Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu hakkında, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya yönelik sözleri nedeniyle açılan davada karar çıktı.
Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi, Silivri’de görülen duruşmada İmamoğlu’nu “kamu görevlisine alenen hakaret” suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 53’üncü maddesi kapsamında belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına hükmetti.
Karar kesinleşmiş değil. İmamoğlu’nun hükme karşı istinaf yoluna başvurma hakkı bulunuyor. TCK’nın 53’üncü maddesine bağlı hak yoksunluklarının hukuki sonuç doğurabilmesi için de mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi gerekiyor.
İki kez beraat kararı verilmişti
Davanın temeli, 25 Ekim 2022’de Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılış Programı’nda dönemin Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ile İmamoğlu arasında yaşanan gerginliğe dayanıyor.
Yazıcı’nın şikâyetinin ardından İmamoğlu hakkında dava açıldı. Dosyada ilk olarak basit yargılama usulüyle beraat kararı verildi. İtiraz üzerine yapılan yargılamada da İmamoğlu yeniden beraat etti.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ise beraat hükmünü esasa ilişkin değil, usul yönünden bozdu. Dosyanın yeniden görülmesinin ardından yapılan son yargılamada bu kez mahkûmiyet kararı çıktı.
İmamoğlu savunmasında, dava konusu ifadelerinin hakaret amacı taşımadığını öne sürerek beraatini istedi. Savcılığın ceza talep ettiği esas hakkındaki mütalaasının ardından mahkeme hükmünü açıkladı.
Karar kesinleşirse ne olacak?
Mahkemenin TCK’nın 53’üncü maddesini uygulama kararı, kamuoyunda “siyasi yasak” olarak nitelendirilen hak yoksunluklarını gündeme getiriyor. Ancak ilk derece mahkemesinin kararı tek başına bu sonucu doğurmuyor; hükmün kanun yolu denetiminin ardından kesinleşmesi gerekiyor.
İmamoğlu’nun seçilme yeterliliğini kaybetmesi sonucunu doğuracak kesinleşmiş bir hüküm ortaya çıkması halinde ise İBB Başkanlığının sona ermesi kendiliğinden gerçekleşmiyor. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 44’üncü maddesi, seçilme yeterliliğinin kaybedilmesi halinde belediye başkanlığının, İçişleri Bakanlığının başvurusu üzerine Danıştay kararıyla sona ermesini öngörüyor.
Bu nedenle dosyada bundan sonraki ilk kritik aşama istinaf incelemesi olacak.
İstanbul Barosu’ndan ayrı İBB davası için başvuru
Öte yandan İstanbul Barosu, İmamoğlu’nun da sanıkları arasında bulunduğu ayrı İBB ana davasındaki duruşmaların gece yarısına kadar sürdürülmesine ilişkin İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazılı başvuruda bulundu.
Baro, uzun duruşma sürelerinin sanıkların yargılamaya etkili katılımını ve avukatların etkili hukuki yardım sunmasını güçleştirdiğini belirterek duruşmaların makul saatlerde yürütülmesini istedi.
Başvuruda özellikle sanıkların yeterli uyku ve dinlenme sürelerinin korunması, savunma ve sorgu gibi temel işlemlerin ağır fiziksel ve zihinsel yorgunluğun yaşandığı gece saatlerine bırakılmaması ve avukatlarla görüşme imkânlarının fiilen güvence altında tutulması talep edildi.



