Türkiye’de şirketlerin finansal sıkıntılarının hukuki sürece yansıması 2025 yılında rekor düzeye çıktı. Konkordatotakip.com isimli web sayfasında yer alan bilgilere göre, konkordato ve iflas başvurularında önceki yıllara kıyasla sert bir artış yaşandı. Özellikle kesin ve geçici mühlet kararlarındaki yükseliş, reel sektördeki nakit sıkışıklığının derinleştiğine işaret etti.
Verilere göre 2025’te kesin mühlet kararları 2023’e kıyasla yüzde 383, geçici mühlet kararları yüzde 442 oranında arttı. Aynı dönemde mahkemelerce verilen iflas kararlarında ise yüzde 280’lik artış kaydedildi. Ekonomi çevreleri, bu tabloyu yüksek finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep ve artan üretim giderleriyle ilişkilendiriyor.
Konkordatoda rekor İstanbul'un
Konkordato başvurularının coğrafi dağılımında İstanbul açık ara ilk sırada yer aldı. Kentte 2025 yılı boyunca 1417 konkordato dosyası açıldı. İstanbul’u sırasıyla Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya izledi. Özellikle büyükşehirlerde yoğunlaşan başvurular, sanayi ve ticaret hacmi yüksek bölgelerde finansal baskının daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor.
Tekstil ve hazır giyim başı çekiyor
Sektörel dağılıma bakıldığında, tekstil ve hazır giyim sektörü 177 dosya ile konkordato başvurularında ilk sırada yer aldı. Sektör, artan hammadde maliyetleri, ihracat pazarlarındaki daralma ve kur-enflasyon dengesizliği nedeniyle son dönemde ciddi bir baskı altında bulunuyor.
Konkordato başvurularında ilk beşe giren diğer sektörler ise inşaat, metal ürün imalatı, sebze ve meyve toptancılığı ile gıda oldu. Bu tablo, sadece sanayi değil, ticaret ve tarım bağlantılı alanlarda da ödeme güçlüğünün yaygınlaştığını gösteriyor.

Yargı süreçleri uzuyor, belirsizlik derinleşiyor
Veriler, şirketlerin yalnızca ekonomik değil, hukuki belirsizlikle de uzun süre karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Buna göre mahkemelerde; iflas kararları ortalama 386 günde, konkordato reddi kararları 422 günde ve konkordato tasdik kararları ise ortalama 687 günde sonuçlanıyor.
Uzmanlara göre bu süreler, firmaların finansal planlama yapmasını zorlaştırıp, tedarikçiler ve çalışanlar açısından da riskleri artırırken; uzayan süreçler, konkordatonun “nefes alma” amacının zaman zaman tersine dönmesine de yol açabiliyor.
Ekonomi için uyarı sinyali
Ekonomi çevreleri, konkordato ve iflas verilerindeki sert yükselişi reel sektöre yönelik güçlü bir uyarı sinyali olarak değerlendiriyor. Özellikle KOBİ’lerin krediye erişimde zorlanması, borç yapılandırmalarının sınırlı kalması ve talep daralması, 2026 yılında da benzer iflas risklerinin gündemde kalabileceğine işaret ediyor.
Bu sebeple, yeni yılda da aynı tablonun yaşanmaması için uzmanlar; konkordato sisteminin etkinliğinin artırılması, yargı süreçlerinin hızlandırılması ve borç yapılandırma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekliliğine vurgu yapıyor.





