ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye’de Esad sonrası döneme girilmesiyle birlikte sahadaki dengelerin köklü biçimde değiştiğini ve bu durumun ABD ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki ortaklığı doğrudan etkilediğini söyledi.
Barrack, yaptığı değerlendirmede artık Suriye’de merkezi bir yönetimin bulunduğunu vurgulayarak, “SDG’nin sahadaki ana IŞİD karşıtı güç olma amacı miadını doldurdu. Bugün Şam, bu görevi yerine getirme konusunda istekli” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ABD’nin Suriye politikasında SDG’nin rolünün yeniden tanımlandığına işaret eden en net mesajlardan biri olarak değerlendirildi.
“Kürtler için fırsat Şam’la entegrasyon”
Yeni döneme ilişkin değerlendirmelerinde Kürtlerin konumuna da değinen Barrack, mevcut tabloda Kürtler açısından en büyük fırsatın Ahmed eş-Şara hükümetine dahil olmakta yattığını söyledi. Barrack’a göre bu süreç, Kürtler için yalnızca yönetsel bir katılım anlamına gelmiyor.
ABD’li diplomat, Şam’la bütünleşmenin; vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi hayata katılım gibi başlıkları da kapsayan, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu açabileceğini ifade etti. Bu hakların, Esad yönetimi döneminde uzun yıllar Kürtlerden esirgendiğini hatırlatan Barrack, birçok Kürdün devletsizlik, dil kısıtlamaları ve sistematik ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Barrack’ın açıklamaları, ABD’nin SDG merkezli güvenlik yaklaşımından uzaklaşarak Şam’la daha kurumsal bir ilişki zeminine yöneldiğine dair değerlendirmeler ile Suriye’nin kuzeydoğusunda Kürt siyasi yapılarının geleceğine ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.