Macaristan’ın başkenti Budapeşte, Türk dünyasının liderlerini bir araya getiren Türk Devletleri Gayriresmi Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı. Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın ev sahipliğinde gerçekleşen zirveye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev katıldı.
Zirvenin açılış konuşmasını yapan Başbakan Viktor Orban, katılımcı liderlere teşekkür ederek, Türk devletleriyle sürdürülen iş birliğinin Macaristan açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Avrupa Birliği içindeki ekonomik zorluklara işaret eden Orban, “Eğer sadece AB’ye bağlı olsaydık çok daha fazla sorun yaşardık. Ancak TDT ile kurduğumuz ilişkiler sayesinde durum farklı gelişti” dedi.
Ukrayna savaşının ekonomik etkilerine de değinen Orban, Türkiye'nin barışa yönelik tutumunu övdü. “Üç yıldır her zaman barıştan yana oldunuz. Bu sadece ahlaki açıdan değil, aynı zamanda bizim çıkarımıza da uygun bir tutumdu. Türkiye Cumhurbaşkanını ve barış misyonunu takdir ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Orban ayrıca, Türkiye ile enerji iş birliğine de dikkat çekerek, “TürkAkım olmasaydı Macaristan’da enerji sıkıntısı yaşanabilirdi. Bu nedenle Erdoğan’a bu projeye verdiği güçlü destekten ötürü teşekkür ediyorum” dedi.

Zirvede söz alan Kırgızistan Cumhurbaşkanı ve TDT Dönem Başkanı Sadır Caparov ise bölgesel tehditlere karşı iş birliği ve dayanışmanın önemine dikkat çekerek, Kırgızistan’ın entegrasyon ve refah odaklı tüm girişimleri desteklediğini belirtti. Caparov, “Kırgızistan Cumhuriyeti ve TDT Dönem Başkanı olarak desteğinizi bekliyoruz” çağrısında bulundu.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev de küresel düzeyde artan tarifeler ve ticaret engellerine değinerek, Türk Devletleri arasındaki ekonomik ortaklıkların ve projelerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Zirve, Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde ekonomik iş birliklerinin ve bölgesel istikrar arayışlarının yeni bir döneme girdiğini gösterdi.


