Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), asgari ücretin illere veya bölgelere göre farklı belirlenmesine yönelik taleplere tepki gösterdi.
Türk-İş Yönetim Kurulunun 25 Temmuz’da yaptığı yazılı açıklamada, bazı işverenlerin bölgesel asgari ücret talebini yeniden gündeme taşıdığı belirtildi. Konfederasyon, söz konusu önerinin işçilerin yararını gözetmediğini ve daha fazla kâr etme isteğine dayandığını savundu.
“Ülkeye de emekçiye de zarar verir”
Açıklamada, bölgesel asgari ücret uygulamasının işçiler ve emekçiler arasında ayrışmaya yol açabileceği, toplumsal gerilimleri artırabileceği ve ülke genelindeki huzuru olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
Türk-İş, bölgesel asgari ücretin gündeme getirilmesini “işçiye, emekçiye ve ülkeye kötülük” olarak nitelendirerek, hayatını emeğiyle sürdüren herkesin bu öneriye karşı çıkması gerektiğini bildirdi.
Bölgesel sistem 1974’te terk edildi
Konfederasyon, bölgesel asgari ücret uygulamasının Türkiye’de 1960’lı yıllarda denendiğini ancak ortaya çıkan olumsuz sonuçlar nedeniyle 1974’te ülke genelinde geçerli tek asgari ücret sistemine geçildiğini hatırlattı.
Türk-İş’in arşiv kayıtlarına göre asgari ücret, 1 Temmuz 1969’da belirli illerin altı gruba, 1 Kasım 1972’de ise dört gruba ayrılmasıyla bölgelere göre farklı uygulanmıştı. Ülke çapındaki tek asgari ücret 1 Temmuz 1974’te yürürlüğe girmişti.
“Asgari ücret geçim ücretine dönüştürülmeli”
Türk-İş, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun yapısına yönelik itirazları nedeniyle 2026 yılı ücret belirleme çalışmalarına katılmadığını da hatırlattı.
Konfederasyon, mevcut asgari ücretin çalışanların ailesiyle birlikte geçimini sağlamaya yetmediğini belirterek, tartışılması gereken konunun ücretlerin bölgelere göre farklılaştırılması değil, asgari ücretin insan onuruna yakışır bir geçim ücreti seviyesine çıkarılması olduğunu vurguladı.
Türkiye’de 1 Ocak 2026’dan itibaren net asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş, brüt asgari ücret ise 33 bin 30 lira olarak uygulanıyor.



