Sermaye piyasalarında yatırım fonlarından kaynaklanan likidite sıkışıklığının ardından başlatılan adli soruşturmalarda yeni kararlar alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 18 Eylül Cuma günü yaptığı açıklamada, fon ve pay piyasalarındaki manipülatif işlem iddiaları kapsamında dört şüphelinin tutuklandığını duyurdu.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ise yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 yatırım fonunun tasfiyesine ilişkin yol haritasını belirledi. Yatırımcıların birikimlerinin nasıl ödeneceğini düzenleyen kararla iki banka yetkilendirildi.

Gürlek açıkladı: 4 tutuklama, 51 kişiye yurt dışı yasağı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemleri yakından takip ettiğini belirterek SPK tarafından yürütülen incelemelerin ardından suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.

Soruşturmaların, Sermaye Piyasası Kanunu'nun piyasa dolandırıcılığını düzenleyen 107'nci maddesi kapsamında yürütüldüğünü bildiren Gürlek, fon yönetim kurulu başkan ve üyelerinin de aralarında bulunduğu dört şüphelinin tutuklandığını kaydetti.

Gürlek, 51 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandığını, malvarlıklarının kaçırılmasını önlemek amacıyla ilgili hesaplar ve malvarlığı değerleri hakkında da tedbir kararları alındığını bildirdi.

Bakan Gürlek, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında, yatırımcılarda korku ve paniğe neden olabilecek spekülatif paylaşımlar yaptığı belirtilen 246 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini açıkladı.

Borsa soruşturmalarında 20 şüpheli tutuklandı
Borsa soruşturmalarında 20 şüpheli tutuklandı
İçeriği Görüntüle

SPK, 131 yatırım fonu için iki bankayı görevlendirdi

Adli soruşturmalar sürerken SPK, 17 Eylül tarihli ve 2026/61 sayılı bülteninde tasfiye kararı verilen yatırım fonlarının işlemlerine ilişkin usul ve esasları yayımladı.

Kurulun kararına göre, yedi portföy yönetim şirketine ait toplam 131 fonun tasfiye süreci iki banka tarafından yürütülecek.

Türkiye İş Bankası, Tera Portföy Yönetimi AŞ'nin kurucusu olduğu fonların portföy saklayıcısı ve tasfiye işlemlerini yürütmekle görevli banka olarak belirlendi.

Ziraat Bankası ise A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula Portföy Yönetimi şirketlerinin kurucusu olduğu fonların tasfiye işlemlerini gerçekleştirecek.

Her iki banka, fonların malvarlıklarının nakde dönüştürülmesi ve yatırımcılara ödeme yapılması dahil tasfiye için gerekli işlemleri yürütmeye yetkili olacak.

Yatırımcıların paraları nasıl ödenecek?

SPK kararında, tasfiye kapsamındaki fonlarda bulunan varlıkların nasıl nakde dönüştürüleceği ve elde edilen tutarların yatırımcılara nasıl aktarılacağı da düzenlendi.

Buna göre, öncelikle fonların dolaşımdaki katılma payları ile yatırımcıların bireysel saklama hesapları arasında Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve görevlendirilen bankalar aracılığıyla mutabakat yapılacak.

Ardından fon portföylerindeki finansal varlıklar, yatırımcıların menfaatleri, piyasa derinliği ve likidite koşulları dikkate alınarak bankaların belirleyeceği aralıklarla satışa çıkarılacak.

Satışlardan elde edilen nakit, yatırımcıların hesaplarına sahip oldukları fon katılma payları oranında aktarılacak.

SPK, yatırımcılara yapılacak ödemelerin bankalar tarafından belirlenecek dönemler itibarıyla gerçekleştirilmesini öngördü.

TEFAS üzerinden verilmiş ancak gerçekleştirilememiş katılma payı iade talimatlarından doğan tutarlar ise tasfiye kapsamında elde edilen nakitten öncelikli olarak karşılanacak.

Tasfiye için üç aylık süre belirlendi

SPK'nın düzenlemesine göre fonların malvarlıklarının tasfiyesi, duyuru tarihinden itibaren en fazla üç aylık sürenin bitimini izleyen ilk iş gününde tamamlanacak.

Kurulun uygun görmesi durumunda bu süre uzatılabilecek.

Tasfiye kapsamındaki fonlar için 17 Eylül'den itibaren TEFAS dışındaki dağıtım kanallarından da yeni katılma payı alım ve iade talimatı gerçekleştirilemeyecek.

Böylece yatırımcıların fonlardan çıkış işlemleri, SPK'nın belirlediği tasfiye ve ödeme planı kapsamında yürütülecek.

Bakan Şimşek: Sistemik bir risk yok

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de 18 Eylül'de NTV'ye yaptığı açıklamada, fon piyasasında yaşanan gelişmeleri ve alınan tedbirleri değerlendirdi.

Sınırlı sayıdaki fonda piyasa bozucu işlemler tespit edildiğini belirten Şimşek, alınan önlemlerle riskin diğer fonlara yayılmasının önüne geçilmesinin amaçlandığını söyledi.

Şimşek, tasfiye sürecinin Borsa İstanbul üzerindeki olası etkisine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

"Tasfiye süreci borsayı baskı altına almayacak."

Türkiye'de 2 bin 38 yatırım fonu bulunduğunu ve bunlardan 131'inin tasfiye kapsamına alındığını belirten Şimşek, sorunların piyasanın geneline yayılmadığını savundu.

Alınan tedbirlerin yeterliliğine ilişkin soruya da yanıt veren Şimşek, "Şu aşamada yeterli" dedi.

Bakan Şimşek, yatırımcıların haklarını korumaya yönelik önlemlerin sürdürüleceğini, serbest fonlara ilişkin teminat yapısını güçlendirecek yeni düzenlemelerin de hayata geçirileceğini bildirdi.

Muhabir: Çağlar Bülent Sansar