Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türk bayrağına yönelik saldırının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız” dedi. Erdoğan konuşmasında emekli aylıklarında yapılacak artıştan öğrencilere verilen burs ve kredilere, Suriye politikası ve SDG’ye yönelik eleştirilere kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu.
“CHP JET SOSYETESİNİN NE MİLLET NE DEVLET NE DE EMEKLİLERİMİZLE İLGİLİ BİR DERDİNİN OLMADIĞINI HEPİMİZ BİLİYORUZ”
CHP’nin emeklilerin sorunlarıyla ilgilenmediğini belirten Erdoğan, "CHP jet sosyetesinin ne millet ne devlet ne de emeklilerimizle ilgili bir derdinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu gerçeği bizim gibi milletimiz de biliyor. Yönettikleri belediyelerdeki emekçilere düzenli aylık ödemeyenlerin, işçiye maaş yerine harçlık verenlerin, kendi personeli görev yaparken tropikal adalarda keyif çatanların, yolsuzluk, iş bilmezlik ve israf sebebiyle belediyeleri iflasa sürükleyenlerin şov peşinde koştuklarını benim milletim, benim emeklim gayet iyi biliyor. Aynı şekilde milletimiz bizim samimiyetimizi, bizim hüsnüniyetimizi, bizim kendisi için elimizden geleni yaptığımızı da gayet iyi biliyor" dedi.
“EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI 20 BİN LİRA OLACAK”
Emekli maaşlarını geçmişe kıyasla hem TL hem dolar bazında büyük artış sağlandığını vurgulayan Erdoğan, "İnşallah teklifimizin bir an evvel yasalaşacağına inanıyorum. Teklifin yürürlüğe girmesiyle birlikte geçen ay 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığı 3 bin 319 lira artışla 20 bin liraya yükselmiş olacak. Bu rakam göreve geldiğimizde neydi biliyor musunuz? Sadece 66 liraydı. Dolar bazında söyleyecek olursak yalnızca 40 dolara tekabül ediyordu. Yeni düzenleme sonrasında en düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış olacak. Yine Kasım 2002’de asgari ücret 184 liraydı. Yani en düşük emekli aylığı alan bir vatandaşımız asgari ücretin sadece üçte biri kadar aylık alabiliyordu. Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 70'ini aşmıştır. Bakınız 2002 Kasım'ında 6,5 milyon olan emekli sayımızın yaklaşık 3 kat artışla 17 milyona çıkmasına rağmen bu adımları attık, bu oranlara ulaştık. Bunları söylerken elbette tüm sorunları çözdük, tüm talepleri karşıladık iddiasında değiliz. Kiralar ve hayat pahalılığı başta olmak üzere emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların hepsinin farkındayız" diye konuştu.
“EMEKLİLERİMİZ BAŞIMIZIN TACIDIR”
Emeklilere bütçe imkanları arttıkça destek verdiklerini ifade eden Erdoğan, “Ömürlerinin önemli bir kısmını ülkelerine hizmetle geçirmiş emeklilerimiz bizim başımızın tacıdır. Her türlü hizmete ve hürmete ziyadesiyle layıktır. Emeklilerimizin taleplerine, beklentilerine, şikayetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık. Tam tersine bir kulağımız her zaman emeklilerimizde oldu. Bütçe imkanlarımız genişledikçe taleplerini yerine getirmeye çalıştık. Türkiye kalkındıkça bundan emeklilerimizin de faydalanmasını sağladık. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyette davranmaya devam edeceğiz. Deprem harcamalarımız azaldıkça elimizde daha fazla kaynak olacak. Enflasyon düştükçe insanımızın alım gücü daha uzun süre korunacak, daha da artacak. Türk ekonomisi hedeflerimize uygun büyüdükçe ortaya çıkan ilave katma değerden herkes istifade edecek. Allah'ın izniyle milletçe yıllardır yaptığımız fedakarlıkların boşa gitmediğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz. İnşallah tüm dünyayı kasıp kavuran bu fırtınadan alnımızın akıyla çıkacağız. Türkiye'yi sadece ekonomide değil, askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Ben emeklilerimizden AK Parti'ye ve Cumhur İttifakı'na güvenmeye devam etmelerini özellikle rica ediyorum" açıklamasında bulundu.
"2026 YILINDA KREDİ VE BURSLARDA GEÇEN SENEYE KIYASLA YÜZDE 33 ORANINDA ARTIŞA GİTTİK"
Üniversite öğrencilerine verilen burs ve kredilerin artırıldığını belirten Erdoğan, "2002 yılında üniversite öğrencilerine ödenen burs ve kredi tutarı 45 liraydı. Bu ödemeler hem çok geç başlıyor hem de öğrenciye üç ayda bir veriliyordu. Biz zaman içerisinde hem ödemeleri aydan aya yapmaya başladık hem de burs ve kredi miktarını sürekli iyileştirdik. Sadece geçen yıl burs ve kredi desteği olarak üniversite öğrencilerimize 34 milyar 14 milyon lira ödeme yaptık. 2026 yılında kredi ve burslarda geçen seneye kıyasla yüzde 33 oranında artışa gittik. Böylece burs ve kredi rakamını lisans öğrencilerimizde 4 bin liraya, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin liraya, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükselttik. Bir kez daha gençlerimize ve ailelerine hayırlı uğurlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı.
“SDG OLUMLU HİÇBİR ADIM ATMADI”
SDG’nin Suriye hükümetiyle yaptığı anlaşmaya uymadığını söyleyen Erdoğan, "Suriye'nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları işgal eden adına SDG denilen yapı ile biliyorsunuz geçtiğimiz yıl 10 Mart'ta bir mutabakat imzalandı. Bu mutabakata göre SDG silahlarını bırakacak ve işgal ettiği yerleri Suriye Hükümeti'ne teslim edecek, böylece ülkenin birliği, bütünlüğü temin edilmiş olacaktı. SDG bu entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı. SDG adlı yapı, 10 mutabakatında uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivillere baskı yapmayı, bu topraklar dışında da sivil ve askeri hedeflere saldırmayı sürdürdü. Mutabakatın uygulanmasına yönelik aralık ayında SDG yöneticileri ile Şam Hükümeti arasında yapılan müzakereler maalesef olumsuz sonuçlandı. Bunun da sebebi açık konuşmak gerekirse SDG denilen yapının uzlaşmaz, ayak sürüyen, sürekli el yükselten, zamana oynayan tutumuydu. Biz bu süreçte ilgili kurumlarımız vasıtasıyla tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk. Düğümün çözülmesi, böylece krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü gayreti gösterdik" dedi.
“TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ KORUNMUŞ SURİYE’Yİ SAVUNDUK”
Türkiye’nin baştan beri Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini savunduğunu ifade eden Erdoğan, " Suriye Ordusu ocak ayının ikinci haftasında güvenlik kuvvetlerine yönelik saldırılar akabinde son derece haklı ve meşru biçimde önce Halep içindeki mahallelere ardından Fırat'ın batısındaki topraklara operasyonlar düzenledi. Son bir hafta içinde de Halep'teki mahallelerin yanı sıra Fırat'ın doğusundaki topraklar Suriye Ordusu tarafından illegal silahlı unsurlardan temizlendi. Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz tek bir Suriye Devleti'nin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik. Suriye Devleti'nin ve Suriye Ordusu'nun tüm etnik kökenlerin, inançların, mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek bağımsız bir Suriye inşa etme mücadelesini komşuları ve kardeşleri olarak yürekten destekliyoruz" şeklinde konuştu.
“BAYRAĞIMIZA UZANAN O KİRLİ ELLERİ BULACAK O HAİNLERDEN HESAP SORACAĞIZ”
Türk bayrağına yapılan saldırının kabul edilemez olduğunu belirten Erdoğan, ”Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddetle sahaya sürdüğü sivil insanlarla Nusaybin-Kamışlı sınırında şanlı bayrağımıza alçakça saldırarak herhangi bir netice alması artık mümkün değildir. Varılan anlaşmaya riayet ederek silahları bırakmak ve meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur. Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır" dedi.
“SURİYE’DEKİ KÜRTLER BİZİM ÖZ KARDEŞLERİMİZDİR”
Suriye’deki Kürtlerle terör örgütlerini ayırdıklarını söyleyen Erdoğan, "Türkiye'ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye'de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas bir süreç yürütüyoruz. Suriye'deki Kürtler bizim öz be öz kardeşlerimizdir. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını kardeşleri olarak en iyi biz biliyoruz. Varlıkları tanınmıyordu, vatandaş kabul edilmiyorlardı. Kendilerine kimlik dahi verilmiyordu. Ana dilleriyle konuşmalarına, kültür ve geleneklerini yaşatmalarına müsaade edilmiyordu. Bu kardeşiniz başbakanken 2008 yılından itibaren yaptığım tüm görüşmelerde bu adaletsizlikleri dile getirdim. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin haklarını ısrarlı şekilde gündeme taşıdık. Kürtlere temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladık. Kimse bunları ağzına dahi almazken, Suriye'deki Kürtlerin haklarını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik" diye konuştu.
TRUMP İLE TELEFON GÖRÜŞMESİ
ABD Başkanı Trump ile Suriye konusunda bir telefon görüşmesi yaptığını belirten Erdoğan, "Amerikan Başkanı Trump'la bu meseleleri ele aldığımız verimli bir telefon görüşmesini gerçekleştirdik. DEAŞ'la ortak mücadele dahil Suriye'nin güvenliğine katkı yapacak birçok kritik konuyu kendisiyle istişare ettik. İnşallah dünkü anlaşmanın uygulanmasıyla en kısa süre zarfında örgütün kontrolü altındaki diğer topraklar ve orada yaşayan siviller de özgürlüklerine kavuşur. Bütüncül bir Suriye, herkesin kendini güvende hissettiği bir Suriye böylece inşa edilmiş olur" ifadelerini kullandı.
"GAZZE BARIŞ KURULU TOPLANTISINA HAKAN BEY KATILACAK"
AK Parti TBMM Grup toplantısı çıkışında Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir gazetecinin, "Gazze Barış Kurulu'na Trump tarafından davet edildiniz, katılacak mısınız" sorusuna "Hakan Bey katılacak" yanıtını verdi.



