Türk düşünce tarihinin önemli isimlerinden Ziya Gökalp’in fikirleri ve eserleri, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde düzenlenen “Eserleri Bağlamında Ziya Gökalp’in Düşünce Dünyası Çalıştayı”nda ele alındı. Keçiören Belediyesi, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi iş birliğinde, TÜRKSOY koordinatörlüğünde gerçekleştirilen çalıştayda Gökalp’in düşünce mirası uzman akademisyenlerin değerlendirmeleriyle incelendi.
Ziya Gökalp’in doğumunun 150. yılı dolayısıyla düzenlenen çalıştayda düşünürün yaşadığı dönem ve ortaya koyduğu fikirler değerlendirildi. Millet, milliyet, kültür, medeniyet, dil, eğitim ve toplum gibi konulardaki fikirleri ile kendisinden sonraki dönemlere bıraktığı düşünce mirası üzerinde duruldu.
Ziya Gökalp’in eserlerinin güncelliğine dikkat çekildi
Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Atila Zorlu, Gökalp’in Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve sonrasındaki katkılarına değindi. Zorlu, Gökalp’in bıraktığı izlerin Türk dünyasında hâlâ güçlü biçimde devam ettiğini belirterek ortak alfabe çalışmaları, ortak üniversiteler ve farklı alanlardaki iş birliklerine dikkat çekti.
Günümüzde bilgiye ulaşmanın geçmişe göre daha kolay olduğunu ifade eden Zorlu, Gökalp’in yaşadığı dönemin şartlarında ulaştığı kaynaklarla bugün de referans olabilecek eserler ortaya koyduğunu söyledi. Tarihî şahsiyetlerin yaşadıkları dönemin şartları içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Zorlu, Gökalp’in 48 yıllık yaşamına önemli çalışmalar sığdırdığını ve düşünce dünyasına referans olabilecek eserler bıraktığını dile getirdi. Zorlu ayrıca Keçiören Belediyesinin imkânlarının öğrenciler, akademisyenler ve eğitim için emek harcayan herkese açık olduğunu ifade etti.
Ziya Gökalp’in düşünce dünyası farklı yönleriyle değerlendirildi
Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç, Ziya Gökalp’in Türk kültür ve fikir hayatının önemli şahsiyetlerinden biri olduğunu söyledi. Gökalp’in Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e ülkenin önemli dönemeçlerine fikirleriyle rehberlik ettiğini belirten Kılınç, “Ziya Gökalp, düşünceyi eylemle buluşturmuş müstesna bir fikir adamıdır.” dedi.
Gökalp’in düşünce dünyasının Atatürk ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kılınç, Atatürk’ün “Fikirlerimin babası Ziya Gökalp’tir.” sözünü aktardı. Kılınç, Gökalp’in eserleri ve fikirleriyle bugün de yeniden okunması, anlaşılması ve tartışılması gereken güçlü bir düşünce mirasına sahip olduğunu kaydetti.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fulya Bayraktar da çalıştayın Türk düşünce geleneği ve felsefesinin bir muhasebesi olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Bayraktar, Gökalp’i toplumsal bunalımlara çözüm arayan bir sosyal filozof olarak nitelendirdi.
Ziya Gökalp’in eğitim ve toplum anlayışı anlatıldı
Ziya Gökalp’in torunu Dicle Eroğlu ise Gökalp’in kuramcı, eğitimci, gençlik piri ve yol gösterici yönlerine dikkat çekti. Gökalp’in Türk mitolojisi, halk edebiyatı ve Türk kültüründen aldığı motiflerle çocuk edebiyatı oluşturduğunu belirten Eroğlu, onun aile ve kadın konusundaki görüşlerinden örnekler verdi. Eroğlu, Gökalp’in “Ailedir bu milletin esası… Aile ne kadar kuvvetli olursa millet de o kadar kuvvetli olur. Aileyi kadın yapar, o halde millet de kadının eseridir.” ve “Kadın yükselmezse alçalır vatan, samimi olamaz onsuz bir irfan.” sözlerini aktararak kız çocuklarının eğitimine verdiği öneme işaret etti. Eroğlu, Gökalp’in bir kuramcı, eğitimci, gençlik piri ve yol gösterici olduğunu belirterek, “Ancak bir dâhi 48 yıllık yaşamına bu kadar çok çalışmayı sığdırabilirdi ama onun dâhisi ve kahramanı Atatürk’tü.” dedi.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Uzman da çalıştayda yedi farklı üniversiteden, yedi farklı branştan, yedi akademisyenin uzmanlık alanlarına ilişkin özgün çalışmalarını paylaşacağını belirterek programa katkı verenlere teşekkür etti. İki oturum halinde gerçekleştirilen çalıştayda Ziya Gökalp’in eserlerindeki kavramsal metaforlar, modernleşme düşüncesi, din anlayışı ve milliyetçilik fikri üzerinde duruldu. Gökalp’in Türk sosyolojik düşünce geleneğindeki yeri ile yaşadığı dönemde Avrupa’daki sosyoloji alanındaki gelişmelerin Türkiye’ye etkileri de akademisyenler tarafından değerlendirildi.
