Plaza dili, iş dünyasında sıkça karşılaşılan bir fenomen olup, Türkçe ile İngilizce kelimelerin iç içe geçtiği bir konuşma tarzını ifade eder. Özellikle kurumsal şirketlerde, toplantılarda ve e-posta yazışmalarında bu terimler yaygın olarak kullanılır. Ancak, bazıları gereksiz yere tercih edilerek ana dilin bozulmasına yol açabilir.

İşte plaza dilinde sıkça kullanılan bazı İngilizce kelimeler ve Türkçe karşılıkları:

ASELSAN’dan 166 milyon dolarlık yeni sözleşme
ASELSAN’dan 166 milyon dolarlık yeni sözleşme
İçeriği Görüntüle
  • Deadline (dedlayn): Son teslim tarihi
  • Feedback (fiitbek): Geri bildirim
  • Brief (briif): Kısa bilgi / özet
  • Meeting (miiting): Toplantı
  • Check etmek: Kontrol etmek
  • Forward etmek: E-posta yönlendirmek
  • Back-up almak: Yedek almak
  • Update etmek: Güncellemek
  • Schedule etmek (skejyul etmek): Planlamak
  • Reach out (riiç aut): Ulaşmak / temasa geçmek
  • Touch base (taç beys): Kısa iletişim kurmak
  • Call (kol): Telefon görüşmesi
  • Align olmak (alayn olmak): Uyumlu olmak / aynı çizgide olmak
  • Action almak: Harekete geçmek
  • Onboarding (onboording): Yeni çalışanı işe alıştırma süreci
  • Kick-off (kik of): Proje başlangıcı
  • Go live (go layv): Yayına / kullanıma geçmek
  • Postpone etmek (postpon etmek): Ertelemek
  • Approve etmek (epruv etmek): Onaylamak
  • De-brief (di-briif): Toplantı sonrası değerlendirme
  • Priority (prayoriti): Öncelik
  • Follow up (falov ap): Takip etmek
  • Take action (teyk ekşın): Harekete geçmek
  • FYI (ef way ay): Bilginize (For Your Information)
  • ASAP (ey es ey pi / eysap): En kısa sürede (As Soon As Possible)
  • Roadmap (rodmep): Yol haritası
  • Scope (skop): Kapsam
  • KPI (key pi ay): Başarı ölçütü (Key Performance Indicator)
  • ROI (ar o ay): Yatırım geri dönüşü (Return on Investment)
  • Benchmark (bençmark): Karşılaştırma standardı

Kaynak: Haber Merkezi