Uzm. Dr. Meltem Öner Karaçay: “Sıtmaya dikkat” Uzm. Dr. Meltem Öner Karaçay: “Sıtmaya dikkat”

 Bir seçim olduğunu, hep olacağını kabul etmek, yatıştırıcı davranmak çok daha faydalı olacak. Büyük şehirlerin adayları daha çok biliniyor, daha fazla sorumluluk hissediyor olabilirler. Bir kazanan olacak, kaybeden kişilerin üzülmeleri, bir şeylerin sonu gibi düşünmeleri ilk noktada normal fakat 1-3 aydan daha fazla sürüyor olması normal değil” dedi.
Seçim süreci ile sonuçlarının seçmen ve adaylar üzerinde psikolojik etkiler oluşturduğunu belirten uzmanlar, pazar günü gerçekleştirilecek 31 Mart yerel seçimleri öncesi uyardı. Biruni Üniversite Hastanesi’nden Uzm. Klinik Psikolog Aybige Üstüner, kişilerin bu süreçlerde sakin kalabilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Üstüner, seçim süreçlerinde belirsizlik duygusunun kişilerin ruh halini etkilediğini söylerken, kazanan ve kaybeden adaylarda oluşabilecek durumlara yönelik konuştu.

Psikolog Aybige Üstüner (2)

“Belirsizlikten dolayı çok fazla kaygı ve stres yaşıyorlar”
Seçim sürecinde kişilerde birçok duygunun aynı anda hissedilebileceğini belirten Uzm. Klinik Psikolog Aybige Üstüner, “Seçim toplum ve ülkemiz adına önemli şeyler barındırıyor. Bu noktada kişi birçok duyguyu beraber hissedebilir, bunlar; öfke, panik, kaygı, belki stres. Birazcık sakin kalabilmek, duygu durumumuzu biraz daha düzenleyebilmek çok çok önemli. Bu duyguları hissetmemizin aslında pek çok sebebi var. Henüz bir belirsizlik olduğu için kimin kazanacağı kimin kaybedeceği bilinmediği için bu noktada insanlar belirsizlikten dolayı çok fazla kaygı ve stres yaşıyorlar. ‘Ya oy vereceğim aday kazanamazsa’ şeklinde belirsizlik bir noktada bizi tahammülsüzlüğe de sürüklüyor” dedi.

“Büyük şehirlerin adayları daha çok biliniyor, daha fazla sorumluluk hissediyor olabilirler"
Oy kullanırken kimi zaman vatandaşların sağlık problemi yaşamasıyla ilgili konuşan Uzm. Klinik Psikolog Üstüner, “Sanki tercih ettiği aday seçilmezse hayatının sonu gelecekmiş şeklinde düşünen insanların verdiği tepkiler ve beden duyumları olarak yorumlayabilirim. Ne yazık ki bunları yaşıyoruz, insanlar ciddi heyecanlanıyorlar, çok ciddi kalp sorunları yaşanabiliyor. Bunlar tabi ki doğru değil. Büyük şehirlerin adayları herkes tarafından daha çok biliniyor ve üstlerinde daha fazla sorumluluk hissediyor olabilirler. Daha fazla insanın gözü önündeler ama sonuçta bir seçim olduğunu ve siyasetin ömrü hayatımız boyunca süreceğini, ülke açısından da hep olacağını kabul etmek lazım. Adaylar açısından tabi ki bir kaybeden bir kazanan olacak ama sonrasındaki süreçte neler yapabileceklerini, kendi adlarına nasıl faydalı olabileceklerini düşünmek çok daha faydalı olacaktır. Üzülmeleri, bir şeylerin sonu gibi düşünmeleri ilk noktada normal fakat 1-3 aydan daha fazla sürüyor olması çok da normal olarak kabul edebildiğimiz bir şey değil. Bir noktada bu duygu durumundan çıkıp ‘Bu saatten, süreçten sonra neler yapabilirim, hayallerim, hedeflerim nelerdi ve bu süreçten sonra bunları gerçekleştirmek için nasıl çaba sarf edebilirim’ ya da hangi partiye mensupsa ‘Parti için neler yapabilirim’ belki onun için çabalayabilirler. Kaybeden aday için şunu söylemek isterim; halkı kin, öfke ve düşmanlığa sürükleyecek açıklamalarda bulunmamak lazım. Bu noktada toplum için de çok faydalı bir şey yapmamış oluyorlar. Daha ortamı yatıştırıcı, seçmeni rahatlatıcı bir konuşma herkes için çok daha faydalı olacaktır” şeklinde konuştu.

“Sosyal medyayı doğru kullanabilmek çok çok önemli”
“Empati kurabilmek çok önemli” diyerek sözlerini sürdüren Üstüner, “Benim adayım kazansaydı, nasıl davranırdım, karşı taraf nasıl davranıyor, nasıl davransam çok daha iyi olur’ gibi düşünmenin aslında ortamdaki alevlenmeyi biraz daha yatıştırabileceğini söyleyebilirim. Sosyal medya aynı zamanda çok çok büyük bir kamuoyu oluşturuyor, bu noktada da verimli kullanabilmek, seçmene yatıştırıcı bir şekilde davranmak çok daha faydalı olacaktır. Kazanan adayın seçmenlerinde herkes için değil tabi ki ama bir noktada belki çok uç sevinçler, kutlamalar olacaktır. Kaybeden taraf için her şeyin sonu belki hiçbir şey düzelmeyecek, bu saatten sonra hiçbir şey olmayacak gibi bir düşünce ve duygu durumu içine girebilirler, bu noktada anda kalabilmek, gerçekçi düşünmek aynı zamanda kişiye fayda sağlayacaktır. Doğru kaynaklara doğru bilgiye ulaşmak, sosyal medyayı faydalı ve doğru bir şekilde kullanabilmek çok çok önemli” ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA