Dışişleri Bakanlığı Van Temsilcisi Emre Zeki Karagöl, dünyanın en büyük sodalı gölü olma özelliğini taşıyan Van Gölü’nün derinliklerinde yer alan ve yaklaşık 40 metreye ulaşan mikrobiyalitlerin tescillenmesi için uluslararası başvurunun yapıldığını duyurdu. Bilimsel verilerle desteklenen başvurunun ön değerlendirmeyi geçtiği belirtilirken, nihai karar için birkaç aylık inceleme sürecinin devam ettiği bildirildi.
"Mikrobiyolit denizlerdeki mercana eş değer"
İHA muhabirine konuşan Dışişleri Bakanlığı Van Temsilcisi Büyükelçi Emre Zeki Karagöl, Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı'nı (DAKA) ziyareti sırasında mikrobiyalitlerle ilgili çalışmalardan etkilendiğini belirtti. Büyükelçi Karagöl, "Van'a atanmamın akabinde, Dışişleri Bakanlığı temsilcisi olarak ilk ziyaret ettiğim kurumlardan biri Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı'ydı. Burada gördüğüm bir kitapta Van Gölü'ne ilişkin çok güzel fotoğraflar vardı ve bunlardan bir tanesi de mikrobiyolitlerle alakalıydı. Biliyorsunuz mikrobiyolit, denizlerdeki mercana eş değer. Dünyanın en uzun ve en büyük mikrobiyolitlerinin, 40 metreye yakın boylarıyla Adilcevaz-Tatvan bölgesinde, Van Gölü'nde olduğu bilgisini aldım. Sonra Van Gölü konusundaki uzmanlarımızdan Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nden emekli Prof. Dr. M. Namık Çağatay ile görüştüm. Onlar beni bilimsel akademik dergilere yönlendirdiler. Orada da 1990 yılından itibaren yapılan yayınlarda bu dev mikrobiyalitlerden bahsediliyordu" dedi.
"Ön elemeyi geçtik"
40 farklı ülkede basılan Dünya Rekorlar Kitabı ile yapılan görüşme süreciyle ilgili bilgi veren Karagöl, "Bu yayınlarla dev mikrobiyolitlerin varlığı kesinleştikten sonra, kişisel tarihimde önemli bir yeri olan, 1978 yılından beri bildiğim ve babamın bana zamanında doğum günü hediyesi olarak verdiği, 40 farklı ülkede basılan Dünya Rekorlar Kitabı ile temasa geçtim. Bana yaklaşık 8-9 sayfalık bir başvuru formu gönderdiler; formu doldurup kendilerine ilettim. Ön elemeyi geçtik; yani yaptığımız başvurunun incelemeye değer olduğu bilgisini bize yazdılar. Akabinde Dünya Rekorlar Kitabı, bilimsel olarak iddiamızın gerçekliğini araştırmaya başladı" diye konuştu.
"Van kahvaltısından sonra ikinci rekor hedefi"
Van'ın tanıtımı için bu girişimin büyük önem taşıdığını vurgulayan Karagöl, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bana verilen bilgiye göre 3-4 aylık bir araştırma süreci olacak. Ondan sonra da bize ‘kitaba girmeye değer' veya ‘hayır' cevabını verecekler. Umarım kitaba gireceğiz. Eğer girebilirsek, Van'dan ikinci bir unsurun Rekorlar Kitabı'na dahil olmasından dolayı hep beraber mutlu olacağız. Biliyorsunuz, ilk unsur Van kahvaltısı idi. Başvurumun ve bütün girişimimin amacı; Van ve bölge kültürüne özgü bir unsurun dünya tarafından tanınması ve bilinmesidir."