Meme kanserini atlattıktan yıllar sonra yumurtalık kanseriyle mücadele etmeye başlayan Güldem Taşkaya’nın tedavi sürecinde BRCA1 gen mutasyonu tespit edildi. Acıbadem Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü Koordinatörü Medikal Onkolog Prof. Dr. Bülent Karabulut, genetik değerlendirmenin Taşkaya için hedefe yönelik yeni bir tedavi seçeneğinin değerlendirilmesini sağladığını, bu bilginin aile bireyleri açısından da önem taşıdığını söyledi.

Jinekolojik Kanserler Farkındalık Ayı kapsamında genetik kanser genlerinin erken tanıdan tedaviye kadar taşıdığı öneme dikkat çeken Karabulut, Taşkaya’nın yaşadığı süreci örnek gösterdi. Manisa’da yaşayan 65 yaşındaki Taşkaya da 2013 yılında başlayan kanser tedavisi sürecini anlattı.

Meme Kanseri̇ (2)-1

BRCA1 mutasyonu Güldem Taşkaya’nın tedavisinde belirlendi

Her yıl düzenli kontrollerini yaptırdığını belirten Taşkaya, sağ memesinde eline gelen kitleyi sütyenini çıkarırken fark ettiğini söyledi. Doktora başvuran Taşkaya’ya mamografi ve ultrason incelemelerinin ardından meme kanseri tanısı konuldu.

İlk ameliyatının ardından kemoterapi ve radyoterapi gören Taşkaya, düzenli kontrollerini sürdürdü. Yaklaşık 5 yıl sonra sol memesinde yeni bir tümör tespit edilen Taşkaya’nın memesi alındı. Ameliyat sonrasında ilk kez PET çekildiğini belirten Taşkaya, bu incelemede herhangi bir şikayeti olmamasına rağmen yumurtalık kanserinin tespit edildiğini anlattı.

Meme ameliyatından bir ay sonra yumurtalıklarının alındığını ve ardından kemoterapi gördüğünü belirten Taşkaya, yumurtalık kanserinin 5 yıl sonra nüks ettiğini söyledi. 2023’te yeniden kemoterapiye başladığını anlatan Taşkaya, kanserin karın boşluğunda bağırsak ve karın zarına yayıldığını belirtti.

A W792477 01-1

BRCA1 tespitinin ardından tedavi seçeneği değişti

Taşkaya, Ocak 2024’te Acıbadem Kent Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cem Terzi ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Coşkun Terek tarafından ameliyat edildiğini söyledi. Ameliyatın ardından kemoterapi ve yaklaşık bir buçuk yıl farklı bir ilaç tedavisi gördüğünü, sonraki PET incelemesinde ise karın lenf bezlerinde metastaz tespit edildiğini aktardı.

Bu nedenle dört kür kemoterapi aldığını ve metastazın temizlendiğini belirten Taşkaya, doktorunun başka şehre taşınmasının ardından tedavisini sürdürmek için Prof. Dr. Bülent Karabulut’a başvurduğunu söyledi. BRCA mutasyonunun tespit edilmesinin ardından buna uygun ilaç tedavisine başladığını belirten Taşkaya, bu tedaviyle kendisini iyi hissettiğini ve kemoterapinin ağır sonuçlarını yaşamadığını ifade etti.

Taşkaya, hastalık sürecine ilişkin, “Millet bir kansere yakalanırken ben birbirinden bağımsız iki ayrı kanser yaşadım, metastazları da bonus oldu. Ben hastalığa hiç takılı değilim. Tedavilerin ağır yan etkileriyle mücadele etmek daha zor geldi ama hastalığın kendisine teslim olmadım” dedi.

Tütünün zararları “Kaybetmeden Fark Et” ile anlatıldı
Tütünün zararları “Kaybetmeden Fark Et” ile anlatıldı
İçeriği Görüntüle

Moralin kendisi için önemli olduğunu belirten Taşkaya, hiçbir zaman “Neden ben?” diye düşünmediğini, hastalığa değil iyileşmeye odaklandığını söyledi. Taşkaya, kontrollerin ihmal edilmemesi çağrısında bulundu.

BRCA1 bilgisinin aile bireyleri için de önem taşıdığı belirtildi

Prof. Dr. Bülent Karabulut, Taşkaya’nın kendilerine başvurmasının ardından yapılan genetik değerlendirmede BRCA1 geninde mutasyon tespit edildiğini söyledi. Karabulut, bu bilginin tedavi sürecinde önemli bir dönüm noktası oluşturduğunu ifade etti.

Kanser tedavisinde artık yalnızca tümörün bulunduğu yere bakılmadığını belirten Karabulut, kanserin biyolojik özellikleri ve hastanın genetik yapısının da değerlendirildiğini söyledi. Taşkaya’nın daha önce meme kanseri nedeniyle cerrahi, radyoterapi ve hormon tedavisi gördüğünü, daha sonra yumurtalık kanseriyle karşılaştığını aktardı.

Karabulut, “Eğer bu mutasyon daha meme kanseri tanısı aldığı dönemde biliniyor olsaydı koruma amaçlı olarak yumurtalıkların alınması önerilebilirdi. Böylelikle yumurtalık kanserine hiç yakalanmazdı. Bu, mutlaka geçmişte verilen tedavinin yanlış olduğu anlamına gelmez” dedi.

Genetik özelliklerin daha erken bilinmesinin uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesine, risklerin daha doğru anlaşılmasına ve aile bireyleri açısından gerekli genetik değerlendirmelerin daha erken yapılmasına imkan sağlayabileceğini belirten Karabulut, BRCA1 mutasyonunun belirlenmesinin ardından Taşkaya’da PARP inhibitörü olarak bilinen hedefe yönelik tedavinin değerlendirilmesinin sağlandığını söyledi. Karabulut, hastanın şu anda tam yanıtını koruyarak tedavisine devam ettiğini ifade etti.

BRCA1 ve BRCA2 genlerinin işlevini anlattı

Prof. Dr. Karabulut, BRCA1 ve BRCA2 genlerinin hücrelerde oluşan DNA hasarlarının onarılmasında görev aldığını belirtti. Bu genlerde doğuştan gelen bazı değişikliklerin özellikle meme ve yumurtalık kanseri olmak üzere bazı kanserlerin gelişme riskini artırabileceğini söyledi.

BRCA bilgisinin yalnızca kanser riski açısından değerlendirilmediğini vurgulayan Karabulut, bazı hastalarda tedavi seçimine de yol gösterebildiğini ifade etti. Genetik BRCA mutasyonunun çocuklar, kardeşler ve diğer yakın akrabalar açısından da önemli olabileceğini belirtti.

Karabulut, genetik değerlendirmedeki amacın aile bireylerine kesin olarak kanser olacaklarını söylemek olmadığının altını çizdi. Uygun aile bireylerinin genetik danışmanlık alması ve gerektiğinde test yaptırmasının, risk taşıyan kişiler için takip ve erken tanı stratejilerinin planlanmasına yardımcı olabileceğini söyledi.

BRCA testi konusunda doktora danışılması önerildi

Özellikle meme, yumurtalık, tüp, primer periton, prostat ve pankreas kanseri tanısı alan kişilerin doktorlarıyla genetik test gerekliliğini konuşmaları gerektiğini belirten Karabulut, hastaların kanserlerinin genetik özellikleri konusunda da bilgi almalarını önerdi.

Karabulut, “Kanser tanınız varsa yalnızca tedavinizi değil, kanserinizin genetik özelliklerini de doktorunuzla konuşun. ‘Benim için BRCA veya başka bir genetik testi gerekli mi?’ sorusunu sormaktan çekinmeyin. Çünkü bazen bir test bir tedavi seçeneğinin kapısını açabilir. Bazen de bir hastanın öğrendiği genetik bilgi, henüz kanserle karşılaşmamış bir aile bireyinin kendi riskini zamanında öğrenmesini sağlayabilir” dedi.

Kaynak: İHA