DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın arıcılara sağladığı destek ile Orman Genel Müdürlüğü'nün yeni tebliği kapsamında alınacak "Arı Konaklatma Ekosistem Hizmet Bedeli"nin çeliştiğini savundu. Karal, uygulamanın üreticiyi desteklemek yerine yeni bir mali yük getirdiğini söyledi.
"Bu, sağ eliyle verdiğini sol eliyle geri almaktır"
Bal üretiminin Türkiye için stratejik önemde olduğunu kaydeden Karal, "Bir taraftan arıcıya kovan başına 140 lira destek verdiğinizi açıklıyorsunuz, diğer taraftan yayımladığınız tebliğle ormanlık alana koyduğu her kovan için 100 lira geri alıyorsunuz. Buna destek denemez. Bu, verdiğini geri almaktır. Deli Dumrul'un bile aklına gelmeyecek bir uygulamayla karşı karşıyayız. Türkiye, dünyada kovan varlığında üçüncü, bal üretiminde ise ikinci sırada yer alıyor. Böylesine stratejik bir tarım sektörünü desteklemek yerine Orman Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesine gelir kapısı olarak görmek üretimi baltalamaktır." diye konuştu.
"Üreticiden 'Ekosistem Hizmet Bedeli' adı altında ücret alınması temel mantığa aykırıdır"
Milletvekili Karal, arıcılığın doğaya yük olmadığını, tam tersine orman ekosisteminin en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerek, "Arı ormanı kirletmez, tüketmez. Tam aksine bitkilerin tozlaşmasını sağlayarak ormanın devamlılığına katkı sunar. Ekosisteme zarar vermeyen, aksine ekosistemi güçlendiren bir üreticiden 'Ekosistem Hizmet Bedeli' adı altında ücret alınması temel mantığa aykırıdır." ifadelerini kullandı.
"Avrupa üreticisini koruyor, biz kendi arıcımıza yük getiriyoruz"
Avrupa Birliği'nin yerli bal üreticisini koruyacak yeni düzenlemeleri hayata geçirdiğini vurgulayan Karal, Türkiye'de ise üreticinin yeni mali yüklerle karşı karşıya bırakıldığını belirtti. Arıcılığın yalnızca bal üretimi olmadığını, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve biyolojik çeşitlilik açısından da stratejik öneme sahip olduğunu kaydeden Karal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Avrupa Birliği diyor ki; 'Benim yerli üreticim Çin'in ucuz ve şüpheli balıyla rekabet edemiyor. Tüketici, raftaki balın içinde hangi ülkeden ne kadar bal bulunduğunu bilsin ki yerli üreticiyi tercih edebilsin.' Bunun için etiketleme kurallarını sıkılaştırıyor. Biz ise sahte balı önleyecek, ithalat baskısını azaltacak güçlü denetim ve şeffaf etiketleme sistemini kurmak yerine, kendi arıcımıza ormana kovan koyduğu için kovan başına 100 lira ek yük getiriyoruz. Özellikle çam balı üretimi yapan gezgin arıcılar bu uygulamadan doğrudan etkilenecektir. Türkiye'nin ihtiyacı, üreticiyi cezalandıran yeni bedeller değil, üretimi artıracak destek politikalarıdır. Arıcıyı destekler gibi yapıp desteğin büyük bölümünü geri almak kabul edilemez. Bu uygulamadan derhal vazgeçilmelidir."




