Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak anılan düzenlemeye ilişkin siyasi temaslar sürerken, teklifin kapsamı da tartışılmaya devam ediyor. Ancak 3 Ağustos Pazartesi günü öğleden sonra itibarıyla kamuoyuna açıklanmış, TBMM kayıtlarına girmiş ve maddeleri resmen görüşülmeye başlanmış bir kanun teklifi bulunmuyor.
Dolayısıyla Meclis’te şu anda görüşülen bir yasa metninden değil, siyasi partiler arasında müzakere edilen ve bu hafta TBMM Başkanlığına sunulması beklenen bir düzenleme hazırlığından söz ediliyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 1 Ağustos’ta yaptığı açıklamada teklifin mümkünse siyasi partilerin ortak imzasıyla Meclis’e getirileceğini ve geniş bir çoğunlukla yasalaştırılmasının hedeflendiğini söyledi.
Yasanın ilk şartı silah bırakmanın teyit edilmesi
Düzenlemenin temelini, TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun şubat ayında kabul ettiği rapor oluşturuyor. Rapora göre hukuki sürecin başlaması için PKK’nın bütün unsurlarıyla silah bıraktığının ve örgütsel yapısını tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit edilmesi gerekiyor.
Tespit ve teyit işleminin objektif, ölçülebilir, denetlenebilir ve kurumlar arası eş güdüme dayalı ölçütlerle yürütülmesi öngörülüyor. Başka bir ifadeyle yasa, yalnızca bir fesih açıklamasını değil, silahların fiilen teslim edildiğine ve örgütsel faaliyetin sona erdiğine ilişkin resmî doğrulamayı esas alacak.
Geçici ve yalnızca bu sürece özgü olacak
Komisyon raporunda düzenlemenin “amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici” bir kanun olması öneriliyor. Bunun anlamı, mevcut ceza mevzuatının tamamını kalıcı biçimde değiştiren genel bir düzenleme yerine, silah bırakma ve örgütsel tasfiye sürecini yönetmek amacıyla belirli bir süre uygulanacak özel bir kanun çıkarılması.
Kurtulmuş da yasanın yalnızca feshedilen örgütün mensuplarını kapsayacağını, silahını bırakan ve örgütsel faaliyetten vazgeçtiğini açıklayanların düzenlemeden yararlanabileceğini belirtti. Yasanın uygulanma süresi henüz kesinleşmedi. Kurtulmuş, altı ay, sekiz ay veya bir yıllık sürelerin değerlendirilebileceğini ancak nihai kararın Meclis’te verileceğini söyledi.
Genel af öngörülmüyor
Düzenlemeye ilişkin resmî açıklamalarda en açık biçimde vurgulanan konu, yasanın genel veya kişiye özel af niteliğinde olmayacağı.
Komisyon raporunda silah bırakan örgüt mensupları hakkında mutlaka bir adli işlem yapılması gerektiği belirtiliyor. Ceza ve infaz hukukundaki mevcut hükümlerden yararlanılabileceği kaydedilirken, hazırlanacak düzenlemenin cezasızlık veya af algısı oluşturmaması isteniyor. Bu nedenle silah bırakmak, kişinin doğrudan ve herhangi bir yargısal inceleme yapılmadan serbest kalacağı anlamına gelmeyecek.
Her kişinin durumu, hakkındaki suçlamalar ve bireysel sorumluluğu ayrı ayrı değerlendirilecek. Ancak hangi suçların kapsam dışında tutulacağı, örgüt yöneticileri ile sıradan üyeler arasında nasıl bir ayrım yapılacağı ve uygulanacak adli işlemin biçimi henüz resmî bir teklif metniyle açıklanmadı.
Topluma dönüş için sosyal tedbirler de öngörülüyor
Komisyon raporu, yasanın yalnızca silah bırakanların ceza hukuku karşısındaki durumunu düzenlemekle sınırlı kalmamasını istiyor. İlgili kişilerin topluma güvenli ve sağlıklı biçimde yeniden katılabilmesi için ekonomik ve sosyal desteklerin de sürecin bir parçası olması öngörülüyor.
Bu kapsamda istihdam, eğitim, sosyal uyum ve kişilerin günlük yaşamlarını sürdürebilmelerine yardımcı olacak programların geliştirilmesi gündemde. Bölgedeki ekonomik ve sosyal yatırımların genişletilmesi de rapordaki öneriler arasında yer alıyor.
Yürütme içinde izleme mekanizması kurulacak
Raporda, yasanın uygulanmasını takip etmek ve sonuçlarını raporlamak üzere yürütme bünyesinde bir mekanizma kurulması öneriliyor. Bu yapı, silah bırakanların tabi tutulduğu işlemleri, uygulamanın hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını ve kurumlar arasındaki koordinasyonu izleyecek.
Yürütme tarafından hazırlanacak raporların TBMM’ye sunulması ve kamuoyunun sürecin aşamaları hakkında bilgilendirilmesi de öngörülüyor. Süreçte görev alan kamu görevlileri ile Meclis komisyonunun çalışmalarına katılanların faaliyetlerinin yasal güvenceye alınması da raporda yer alan başlıklar arasında.
Henüz kesinleşmeyen başlıklar neler?
Resmî teklif yayımlanmadığı için düzenlemenin kaç maddeden oluşacağı, kimlerin hangi şartlarla yararlanacağı, örgüt yöneticilerinin durumu, ağır suçlar bakımından getirilecek istisnalar ve uygulanacak denetimli serbestlik süreleri henüz kesinlik kazanmadı.
Basına yansıyan taslak bilgilerine göre kasten öldürme ve işkence gibi ağır suçlara karışanların kapsam dışında bırakılması; yalnızca örgüt üyeliği gibi suçlardan yargılananlar hakkında denetimli serbestlik uygulanması üzerinde çalışılıyor. Bazı haberlerde silah bırakma sürecinin istihbarat birimlerince izlenmesi ve belirli kişilere geçici siyasi faaliyet yasağı getirilmesi ihtimali de yer aldı. Ancak bu ayrıntılar resmî makamlarca doğrulanmadı ve teklif Meclis’e sunulana kadar değişebilir.
Öcalan’a ilişkin özel düzenleme açıklanmadı
Mevcut resmî açıklamalarda Abdullah Öcalan’ın hukuki durumu, tahliyesi veya cezasının infazına ilişkin özel bir madde bulunduğu yönünde bilgi yer almıyor. Komisyon raporunun ortak bölümünde de “umut hakkı” adıyla ayrı bir düzenleme bulunmuyor.
Aynı şekilde siyasi suçlardan hükümlü veya tutuklu bulunan herkesi kapsayan geniş bir af, bütün mahkûmlara yönelik infaz indirimi ya da geçmişte işlenen suçların topluca ortadan kaldırılması da açıklanan çerçevenin parçası değil.
Demokratikleşme önerileri ayrı başlıkta
Komisyon raporunda AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması, infaz sisteminin gözden geçirilmesi, tutuklamanın istisna olması, ifade ve basın özgürlüğünün güçlendirilmesi, Terörle Mücadele Kanunu’nun yeniden ele alınması ve belediye başkanının görevden uzaklaştırılması halinde yerine belediye meclisinin seçim yapması gibi öneriler de bulunuyor.
Ancak bu başlıklar, raporun “demokratikleşme önerileri” bölümünde ayrı olarak sıralanıyor. Bunların tamamının bu hafta sunulması beklenen çerçeve yasaya gireceği yönünde kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor. Çerçeve yasanın ilk aşamada silah bırakma, adli işlemler, toplumsal uyum ve sürecin denetlenmesiyle sınırlı tutulması; daha geniş demokratikleşme düzenlemelerinin ise sonraki yasama çalışmalarına bırakılması bekleniyor.
Teklif bu hafta Meclis’e gelebilir
TBMM Başkanı Kurtulmuş’un açıkladığı takvime göre teklifin 3-9 Ağustos haftasında Meclis’e sunulması hedefleniyor. Teklif Başkanlığa verildikten sonra maddeleri ve gerekçesi kamuoyuna açılacak; ardından ilgili komisyonda görüşülerek Genel Kurul gündemine alınacak.
Bu nedenle düzenlemenin gerçek kapsamı, kimleri hangi koşullarla içine alacağı ve kimleri dışarıda bırakacağı ancak resmî teklif metninin yayımlanmasıyla kesinleşecek.


