Toplumda çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülse de idrar kaçırmanın, kadınların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen önemli bir sağlık problemi olduğu belirtildi.
Uzman Toktaş, bu durumun sosyal yaşamı olumsuz etkileyebildiğini belirterek, hastaların uzun yolculuklardan kaçındığını, sosyal ortamlarda zorlandığını ve günlük aktivitelerde kısıtlanma yaşadığını ifade etti. Toktaş, doğru tedavi yöntemleriyle idrar kaçırmanın büyük oranda kontrol altına alınabildiğini vurguladı.

Üç farklı türde görülüyor
İdrar kaçırmanın üç temel tipi olduğunu söyleyen Toktaş, bunları şöyle sıraladı:
Stres tipi: Öksürme, hapşırma veya ağır kaldırma sırasında ortaya çıkıyor.
Sıkışma tipi: Ani ve kontrol edilemeyen idrar ihtiyacı ile görülüyor.
Karışık tip: Her iki durumun birlikte yaşandığı tabloyu ifade ediyor.
Toktaş, pelvik taban kaslarının zayıflaması, zorlu doğumlar, menopoz, obezite, kronik kabızlık ve diyabetin en önemli risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi.
Tedavi kişiye özel planlanıyor
Tedavi sürecinde ilk olarak cerrahi dışı yöntemlerin tercih edildiğini belirten Toktaş, yaşam tarzı değişikliklerinin önemli rol oynadığını ifade etti. Pelvik taban egzersizleri, kilo kontrolü, sigaranın bırakılması ve mesane eğitiminin tedavide etkili olduğunu dile getirdi.
Menopoza bağlı durumlarda ise lokal tedavilerin semptomları hafifletebildiğini aktaran Toktaş, uygun hastalarda cerrahi seçeneklerin de değerlendirilebildiğini söyledi.
Cerrahi yöntemlerle tedavi mümkün
Cerrahi müdahalenin her hastaya standart olarak uygulanmadığını vurgulayan Toktaş, kararın hastanın durumuna göre verildiğini belirtti. Gerekli görülen durumlarda askı operasyonları ve onarıcı cerrahilerin tercih edildiğini ifade etti.
Gelişen tıbbi teknolojiler sayesinde bu operasyonların çoğunlukla kapalı yöntemlerle yapıldığını söyleyen Toktaş, hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini kaydetti.





