ABD Başkanı Donald Trump, başkent Washington’a dönüşü sırasında uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. İran’a yönelik saldırıların sürdüğünü söyleyen Trump, "Bugün çok sayıda ek hedefi imha ettik. Donanmaları gitti, Hava Kuvvetleri gitti; bunu biliyoruz. Ama bugün çok daha fazla hedefi yok ettik. Büyük bir gündü" dedi. Buna rağmen İran ile temasların da sürdüğünü aktaran Trump, "Onlarla hem doğrudan hem de dolaylı yollardan müzakere ediyoruz. Temsilcilerimiz var ama aynı zamanda direkt olarak da temas halindeyiz" diye konuştu. İran’ın daha önce ABD’ye 10 tanker petrol hediye ettiğini hatırlatan Trump, "Ve bugün, tam olarak nasıl adlandırırım bilemiyorum ama, sanırım bize karşı bir saygı göstergesi olarak 20 tanker dolusu petrol verdiler. Hürmüz Boğazı’ndan geçecek devasa petrol tankerleri ile yapılacak bu sevkiyat yarın sabahtan itibaren başlayacak" ifadelerini kullandı. İran ile yürütülen müzakerelerin "son derece iyi" gittiğini öne süren Trump, "Ancak İran söz konusu olduğunda ne olacağını asla bilemezsiniz, çünkü onlarla hem müzakere ediyoruz hem de her defasında onları havaya uçurmak zorunda kalıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
"Muhtemelen bir anlaşma yapacağız"
Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın İran’la yaptığı nükleer anlaşmayı eleştiren Trump, bu anlaşmayı kendisinin iptal ettiğini vurguladı. Aksi takdirde İran’ın şu an nükleer silahlara sahip olabileceğini iddia eden Trump, "B-2 bombardıman uçaklarıyla saldırı gerçekleştirdik ve nükleer güç olmalarını engelledik. Şimdi de onları tekrar vurmak zorunda kaldık. Muhtemelen onlarla bir anlaşma yapacağız, buna oldukça eminim; ama yapmama ihtimalimiz de var" şeklinde konuştu.
"İran’da rejim değişikliği kendiliğinden gerçekleşti"
İran’da fiili anlamda bir rejim değişikliği yaşandığını ileri süren Trump, "Aslında bakarsanız çoktan rejim değişikliği yaşadık; çünkü o ilk rejim darmadağın edildi, yok edildi. Hepsi öldü. Bir sonraki rejim de büyük oranda öldü. Ve şu anki üçüncü rejimde, daha önce kimsenin muhatap olmadığı bambaşka insanlarla karşı karşıyayız" dedi. Şu anda muhatap oldukları kişilerin farklı bir grup insan olduğunu söyleyen Trump, "Bu yüzden ben bunu bir rejim değişikliği olarak kabul ederim. Ve açıkçası, oldukça makul davrandılar. Dolayısıyla bir rejim değişikliği yaşadığımızı düşünüyorum. Bundan daha iyisini yapamazsınız. Gerçekten kötü, olan rejim, ilk gidendi. İkincisi atandı ve onlar da gitti. Belki biraz yaşam belirtisi gösteren biri hariç hepsi öldü. Şu an ise çok daha makul görünen bu üçüncü grup var. Bu gerçekten bir rejim değişikliğidir; rejim değişikliği bir zorunluluk değil ama bence bu durum kendiliğinden, otomatik olarak gerçekleşti" ifadelerini kullandı.
"İran ile anlaşma çok yakında olabilir"
Bir soru üzerine İran ile anlaşmanın mümkün olduğunu yineleyen Trump, bunun "çok yakında olabileceğini" ifade etti. Trump, olası kara harekatı ile ilgili olarak, "Çok fazla alternatifim var. Orada çok sayıda gemimiz var. Gücümüz sayesinde aslında hepsine ihtiyacımız bile yok. İran konusunda programın çok, hatta haftalarca ilerisindeyiz diyebilirim. Eğer üç gün içinde 158 gemiyi, yani tüm donanmalarını yok edeceğimizi söyleseydiniz inanmazdınız ama biz bunu yaptık. Tüm hava kuvvetlerini devre dışı bıraktık. Füzelerinin çoğunu yok ettik; bu yüzden şu an bazı füze saldırıları görseniz de artık azalıyorlar, tükenmek üzereler" diye konuştu.
"Mücteba Hamaney hayatta olabilir"
İran’da fiili bir rejim değişikliği yaşandığı yönündeki iddiasını yineleyen Trump, "Karşımızda yeni bir grup var; bu gerçekten yeni bir rejim. Daha önce hiç muhatap olmadığımız ve çok makul davranan yeni bir grup insan" dedi. Trump, "İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney hayatta mı ve muhatap olduğunuz yeni gruba dahil mi?" sorusu üzerine, "Olabilir. Ona ne olduğu belli değil. Hayatta olabilir ama belli ki başı çok büyük dertte; ağır yaralı" dedi.
"Plan üzerinde bizimle hemfikirler"
İran’ın ABD tarafından sunulan 15 maddelik planı büyük ölçüde kabul ettiğini söyleyen Trump, "Plan üzerinde bizimle hemfikirler. Yani 15 şey istedik ve büyük oranda anlaştık, şimdi birkaç şey daha isteyeceğiz" dedi. İran’ın ciddi olduğunu kanıtlamak için ABD’ye petrol gönderdiğini söyleyen Trump, "Bana bir hediye verdiklerini söylemiştim ama o an ne olduğunu açıklama yetkim olduğunu düşünmemiştim. O hediye daha sonra 2 arttı ve 10 devasa tanker dolusu petroldü. Bugün ise bir hediye daha verdiler: 20 tanker dolusu petrol. Sevkiyat yarın başlıyor. Hem doğrudan hem de dolaylı olarak çok iyi görüşmeler gerçekleştiriyoruz ve bence çok önemli pek çok konuda mesafe kat ediyoruz" değerlendirmesini yaptı.
"Küba’ya petrol göndermeleri benim için sorun değil"
Trump, ABD’nin bir Rus petrol tankerinin Küba’ya gitmesine izin vereceği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, "Birilerinin bir gemi dolusu yakıt almasına itirazımız yok çünkü hayatta kalmaları gerekiyor. Eğer bir ülke şu anda Küba’ya petrol göndermek istiyorsa, benim için hiçbir sorun yok" dedi. Trump, "Bu ülkenin Rusya olup olmaması sizi endişelendiriyor mu?" sorusu üzerine, "Alt tarafı bir gemi dolusu petrol, hepsi bu. Sorun değil. Eğer Rusya veya başka ülkeler bunu yapmak istiyorsa, bu beni pek rahatsız etmez. Bir etkisi de olmayacaktır. Küba bitti. Çok kötü ve yozlaşmış bir yönetimleri var. Bir gemi dolusu petrol almaları ya da almamaları bir şeyi değiştirmeyecek. İster Rusya olsun ister başkası, buna izin verilmesini tercih ederim çünkü insanların ısınmaya, soğutmaya ve diğer temel ihtiyaçlara gereksinimi var" dedi.
"Hürmüz Boğazı’nı iki dakika içinde kapatabiliriz"
Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol edip geçiş ücreti almayı planladığının hatırlatılması üzerine, "Bunun doğru olup olmadığını görmemiz gerekecek. Biliyorsunuz, ne yapmaları gerekiyorsa onu yapacaklar. Ama biz orayı iki dakika içinde kapatabiliriz. Orayı öyle bir hızla kapatırız ki neye uğradığınızı şaşırırsınız" dedi. Trump, "İran tarafından saldırıya uğrayan Körfez ülkelerinin karşı saldırıya geçmesini istiyor musunuz?" sorusuna, "Zaten karşılık veriyorlar. Suudi Arabistan sert bir şekilde karşılık veriyor. Katar, BAE, Kuveyt, Bahreyn hepsi mücadele ediyor. Aslında vurulduklarında şaşırmışlardı; vurulmalarına ben de çok şaşırdım. Ama bir kez darbe alınca çok iyi savaşmaya başladılar. Tüm bu ülkelerle çok güçlü bir iletişimimiz var ve hepsi de şu an mücadele içinde" yanıtını verdi.



