İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun, bir bilirkişiye yönelik açıklamaları nedeniyle yargılandığı davaya İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinde devam edildi.

Duruşma savcısının değiştiği belirtilirken dosyaya yeni görevlendirilen savcı, inceleme yapmak üzere ek süre istedi. Talebi kabul eden mahkeme, duruşmanın 8 Aralık 2026’da görülmesine karar verdi. Böylece ön ödeme işleminin ardından düşme kararı verilmesi beklenen davada yargılama sonuçlanmadı.

Avukatları ön ödeme işlemini tamamladı

İmamoğlu hakkında hazırlanan iddianamede, Türk Ceza Kanunu’nun 277’nci maddesinde düzenlenen “yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs” suçundan iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması talep edilmişti.

Önceki duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı ise iddianamedeki bu suçun oluşmadığını değerlendirmiş, İmamoğlu’nun sözlerinin TCK’nin 288’inci maddesindeki “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” kapsamında ele alınmasını istemişti.

Mahkeme, bu suçlamanın ön ödeme hükümlerine tabi olduğunu belirterek gerekli işlemlerin tamamlanmasına karar vermişti. İmamoğlu’nun avukatlarının ödemeyi yapmasının ardından 13 Temmuz’daki duruşmada davanın düşürülmesi yönünde karar çıkabileceği değerlendirilirken savcı değişikliği nedeniyle dosya yeniden ertelendi.

Dava “Turpun Büyüğü” açıklamasının ardından açıldı

Soruşturma, İmamoğlu’nun 27 Ocak 2025’te düzenlediği “Turpun Büyüğü” başlıklı basın toplantısında bilirkişi S.B. hakkında yaptığı açıklamaların ardından başlatılmıştı.

İmamoğlu, söz konusu bilirkişinin kendisinin sanık olarak yargılandığı Beylikdüzü Belediyesi dosyasının yanı sıra İBB’ye bağlı İETT, belediye iştiraki İSFALT ile Esenyurt ve Beşiktaş belediyelerine ilişkin dosyalarda da görevlendirildiğini öne sürmüştü.

TESK Başkanı Palandöken'den 15 Temmuz mesajı
TESK Başkanı Palandöken'den 15 Temmuz mesajı
İçeriği Görüntüle

İddianamede ise İmamoğlu’nun bilirkişinin adını açıklayarak devam eden soruşturma ve davalarda kamuoyu baskısı oluşturmaya ve bilirkişilik görevini etkilemeye çalıştığı ileri sürülmüştü. İmamoğlu, yargılama boyunca suçlamaları reddederek açıklamalarının eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu savundu.

Kaynak: Haber Merkezi