İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ve bölgesel güvenlik konularına ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un İran’ın "11 nükleer bomba ile tehdit oluşturduğu" yönündeki iddialarına cevap veren Bekayi, "Bir yalan ve aldatma kampanyasıyla karşı karşıyayız ve dile getirilen iddiaların hiçbir doğruluk payı yoktur. İran’ın 10 ya da 11 atom bombasına sahip olduğu iddiası, ‘bir demir madenim var ve bu demir çeşitli süreçlerden sonra bıçağa dönüşebilir’ demeye benziyor. Batı, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu üzerinden dünyayı korkutuyor. Tüm bu iddialar, ABD’nin işlediği suçları meşrulaştırmak için ortaya atılıyor. Bu durumun tek sorumlusu, Siyonist rejimle birlikte bu saldırıyı gerçekleştiren ABD’li karar vericilerdir" dedi.

İran’da casusluk soruşturmaları hızlandırılacak
İran’da casusluk soruşturmaları hızlandırılacak
İçeriği Görüntüle

"Komşu ülkelerin topraklarının kullanılması belgelendiriliyor"

ABD’nin İran’a yönelik saldırılarda komşu ülkelerin topraklarını kullandığını vurgulayan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, "Bununla ilgili hiçbir şüphemiz yok. Aylar öncesinden bölge ülkelerini uyardık ve topraklarını İran’a karşı saldırganlara kullandırmamalarını istedik. Hepsi böyle bir şey olmayacağı konusunda bize güvence vermişti. Çünkü uluslararası hukuka göre hiçbir ülke kendi topraklarının başka bir ülkeye yönelik saldırı için kullanılmasına izin veremez" diye konuştu.

İsmail Bekayi, "Ancak bu süreçte ABD’nin sürekli olarak bu ülkelerin imkanlarını kullandığını gördük. Bu ülkelere defalarca onlarla bir sorunumuz olmadığını ve ilişkilerimizin devam edeceğini söyledik. Ancak biz saldırıya uğradık ve kendimizi savunmak en doğal hakkımızdır. Biz sadece bu ülkelerdeki ABD varlıklarını hedef alıyoruz. Bu konudaki belgeler hazırlanıyor. Fakat uluslararası kuruluşların tarafsız davranacağına dair fazla umutlu değiliz keza Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin son kararı da bunu gösterdi" ifadelerini kullandı.

"Sahte bayrak operasyonları ABD ve İsrail tarafından defalarca kullanıldı"

ABD ve İsrail’in sahte bayrak operasyonları düzenleyebileceği yönündeki iddiaları değerlendiren Bekayi, "Düşmanlarımız İran ile bölge ülkeleri arasındaki ilişkileri bozmak için her türlü aracı kullanıyor. Komşu ülkeler ve dünya kamuoyu bu süreci dikkatle takip etmelidir. Sahte bayrak operasyonları ABD ve İsrail tarafından defalarca kullanılmıştır. Son haftalarda da Siyonist rejimin çevre ülkelerde gerçekleştirdiği aldatma operasyonlarına tanık olduk. Ayrıca İran’ın savunma silahlarını da yeterince kopyaladılar. Şimdi ‘Kaliforniya’ya İran yapımı bir insansız hava aracı (İHA) ile saldırı yapılabilir’ diyorlar. İran İHA’larının menzilinin ne olduğunu bilmiyorlar mı? Silahlı kuvvetlerimiz hedef aldıkları her şeyi açıkça ilan eder ve yapmadıkları eylemleri de açıkça reddeder. Bu bir savaş ortamıdır ve bu ülkelerin geçmişi bellidir. Bu nedenle bölge ülkeleri aceleyle hüküm vermemelidir" şeklinde konuştu.

"Hürmüz Boğazı kapatılmadı, İran’ın denetimine alındı"

Hürmüz Boğazı’ndaki son gelişmelere ilişkin de açıklama yapan Bekayi, "Hürmüz Boğazı kapatılmamıştır. Ancak ABD ve İsrail’in oluşturduğu güvensizlik nedeniyle silahlı kuvvetlerimizin denetimi altına alınmıştır. Hiçbir kıyı ülkesi, düşmana ait gemi ve deniz araçlarının kendilerini güçlendirmek ya da kıyı ülkesine karşı saldırgan eylemler gerçekleştirmek amacıyla normal şekilde geçiş yapmasına izin veremez. ABD ve Siyonist rejim ile onların destekçilerinin İran’a zarar vermek için Hürmüz Boğazı’nı kullanmaları da doğal olarak mümkün değildir. Silahlı kuvvetlerimiz geçişleri kontrol ediyor ve İran’a yönelik saldırıya katılmayan ülkeler koordinasyon içinde boğazdan geçiş yapabiliyor. Başkalarının bu meseleye dahil olması kendi kararlarıdır. Ancak bölgedeki Müslüman ülkeler kısa süre önce bir soykırım başlatan bir rejimle aynı safta yer almayı kabul etmeyecektir. Eğer bölge halkları müdahil olacaksa, bu müdahale saldırganlara karşı olacaktır" dedi.

"İran her zaman Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin koruyucusu olmuştur"

Bazı ülkelere Hürmüz Boğazı’ndan geçiş için muafiyet sağlanmasına ilişkin soruya da cevap veren İsmail Bekayi, "Ülkeler, İran ile koordinasyon içinde gemilerini geçirebildi ve bu durum İran’ın sorumluluk sahibi yaklaşımını göstermektedir. İran her zaman Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin koruyucusu olmuştur. Son haftalarda yaşananlar ise ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılarından kaynaklanmaktadır. Bu durum, uluslararası hukuk ve mantık çerçevesinde kıyı devletinin doğal hakkıdır. Nasıl ki saldırganlara karşılık vermekte kararlıysak saldırganlarla birlikte hareket etmeyen ülkelerin gemilerinin geçişi konusunda da sorumluluğumuzu sürdürüyoruz" diye konuştu.

"ABD’li siyasetçiler İran savaşında büyük bir kafa karışıklığı yaşıyor"

Bekayi, Trump’ın İran’a ait Hark Adası’nı "eğlence için bombalayabilecekleri" yönündeki sözlerine de tepki göstererek, "Dünya halkları bu ateşi başlatmak için önce İran’dan gelen ‘yakın bir tehdit’ iddiasının ortaya atıldığını gördü. Ardından Pentagon böyle bir tehdidin olmadığını açıkladı. İran’ın nükleer programını tehdit olarak gösterdiler, oysa 9 ay önce İran’ın nükleer tesislerini yok ettiklerini söylemişlerdi. ‘Yakın tehdit’ söyleminden ‘eğlenmek için bombardımana’ gelinmiş olması, ABD halkının dikkat etmesi gereken bir durumdur. ABD’li siyasetçilerin ne kadar büyük bir kafa karışıklığı içinde oldukları ortadadır. İnsanlığa karşı bir savaş başlattılar ve şimdi her saat, her an bunu gerekçelendirmeye çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.

"Böyle bir savaşın bir daha bize dayatılmayacağından emin olmalıyız"

Savaşın sona ermesi için ideal şartlarının ne olduğu ve savaşın bugün sona ermesi halinde İran’ın nasıl tepki vereceği yönündeki soruyu da cevaplayan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, "Bu savaşı biz başlatmadık. Halkımız, diplomasiye bağlı kalmasına rağmen ülkesinin 9 ay içinde iki kez saldırıya uğramasını kabul etmez. Halkımız iki saldırgan yapının ülkemize ateş dayatmasını ve ne zaman zor durumda kalsalar ateşkes çağrısı yapmalarını kabul etmez. Böyle bir savaşın bir daha bize dayatılmayacağından emin olmalıyız. Bu nedenle halkımız ve silahlı kuvvetlerimiz, gerekli görüldüğü sürece İran’ı kahramanca savunarak bu savaşı sürdürmeye kararlıdır" diye konuştu.

"ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırısı gayrimeşrudur"

Donald Trump’ın söylemlerindeki çelişkiler ile bazı ülkelere Hürmüz Boğazı’nın güvenliği için askeri destek verme çağrısına da tepki gösteren İsmail Bekayi, "Diğer ülkelerin bu savaşa katılmaya davet edilmesi ve bu ülkelerin bilinçli şekilde bu çağrıyı reddetmesi dikkat çekicidir. Uluslararası hukuka en küçük saygısı olan hiçbir devlet böyle bir daveti kabul etmez. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırısı kesinlikle gayrimeşrudur ve ülkeler bunun farkındadır. Bu suça karşı kayıtsız kalmanın da diğer ülkeler açısından sonuçları olacaktır. Avrupa’da bile bazı ülkeler bu savaşın yasa dışı olduğunu dile getirmiştir. Umarız dünya ülkeleri, uluslararası normlar tamamen yok olmadan önce bu zorbalığa karşı durur" ifadelerini kullandı.

"FIFA Dünya Kupası ile ilgili gelişmeler hakkında hesap vermelidir"

Bekayi, Avustralya’da Kadınlar Asya Kupası sırasında bazı İran Kadın Milli Futbol Takımı oyuncularının iltica başvurusunda bulunmasıyla gündeme gelen tartışmalara da değinerek, "Avustralya’da yaşananlar ikiyüzlülük ve riyakarlığın bir örneğiydi. Minab’da İranlı kız çocuklarını katledip aynı zamanda kadın futbolcularla fotoğraf çektirmekten heyecan duymak büyük bir çelişkidir. Kadın futbolcularımızın Avustralyalıların cazibesine kapılmamasından gurur duyuyoruz. Nitekim birer birer geri döndüler. Bu durum tarihe geçti. İranlı vatandaşlara kötü muamele eden bir ülkenin böyle davranması kabul edilemez. Dünya Kupası konusunda FIFA hesap vermelidir. Turnuvanın düzenleyicisi FIFA’dır ve yapılan güvenlik uyarıları, ev sahibi ülkenin müsabakaları güvenli şekilde düzenleyemediğini göstermektedir. İran, Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan ülkelerden biri olarak bu hakkını kullanma yetkisine sahiptir" şeklinde konuştu.

"Tüm ülkeleri İran’a yönelik saldırıya ortak olmamaları konusunda uyardık"

Bazı ülkelerin İran’a yönelik saldırılara ortak olma ihtimaline karşı ülkelere uyarıda bulunan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, "İran’a ve İran halkına yönelik saldırganlığa ortak olacak bir suçun parçası olmamaları konusunda tüm ülkeleri uyarıyoruz. Bu günler mutlaka geçecek ve İran bu süreçten başı dik çıkacaktır. Hiçbir ülke saldırganı memnun etmek için kendi imkanlarını onun hizmetine sunmamalıdır. Avrupa ülkeleri üzerinde ciddi baskılar uygulanıyor. Bu durum ülkelerin ilkelerine ne kadar bağlı olduğunu ve Avrupa’nın yapıcı bir rol oynayıp oynayamayacağını gösterecek açık bir sınavdır. Romanya’nın bu saldırıya ortak olacağı yönünde bazı kararlar aldığını duyduk. Bu adım uluslararası hukuk açısından kabul edilemez ve siyasi açıdan Romanya’nın İran ile ilişkilerinde bir kara leke olacaktır" dedi.

Kaynak: İHA