Ata Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen seminerde 80’in üzerinde mahalle sakini etkili iletişim ve aile içi sağlıklı iletişim yöntemlerini öğrenme şansı buldu. Klinik Psikolog Şeyma Yeşilyurt’un sunumuyla düzenlenen seminerde iletişim nedir, iletişim çeşitleri, kendimizi tanımanın iletişim üzerine etkileri, iletişim rolleri ve özellikleri, aile içi iletişimin modelleri, iletişimi engelleyen tavırlar, iletişim dili gibi etkili iletişim için gerekli konu başlıkları etraflıca dinleyicilere aktarıldı.

G V N 5957

Duyguların nasıl ifade edildiği çok önemli

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden ders çalışma istasyonları ve kütüphane hizmeti Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden ders çalışma istasyonları ve kütüphane hizmeti

İletişimi engelleyen tavırlardan bahseden Yeşilyurt “Emretmek, yönlendirmek, uyarmak, tehdit etmek, ahlak dersi vermek, vaaz vermek, öğüt vermek, mantık yoluyla inandırmak gibi iletişimi engelleyen tavırlar bulunmaktadır. İletişim kurulmasında duygularımızı nasıl ifade ettiğimiz çok önemli. Yaşadığımız duyguların bizi yönlendirmesine izin vermememiz gerekiyor. Etkili iletişimde dur, duygularını fark et, düşün ve davran şeklinde 4 D kuralını uygulamak büyük katkı sağlıyor. İletişim sürecinde insanları değiştirmeye çalışmak yerine düşünerek davranmalıyız. Mutluluğumuz ve mutsuzluğumuz başkalarının davranma biçimine değil, seçimlerimize bağlıdır” dedi.

G V N 5988

İletişim aile kimliğinin yerleşmesine katkı sağlıyor

Aile içi iletişim modellerini de anlatan Yeşilyurt, “İletişim aile kimliğinin yerleşmesine yardımcı olmaktadır. Eşitlikçi iletişim biçiminde her birey iletişime eşit bir katılım göstermektedir. Böylece aile üyeleri birbirleriyle güvenli bir uyum sağlamaktadır. Aile üyeleri birbiriyle doğrudan iletişim içindedir. Bireyler arası uzaklık ortadan kalkmıştır.Dengeli dağılan iletişim biçiminde ise belirli alanlarda uzman olan aile üyeleri, bu yöndeki rollerini daha iyi yerine getirirler. Bu iletişim şeklinin ortaya çıkmasındaki diğer koşul, kadının ve erkeğin uzmanlık alanlarının eşit dağılım içinde olmasıdır. Geleneksel çekirdek ailelerdeki rol dağılımı buna iyi bir örnek oluşturur” şeklinde konuştu.

Kaynak: Harutyun Çerme