NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 21-22 Mayıs tarihlerinde İsveç'in Helsingborg şehrinde gerçekleştirilecek NATO Dışişleri Bakanları toplantısı öncesinde Brüksel'deki NATO Karargahı'nda basına açıklamalarda bulundu. Rutte, basın toplantısına İsveç'te yapılacak toplantının önemine vurgu yaparak başladı. Avrupa'daki güvenlik durumunun köklü bir şekilde değiştiğini ve daha fazla tehlike ve çekişmenin yaşandığı bir durum söz konusu olduğunu vurgulayan Rutte, "Rusya, Avrupa-Atlantik güvenlik için en doğrudan tehdit olmayı sürdürüyor" dedi. Mark Rutte, bunun sadece Rusya'nın Ukrayna'daki saldırıları ile ilgili değil, aynı zamanda ittifakın güvenliği ve istikrarını zayıflatmaya yönelik "ısrarlı ve giderek artan girişimlerinden" kaynaklandığını söyledi.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, üye ülkeler için meselenin "daha fazlasını yapmanın gerekip gerekmediği değil, taahhütlerin ne kadar hızlı bir şekilde askeri kapasitelere dönüştürüleceği" olduğunu ifade etti. Rutte, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltmaya yönelik son kararlarını olumlu bir çerçevede değerlendirerek, bunu "daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa'ya dönüşüm" ve "tek bir müttefike sağlıksız derecede bağımlılıktan uzaklaşma" olarak nitelendirdi.
"Topraklarımıza yönelik her türlü tehdide karşı kapasitemizi geliştirmeye devam edeceğiz"
Dün Estonya'da yaşanan olaya da değinen Rutte, "Romanya'ya ait F-16'lar, Estonya üzerinde bir insansız hava aracını (İHA) düşürdü. Bu bir Ukrayna İHA'sıydı. Ancak Rusya'nın saldırganlığı olmasaydı orada olmayacaktı. Asıl önemli nokta, NATO hava savunmasının etkili olduğunu bir kez daha göstermiş olmasıdır. Topraklarımıza ya da halkımıza yönelik her türlü tehdide karşı kapasitemizi geliştirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
"İran, küresel ekonomiyi rehin almaya çalışıyor"
İsveç'te yapılacak NATO toplantısına da değinen Rutte, bakanların burada Orta Doğu dahil olmak üzere ittifak güvenliğini etkileyen temel gelişmeleri değerlendireceğini ifade etti. Bu kapsamda ABD ile İran arasındaki savaşa değinen Genel Sekreter Rutte, NATO ve uluslararası toplumun nükleer silah sahibi bir İran'ı kabul etmediğini söyledi. Rutte, "İran, özellikle birçok NATO müttefiki ve partnerin bağımlı olduğu bir su yolunu kapatarak, küresel ekonomiyi rehin almaya çalışıyor. Bu, seyrüsefer özgürlüğü ve küresel ticarete doğrudan saldırıdır" ifadelerini kullandı. Mark Rutte, Fransa, Belçika, Hollanda, İtalya, Almanya, İngiltere ve diğer bazı ülkelerin bölgeye askeri unsurlar sevk ettiklerine dikkat çekerek, bu hazırlıkların Hürmüz Boğazı'nın trafiğe açık kalması için kritik önemde olduğunu söyledi.
Basın toplantısında, NATO'nun hangi durum ve şartlar altında Hürmüz Boğazı'na müdahaleyi düşünebileceği yönünde bir soru alan Rutte, "Avrupa ve Kanadalı müttefiklerin ABD'nin harekete geçme çağrısını dikkate aldığını belirtmek isterim. Daha ilk günden Avrupa'daki üslerden binlerce kalkış yapıldığını gördük. Dolayısıyla ABD operasyonlarına destek sağlandı ve tamamı, ikili taahhütlere uyumlu gerçekleşti" şeklinde konuştu.
NATO olarak yaşanan gelişmelere muhtemel katkı konusunda tartışmalar yapılabileceğini ifade eden Rutte, "Gelişmeler sürüyor ve bunları izlemeye devam ediyoruz" dedi.
"Avrupa ve Kanada daha fazla sorumluluk üstlenerek, NATO içinde daha güçlü bir Avrupa oluşturulacak"
ABD'nin Avrupa'dan asker çekme hamlelerine ilişkin bir soruya cevabında NATO Genel Sekreteri Rutte, Avrupa'nın savunma harcamalarını büyük ölçüde artırdığını ve şu anda çok büyük bir değişim yaşandığını söyledi. Rutte, "Dün ABD Başkan Yardımcısını duydunuz. Kendisine tamamen katılıyorum. Avrupa daha büyük bir rol üstlenmek zorunda. Avrupa ve Kanada daha fazla sorumluluk üstlenerek, NATO içinde daha güçlü bir Avrupa oluşturulacak" diye konuştu.
Rutte, ABD'nin Avrupa'daki varlığının da süreceğini ve Avrupa'daki ABD varlıklarının hareketinin düzenli ve yapılandırılmış bir şekilde gerçekleşeceğini söyledi. Mark Rutte, ABD'nin Avrupa'daki 4 ila 5 bin askeri çekmesinin NATO'nun savunma planları üzerinde etkisi olmadığını söyledi.
"NATO, son İHA ihlallerine karşı sakin, kararlı ve ortantılı yanıt verdi"
NATO'nun İHA ihlallerine yönelik uygulamalarına ilişkin bir soruya Rutte, "Son birkaç gün içinde yaşananlara bakalım. Bu tam olarak planladığımız ve hazırlandığımız bir durumdu. NATO, son İHA ihlallerine karşı sakin, kararlı ve ortantılı yanıt verdi" ifadelerini kullandı. Rutte, ayrıca Rusya'nın Ukrayna İHA'larını ele geçirip bunları Baltık ülkelerine yönlendirdiği" iddiası hakkında bir bilgisi olmadığını söyledi.
Letonya'nın Ukrayna'ya topraklarını Rusya'ya yönelik İHA saldırıları için kullanma izni verdiği suçlamasına ilişkin bir soruya Rutte, "Bu Rus iddiası bütünüyle saçmalık. Tamamen saçmalık ve Rusya da bunun farkında" yanıtını verdi.
"Ankara'daki zirveden beklentim, Lahey'de gördüğümüz etkiye benzer bir sıçrama sağlaması"
Türkiye'de yapılacak NATO zirvesinden beklentilerinin ne olduğu sorusuna Rutte, "Türkiye'deki zirvenin bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük meseleye odaklanmasını istiyorum. Mesele sadece savunma harcamalarını artırmak değil, bu harcamaları daha fazla savunma sanayi üretimine dönüştürmektir" şeklinde konuştu.
ABD Başkanı Trump'ın savunma şirketlerinden üretimi dört katına çıkarmalarını talep ettiğini söyleyen Rutte, "Bu politikayı tamamen destekliyorum. Ben de ABD, Avrupa ve Kanadalı şirketlerle görüşüyorum. Avrupa derken buna Türkiye, İngiltere, Norveç ve AB de dahil. Daha fazlasını yapmak zorundayız" dedi.
Rutte, "Ankara'daki zirveden beklentim, Lahey'de gördüğümüz etkiye benzer bir sıçrama sağlaması. Lahey zirvesi, savunma harcamalarıyla ilgiliydi. Ankara zirvesi ise savunma sanayi üretiminde, gerçek anlamda büyük bir sıçrama sağlamak zorunda" diye konuştu.
"Çin'in Ukrayna savaşı konusundaki rolü konusunda asla saf olmadım"
Çin'in Rus askerlerine İHA eğitimi verdiği ve Çin'in Ukrayna savaşındaki artan rolüne ilişkin bir soru alan Rutte, "Bu olanlar konusunda saf olmamalıyız. Çin, 2022'den bu yana Rusya, Kuzey Kore ve İran ile yakın iş birliği içinde çalışıyor" ifadelerini kullandı.
NATO'nun bu durumun farkında olduğunu ve bu nedenle Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda ile yakın temasta olduğunu vurgulayan Rutte, "Çin'in yaptırımların delinmesine yardımcı olduğunu, çift kullanımlı ürünler sağladığını zaten biliyorduk. Bu yeni değil. Çin'in Ukrayna savaşı konusundaki rolü konusunda asla saf olmadım" ifadelerini kullandı.
"Kendimizi Rusya'ya karşı savunmak için tek bir müttefike aşırı derecede bağımlıyız"
ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'ya ilişkin "kağıttan kaplan" değerlendirmesi ve ittifaktan çıkma tehditlerine ilişkin bir soruya cevabında Mark Rutte, "Her açıklamaya tek tek yorum yapmayacağım. Ben büyük resme bakıyorum. Büyük resim, ABD Başkanı ve dün de Başkan Yardımcısı Vance'in açık bir şekilde Avrupa ve Kanada'nın NATO'nun konvansiyonel savunmasında, özellikle Avrupa kısmında daha fazla sorumluluk almasını beklediklerini söylemeleridir" şeklinde konuştu.
Rutte, "Avrupa, İngiltere, Türkiye ve Norveç ile birlikte 500 milyondan fazla nüfusa sahip ve karşımızda 120 ila 140 milyonluk bir Rusya var. Kendimizi Rusya'ya karşı savunmak için tek bir müttefike (ABD) aşırı derecede bağımlıyız" ifadelerine yer verdi.