişinin yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilir” dedi.

Muhabir: Eren Güvendik