Evcil hayvan sektörünün kalbi İstanbul’da atacak
Evcil hayvan sektörünün kalbi İstanbul’da atacak
İçeriği Görüntüle

Türkiye, bundan 46 yıl önce, 12 Eylül 1980 sabahına askeri darbeyle uyandı.

1970'lerin ikinci yarısında giderek ağırlaşan siyasi kutuplaşma, sokak çatışmaları, siyasi cinayetler, ekonomik sorunlar ve devlet kurumlarındaki tıkanıklık ülkeyi derin bir krizin içine sürüklemişti. Cumhurbaşkanlığı seçiminin aylar boyunca sonuçlandırılamadığı bu ortamın ardından Türk Silahlı Kuvvetleri, 12 Eylül 1980'de emir-komuta zinciri içerisinde yönetime el koydu.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in başkanlığındaki Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları ile Jandarma Genel Komutanından oluşan Milli Güvenlik Konseyi, ülke yönetimini devraldı.

S 178

Meclis ve hükümet feshedildi

Darbeyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümet feshedildi. Siyasi faaliyetler yasaklandı, ülke genelindeki sıkıyönetim uygulaması genişletildi ve yasama yetkisi Milli Güvenlik Konseyinin eline geçti. TBMM kayıtları, 12 Eylül'de başlayan askeri yönetim döneminin seçilmiş parlamentonun yeniden faaliyete geçtiği Aralık 1983'e kadar sürdüğünü belirtiyor.

Dönemin önde gelen siyasi isimleri de gözetim altına alındı. Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit Çanakkale'nin Gelibolu ilçesindeki Hamzaköy'e, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş ise İzmir'deki Uzunada'ya gönderildi.

Siyasi partilerin faaliyetleri darbenin hemen ardından durduruldu; partiler 1981'de çıkarılan düzenlemeyle kapatıldı. Eski siyasetçilerin önemli bölümüne de yıllarca sürecek siyasi yasaklar getirildi.

650 bin kişi gözaltına alındı

12 Eylül'ün en ağır sonuçları ise takip eden yıllarda ortaya çıktı.

TBMM kayıtlarına geçen verilere göre darbe döneminde yaklaşık 650 bin kişi gözaltına alındı. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. 517 kişi hakkında idam cezası verildi; bunlardan 50'sinin cezası infaz edildi.

14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı, 30 bin kişi "sakıncalı" olduğu gerekçesiyle işinden uzaklaştırıldı. TBMM tutanaklarında, 171 kişinin işkence sonucu yaşamını yitirdiğinin belgelendiği bilgisi de yer aldı.

Cezaevleri, gözaltılar, işkence vakaları, idamlar, siyasi yasaklar ve basın üzerindeki baskılar 12 Eylül döneminin toplumsal hafızada kalan başlıca unsurları oldu.

anayasa80

1982 Anayasası kabul edildi

Askeri yönetim, darbenin ardından devletin anayasal ve siyasi yapısını da yeniden şekillendirdi.

Milli Güvenlik Konseyi ile Danışma Meclisinden oluşan Kurucu Meclis sürecinde hazırlanan yeni anayasa, 7 Kasım 1982'de halkoyuna sunuldu. Kabul edilen 1982 Anayasası, 9 Kasım 1982'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Aynı süreçte Kenan Evren de cumhurbaşkanı oldu.

Aradan geçen yıllarda çok sayıda maddesi değiştirilen 1982 Anayasası, bugün de Türkiye'nin yürürlükteki anayasası olmayı sürdürüyor.

1983'te yeniden seçim

Askeri yönetim altında geçen yaklaşık üç yılın ardından 6 Kasım 1983'te milletvekili genel seçimi yapıldı.

Seçime katılmasına izin verilen üç partiden Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi yüzde 45,1 oy aldı ve 211 milletvekili çıkararak tek başına iktidara geldi. TBMM'nin Başkanlık Divanının 6 Aralık 1983'te oluşturulmasıyla askeri yönetimin doğrudan yasama dönemi sona erdi.

Ancak 12 Eylül'ün siyasi yasakları daha uzun süre yürürlükte kaldı. Eski siyasi liderlere getirilen yasakların kaldırılmasının önü, 6 Eylül 1987'de yapılan halkoylamasıyla açıldı.

Thumbs B C A862E4113A094F14A67C7C8571Fa28F2

Darbeciler yıllar sonra yargılandı

12 Eylül'ün sorumlularının yargılanmasının önündeki en büyük engellerden biri, 1982 Anayasası'nın Milli Güvenlik Konseyi üyelerine yargı bağışıklığı sağlayan geçici 15'inci maddesiydi.

Bu madde, 12 Eylül 2010'daki anayasa referandumunun ardından kaldırıldı. Böylece hayatta olan Kenan Evren ile eski Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya hakkında dava açılmasının önü açıldı.

Evren ve Şahinkaya, 2014'te müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak karar kesinleşmeden iki isim de 2015'te hayatını kaybetti. Yargılama sürecinde verilen düşme kararı, Yargıtay tarafından 2022'de onandı. Böylece dava kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü olmadan kapandı.

46 yıl sonra...

12 Eylül 1980'in üzerinden bugün 46 yıl geçti.

Türkiye bu süre içinde yeniden seçimlere döndü, darbe döneminin siyasi yasakları kaldırıldı, 1982 Anayasası çok sayıda değişikliğe uğradı ve darbenin hayatta kalan yöneticileri yıllar sonra hakim karşısına çıktı.

Ancak 12 Eylül; kapatılan Meclis, askıya alınan siyaset, yüz binlerce gözaltı, idamlar, işkence vakaları ve darbe sonrasında kurulan anayasal düzenle birlikte Türkiye'nin yakın tarihindeki en önemli kırılma noktalarından biri olarak toplumsal belleğimizde derin izler bırakmış bir yara gibi duruyor.

Kaynak: Haber Merkezi