Basın İlan Kurumu ile Ankara’nın yerel basın temsilcileri, OSTİM Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen programda sanayi, teknoloji, eğitim ve üretim odaklı yapıyı yerinde inceledi. Programda OSTİM’in yalnızca bir organize sanayi bölgesi değil; üniversite, teknopark, kümelenme yapıları ve uluslararası projeleriyle örnek bir kalkınma modeli haline geldiği vurgulandı.
Basın İlan Kurumu Ankara Bölge Müdürlüğü ile Ankara’da görev yapan yerel basın temsilcileri, Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olan OSTİM Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen programa katıldı. “Yerel Basın Temsilcileri OSTİM Ziyareti” kapsamında gerçekleştirilen buluşmada, OSTİM’in üretim kapasitesi, savunma sanayiindeki rolü, teknoloji yatırımları, eğitim projeleri ve uluslararası çalışmaları hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı.
Kahvaltı programıyla başlayan etkinliğe OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, Basın İlan Kurumu Ankara Bölge Müdürü Atakan Çelik, OSTİM OSB Bölge Müdürü Adem Arıcı ile çok sayıda basın temsilcisi katıldı. Program kapsamında yapılan sunumların ardından yerel basın temsilcilerinin soruları yanıtlandı. Daha sonra OSTİM Teknopark PROTA Teknoloji Üretim Atölyesi ile OSTİM Teknik Üniversitesi ziyaret edildi.
“OSTİM SADECE SANAYİ BÖLGESİ DEĞİL”
Programın açılış konuşmasını yapan OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, OSTİM’in kuruluşundan bugüne uzanan gelişim sürecini anlatarak bölgenin zaman içerisinde üretim merkezinin ötesine geçtiğini söyledi.
OSTİM’in eğitimden teknolojiye, sosyal yaşamdan uluslararası iş birliklerine kadar çok yönlü bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Aydın, bölgenin ilk yıllardan itibaren bir sanayi şehri anlayışıyla planlandığını belirtti.
Aydın, “OSTİM’in en önemli özelliklerinden biri yalnızca üretim alanlarından oluşmaması. Eğitim merkezleri, sosyal tesisleri, spor alanları ve sağlık hizmetleriyle birlikte bütüncül bir yapı oluşturuldu. 1975 yılından itibaren başlayan yerleşim süreci zaman içinde büyüyerek bugünkü haline ulaştı.” dedi.
Savunma sanayiindeki gelişmelerin OSTİM’in dönüşümünde önemli rol oynadığını belirten Aydın, ASELSAN ve TUSAŞ gibi kuruluşların Ankara’da konumlanmasının bölgedeki üretim altyapısını güçlendirdiğini ifade etti.
“Bu büyük kuruluşların yüksek standartta üretim yapan tedarikçilere ihtiyacı vardı. OSTİM’deki firmalar da bu süreçte kalite standartlarını yükseltti, yeni teknolojiler kazandı ve daha nitelikli üretim yapan işletmelere dönüştü.” diyen Aydın, bugün Ankara’daki birçok organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren firmaların ilk gelişimlerini OSTİM’de tamamladığını söyledi.
“ANKARA SANAYİSİNİN TEMELİNDE OSTİM VAR”
Orhan Aydın, OSTİM’in yalnızca kendi sınırları içerisinde büyüyen bir yapı olmadığını belirterek Ankara sanayisinin gelişiminde önemli rol üstlendiğini kaydetti.
Savunma sanayiinden enerjiye, elektroniğe kadar birçok alanda üretim yapan firmaların OSTİM’de geliştiğini dile getiren Aydın, “Bugün Ankara’daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren firmaların önemli kısmı OSTİM’de doğmuş, burada büyümüş ve daha sonra yeni alanlara taşınmıştır. Ancak bu firmaların büyük bölümü hâlâ OSTİM ile iş birliğini sürdürmektedir.” ifadelerini kullandı.
OSTİM’in üretimin yanı sıra insan kaynağı yetiştirilmesine de önem verdiğini vurgulayan Aydın, bu amaçla meslek liseleri, çıraklık eğitim merkezleri ve meslek yüksekokullarının bölge içerisinde oluşturulduğunu söyledi.
Teknoloji geliştirme çalışmalarına da değinen Aydın, Türkiye’de ilk kez bir üniversite teknoparkının organize sanayi bölgesi içine taşındığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Orta Doğu Teknik Üniversitesi Teknoparkı’nın OSTİM’de yer almasıyla birlikte üniversite-sanayi iş birliği somut bir modele dönüştü. Ardından Ankara’daki yedi üniversitenin ortak olduğu ikinci teknopark kuruldu. Burada yüzlerce teknoloji firması faaliyet göstermeye başladı.”
“ÜNİVERSİTE, TEKNOLOJİ VE ÜRETİM AYNI EKOSİSTEMDE BULUŞTU”
OSTİM Teknik Üniversitesi’nin kuruluş sürecine de değinen Orhan Aydın, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek amacıyla Türkiye’de ilk kez bir organize sanayi bölgesinin kendi üniversitesini kurduğunu ifade etti.
Aydın, “Biz eğitim, teknoloji ve üretimin aynı ekosistem içinde olması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle yalnızca üretim yapan bir yapı olmanın ötesine geçtik. OSTİM bugün yaşayan, gelişen ve sürekli kendisini yenileyen bir teknoloji ekosistemi haline geldi.” dedi.
Bölgede firmaların rekabet gücünü artırmak amacıyla kümelenme çalışmaları yürütüldüğünü belirten Aydın, savunma ve havacılık, enerji, haberleşme teknolojileri ile iş ve inşaat makineleri gibi alanlarda oluşturulan kümelenmeler sayesinde Ankara’daki üretim kapasitesinin güçlendiğini söyledi.
Raylı sistemler ve 5G teknolojileri alanında da Türkiye çapında çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Aydın, yerli üretim oranını artırmaya yönelik projelerin devam ettiğini ifade etti.
OSTİM’in uluslararası alanda da dikkat çeken bir model haline geldiğini belirten Aydın, bugüne kadar 22 ülkede iş birlikleri gerçekleştirildiğini, danışmanlık hizmetleri sunulduğunu ve çeşitli projeler yürütüldüğünü söyledi.
Özbekistan’da OSTİM modelinin uygulanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade eden Aydın, “OSTİM artık yalnızca Ankara’ya ya da Türkiye’ye ait bir yapı değil; uluslararası ölçekte örnek alınan bir kalkınma modeli haline geldi.” dedi.
“ANKARA’NIN ÜRETİM GÜCÜNÜ DAHA FAZLA ANLATMALIYIZ”
Basın İlan Kurumu Ankara Bölge Müdürü Atakan Çelik ise konuşmasında OSTİM’in üretim kapasitesinin kamuoyunda yeterince bilinmediğini söyledi.
Ankara’nın sanayi ve teknoloji alanındaki gücünün daha görünür hale getirilmesi gerektiğini belirten Çelik, OSTİM’de gerçekleştirilen üretimin birçok kişi tarafından yeterince tanınmadığını ifade etti.
Çelik, “Ankara genellikle gri ve soğuk bir şehir olarak tanımlanıyordu. Ancak burada çok farklı bir dünya var. İnsanlar dünya çapında projeler üretiyor, önemli işlere imza atıyor.” diye konuştu.
Görev yaptığı farklı şehirlerde OSTİM’in adını sıkça duyduğunu anlatan Çelik, bölgedeki üretim kapasitesini yakından gördükten sonra bunun daha fazla anlatılması gerektiğini düşündüğünü söyledi.
“Boeing parçalarının üretildiğini, ileri teknoloji makinelerin burada yapıldığını duyduğumda büyük şaşkınlık yaşadım.” diyen Çelik, Ankara’daki üretim gücünün yalnızca Türkiye için değil uluslararası ölçekte de önemli hale geldiğini ifade etti.
OSTİM’in binlerce kişiye istihdam sağladığını kaydeden Çelik, “Burada insanlar emek veriyor, üretiyor ve katma değer oluşturuyor. Bizim de yapılan güzel işleri daha fazla görünür hale getirmemiz gerekiyor.” dedi.
“OSTİM BİR KALKINMA MODELİ”
OSTİM OSB Bölge Müdürü Adem Arıcı ise yaptığı sunumda OSTİM’in yalnızca üretim merkezinden ibaret olmadığını belirterek eğitim, teknoloji, ticaret ve sosyal yaşamı birlikte içeren bir ekosistem oluşturduklarını anlattı.
OSTİM’in yaklaşık 60 yıllık geçmişe sahip olduğunu ifade eden Arıcı, bölgede 6 binin üzerinde işletme ve yaklaşık 70 bine yakın çalışanın bulunduğunu söyledi.
Arıcı, “Türkiye’de 400’ün üzerinde organize sanayi bölgesi var ancak OSTİM’in kendine özgü bir yapısı bulunuyor. Burada yalnızca sanayi değil; eğitim, teknoloji, ticaret ve yaşam alanlarını birlikte içeren bir model oluşturuldu.” dedi.
Bölgede sanayicilerin işlerini kolaylaştırmak amacıyla birçok kamu kurumunun da hizmet verdiğini belirten Arıcı, vergi dairesi, SGK, emniyet birimleri, KOSGEB ve Türk Standartları Enstitüsü gibi kurumların OSTİM’de yer aldığını söyledi.
Uydu teknolojilerinden savunma sanayiine, otomotivden medikale kadar birçok sektörde faaliyet gösteren firmaların bölgede üretim yaptığını kaydeden Arıcı, OSTİM modelinin uluslararası alanda da örnek gösterildiğini ifade etti.
Özbekistan’da yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Arıcı, 2022 yılında OSTİM modelinin uygulanması amacıyla Taşkent’te çalışmalar başlatıldığını ve bölgede 100 hektarlık alan tahsis edildiğini söyledi.
“Burada yalnızca fabrikaların bulunduğu bir sanayi alanı değil; eğitim kurumları, teknoloji merkezleri ve sosyal yaşam alanlarıyla birlikte bütüncül bir yapı oluşturuyoruz.” diyen Arıcı, geçtiğimiz yıl açılışı yapılan Özbek Türk Sanayi Bölgesi’nde Türk firmalarının yatırımlara başladığını belirtti.
Arıcı, “Biz OSTİM modelini sadece Türkiye’de değil, dost ve kardeş ülkelerde de yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Çünkü OSTİM yalnızca bir organize sanayi bölgesi değil; bilgi, tecrübe ve üretim kültürünü paylaşan bir kalkınma modelidir.” ifadelerini kullandı.
OSTİM’İN TEKNOLOJİ VE EĞİTİM ALTYAPISI YERİNDE İNCELENDİ
Programın devamında basın temsilcileri, OSTİM Teknik Üniversitesi’ni ziyaret ederek üniversitenin uygulamalı eğitim modeli, laboratuvar altyapısı ve üniversite-sanayi iş birliği çalışmaları hakkında bilgi aldı. Ardından OSTİM Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren PROTA Teknoloji Üretim Atölyesi ile Cezeri Teknoloji Araştırma Merkezi gezildi. Ziyaretlerde yürütülen teknoloji geliştirme çalışmaları, yerli üretim projeleri ve Ar-Ge faaliyetleri yerinde incelendi. Program, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.