Almanya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz, kardeş parti ve koalisyonun küçük ortağı Hristiyan Sosyal Birlik Partisinin (CSU) Münih’te düzenlediği kurultayda konuk konuşmacı olarak yer aldı. İç ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Merz, ülkede daha önce benzeri görülmemiş bir siyasi kutuplaşma yaşandığını belirtti.

Merz, 20 Eylül’deki eyalet seçimlerinin ardından Berlin’de Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller’in, seçimde birinci olan Sol Parti ile hükümet kurma arayışına girmesini eleştirdi. Saksonya-Anhalt eyaletinde ise seçimleri ilk sırada tamamlayan aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisinin adayının Meclis Başkanı seçilmesine tepki gösterdi. AfD’li adaya CDU milletvekillerinin destek verdiği iddialarını da değerlendiren Merz, “Bu kişilere oy verilmesi gerektiğini düşünenlerin Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinde yeri yoktur. Aramızda yeri yoktur. İster soldan ister sağdan, nereden gelirse gelsin, Almanya’da karşı çıkıyoruz” dedi.

Merz, Berlin’de radikal sol bir partinin Yahudilere, polise ve İsrail’in var olma hakkına yönelik açıkça kışkırtıcı söylemlerde bulunduğunu, SPD ve Yeşiller’in de bu sürece katkı sağladığını savundu. Bu partinin Berlin’deki yönetimde yer almasına zemin hazırlandığını öne süren Merz, radikal AfD’nin de Almanya’yı istikrarsızlaştırmaya, Ukrayna’yı terk etmeye, Rusya’nın söylemlerini yaymaya ve ülkeyi yalnızlaştırmaya çalıştığını ifade etti.

Kardeş parti CSU’ya birlik çağrısı yaptı

Merz, CDU ve CSU’nun daha güçlü biçimde birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı. İki partinin genel başkanı arasında yakın iş birliğinin önem taşıdığını kaydeden Merz, bunun ortak bir sorumluluk olduğunu ve aşırı sol ile aşırı sağdan gelen tehditler nedeniyle bu sorumluluğun daha da arttığını söyledi.

“CDU ve CSU şimdi daha sıkı bir şekilde kenetlenmelidir. Bu güçlere ülkemizi teslim etmek istemiyoruz ve teslim etmeyeceğiz” diyen Merz, Almanya’nın önemli sorunlarla ve yanıt bekleyen temel sorularla karşı karşıya olduğunu belirtti. Ülke içindeki aşırılıkçıların ve dış güçlerin oluşturduğu tehlikeler karşısında Avrupa’nın özgürlüğü ile güvenliğinin nasıl korunacağına ilişkin soruların öne çıktığını söyledi.

Merz, vatandaşların gelecekteki iş olanaklarının nasıl güvenceye alınacağını, yaşamın nasıl yeniden karşılanabilir hale getirileceğini ve daha fazla adaletin nasıl sağlanacağını da merak ettiğini dile getirdi. Bu konularda çözüm üretebilmek için güçlü CDU ve CSU’ya, birlikte hareket eden ve mücadele eden bir Birlik’e ihtiyaç olduğunu belirterek, “Mesele Almanya ve Avrupa’dır, ne daha fazlası ne de daha azı” dedi.

“Rusya’nın her gün Almanya’yı istikrarsızlaştırmak istediğini görüyoruz”

Önümüzdeki haftalarda ve aylarda karşılaşılacak bazı sorunların yalnızca Almanya’nın çabasıyla çözülemeyeceğini ifade eden Merz, Avrupa Birliği’nin desteğinin özellikle özgürlüğün korunması açısından gerekli olduğunu söyledi. Kıtanın doğusunda ciddi bir tehditle karşı karşıya olduklarını ve Avrupa’daki barış düzenini derinden sarsan bir savaş yaşandığını kaydetti.

Bakan Fidan: Libya'da kalıcı çözüme yakınız
Bakan Fidan: Libya'da kalıcı çözüme yakınız
İçeriği Görüntüle

“Rusya’nın her gün Almanya’yı istikrarsızlaştırmaya çalıştığını görüyoruz” diyen Merz, Avrupa’da hukukun üstünlüğünün mü yoksa en güçlü olanın iradesinin mi geçerli olacağı sorusunun önem taşıdığını belirtti. Kıtanın karanlık dönemlerine dönülmesini istemediğini vurgulayan Merz, yaşananların artık yalnızca Ukrayna’yla sınırlı olmadığını ifade etti.

Avrupa genelinde siber saldırılar, sabotajlar, kritik altyapılara yönelik saldırı girişimleri ve demokratik toplumları istikrarsızlaştırma çabaları görüldüğünü söyleyen Merz, Leipzig Havalimanı’nda 4 Ağustos’ta yaşananları da bu girişimlere örnek gösterdi. Tüm bunların özgürlüğü tehdit ettiğini belirten Başbakan, özgürlüğü korumak amacıyla polise, acil durum hizmetlerine ve Alman Federal Silahlı Kuvvetleri’ne yatırım yaptıklarını söyledi.

Kaynak: İHA