Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 2017'den bu yana cezaevinde bulunan Osman Kavala'nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını açıkladı. Mahkeme, Kavala'nın tutukluluğu, yargılanması ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla bağlantılı olarak Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) altı maddesini ihlal ettiğine karar verdi.

AİHM'nin 25 Ağustos'ta açıkladığı Kavala/Türkiye (No. 2) kararında, Türkiye'nin Kavala'nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması ve hakkında verilen mahkûmiyetin sonuçlarını ortadan kaldırması gerektiği belirtildi.

Mahkeme, Kavala hakkındaki ceza mahkûmiyetinin Sözleşme hukuku bakımından “hükümsüz ve geçersiz” kabul edilmesi gerektiğini kaydetti.

Altı maddeden ihlal kararı

17 yargıçtan oluşan Büyük Daire, 15'e karşı 2 oyla Türkiye'nin AİHS'nin altı maddesini ihlal ettiğine hükmetti.

Karara göre;

  • koşullu salıverilme veya cezanın yeniden gözden geçirilmesi imkânı bulunmayan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası nedeniyle 3. madde,
  • özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. maddenin 1. fıkrası,
  • bağımsız ve tarafsız mahkeme ile adil yargılanma hakkını güvence altına alan 6. maddenin 1. fıkrası,
  • ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. madde,
  • barışçıl toplantı ve örgütlenme özgürlüğünü düzenleyen 11. madde,
  • hak ve özgürlüklere getirilen kısıtlamaların öngörüldükleri amaç dışında kullanılmasını yasaklayan 18. madde, 5/1, 6/1, 10 ve 11. maddelerle bağlantılı olarak ihlal edildi.

AİHM, Kavala'ya yönelik ceza soruşturması, tutukluluğun sürdürülmesi ve mahkûmiyetin ağırlıklı olarak Kavala'yı Gezi Parkı olaylarındaki rolü ve insan hakları savunucusu olarak açıklamaları nedeniyle cezalandırma ve susturma amacı taşıdığı sonucuna vardı.

Ekran Resmi 2026 08 26 17.09.23

Yargılama için “ciddi eksiklikler” tespiti

Büyük Daire, Kavala'nın yargılandığı ceza davasının adilliği ile mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda da ihlal tespit etti.

Kararda, Kavala'nın faaliyetleri ile Gezi Parkı olayları sırasında meydana gelen şiddet eylemleri arasında gerekli nedensellik bağının ortaya konulmadığı, savunmanın dinlenmesini istediği önemli tanıkların taleplerinin yeterli gerekçe gösterilmeden reddedildiği ve mahkûmiyet kararının büyük ölçüde bağlamsal ve yeterince kişiselleştirilmemiş çıkarımlara dayandığı belirtildi.

AİHM, bu eksikliklerin birlikte değerlendirildiğinde Kavala'nın adil yargılanma hakkının özüne zarar verdiği sonucuna vardı.

AYM kararlarına saygı vurgusu

AİHM kararının dikkat çeken bölümlerinden biri de Anayasa Mahkemesinin (AYM) konumuna ilişkin değerlendirme oldu.

Mahkeme, AYM'nin bağlayıcı kararlarına tam olarak uyulmasının temel önemde olduğunu belirterek Anayasa Mahkemesini, Türkiye'de Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin korunması sisteminin temel unsuru olarak nitelendirdi.

AİHM, Anayasa Mahkemesinin nihai ve bağlayıcı kararlarının başka mahkemeler tarafından sorgulanmasının hukukun üstünlüğü ve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguladı. AYM kararlarının uygulanmamasının hem mahkemenin otoritesine hem de temel hakların yargısal korunmasına zarar verebileceğini belirtti.

Mahkeme ayrıca Kavala'nın Anayasa Mahkemesi önünde sonuçlanmayı bekleyen bireysel başvuruları nedeniyle Türkiye'nin yaptığı “iç hukuk yolları tüketilmedi” itirazını da reddetti. AİHM, AYM önündeki süreçlerin Kavala'nın sekiz yılı aşan özgürlükten yoksun bırakılması dikkate alındığında makul sürede sonuç verme olanağı sunmadığı değerlendirmesinde bulundu.

70 bin avro manevi tazminat

AİHM Büyük Dairesi, Türkiye'nin Kavala'ya 70 bin avro manevi tazminat ile 43 bin 342,57 avro yargılama gideri ödemesine de karar verdi.

Mahkeme bunun yanında Türkiye'den yalnızca Kavala'ya yönelik ihlallerin sonuçlarının giderilmesini değil, benzer ihlallerin gelecekte yaşanmaması için gerekli genel tedbirlerin alınmasını da istedi.

Büyük Daire kararı olması nedeniyle hüküm kesin nitelik taşıyor ve AİHM bünyesinde karara karşı başka bir itiraz yolu bulunmuyor.

Adalet Bakanlığı kaynaklarından karara tepki

Kararın ardından Adalet Bakanlığı kaynakları AİHM'ye tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, kararın hem başvurunun ele alınış ve karara bağlanış süreci hem de AİHM'nin kendi içtihatlarına ilişkin değerlendirmeleri bakımından Türkiye'ye yönelik “yanlı yaklaşımın son örneği” olduğu savunuldu.

Kavala 2017'den bu yana cezaevinde

Osman Kavala, 18 Ekim 2017'de gözaltına alındı ve 1 Kasım 2017'de tutuklandı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022'de Kavala'yı Gezi Parkı olaylarıyla bağlantılı olarak “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kavala casusluk suçlamasından ise beraat etti.

ABD'de Cyclospora vakaları 17 bini aştı: 2 kişi hayatını kaybetti
ABD'de Cyclospora vakaları 17 bini aştı: 2 kişi hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 28 Eylül 2023'te Kavala'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onadı.

AİHM daha önce 10 Aralık 2019'da Kavala'nın tutukluluğunun hak ihlaline yol açtığına karar vermiş ve serbest bırakılmasını istemişti. Türkiye'nin bu kararı yerine getirmediğinin değerlendirilmesi üzerine Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi ihlal prosedürünü başlatmış, AİHM Büyük Dairesi de 11 Temmuz 2022'de Türkiye'nin ilk Kavala kararını uygulamayarak AİHS'nin 46/1. maddesinden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmetmişti.

Kaynak: Haber Merkezi