Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan lise öğrencilerine yönelik cinsel taciz ve istismar suçlamalarıyla açılan davada Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, 46 sayfalık gerekçeli kararını açıkladı.

Mahkeme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçların çoğunlukla tanık veya kamera kaydının bulunmadığı kapalı ortamlarda işlendiğine işaret ederek, çocukların anlatımlarının olayların gerçekleşme biçimi ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kararda, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin içtihatlarına da yer verildi.

Gerekçeli kararda, çocukların soruşturma ve yargılama aşamalarındaki ifadelerinde görülen küçük farklılıkların anlatımların güvenilirliğini tek başına ortadan kaldırmayacağı kaydedildi. Çocukların yaşları, psikolojik durumları ve olayların özelliklerinin dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

Mahkeme, farklı dönemlerde TBMM’de staj yapan ve birbirlerinden bağımsız olarak ifade veren çocukların anlattığı olayların temel unsurlarının örtüştüğü değerlendirmesinde bulundu. Çocukların beyanlarının WhatsApp yazışmaları, tanık ifadeleri ve dosyadaki diğer maddi delillerle desteklendiği belirtildi.

Kamu görevinin sağladığı nüfuza dikkat çekildi

Kararda, sanıkların TBMM’de görev yapan personel olarak stajyer öğrenciler üzerinde yönlendirme, gözetim ve denetim yetkisine sahip oldukları ifade edildi. Mahkeme, çocukların yaşlarının küçük olması ve kurumsal hiyerarşi içinde sanıkların gözetimi altında bulunmaları nedeniyle kamu görevinin sağladığı kolaylık ve nüfuzdan yararlanıldığı sonucuna ulaştı.

Dosyadaki mesajlaşmaları da inceleyen mahkeme, bazı sanıkların gönderdiği mesajların yalnızca arkadaşça iletişim kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtti. Yazışmaların içeriği, gönderildiği tarihler, çocukların anlatımları ve taraflar arasındaki görev ilişkisi birlikte ele alındığında mesajların cinsel amaç taşıdığı değerlendirmesi yapıldı. Sanıkların mesajların yanlış anlaşıldığı yönündeki savunmaları kabul edilmedi.

Dört sanığa hapis cezası

Mahkeme, Durmuş Uğurlu’ya “çocuğa karşı cinsel taciz” ve “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçlarından toplam 7 yıl 4 ay 3 gün, Recep Seven’e ise “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

231 milyon liralık bahis trafiğine 22 ilde operasyon
231 milyon liralık bahis trafiğine 22 ilde operasyon
İçeriği Görüntüle

İbrahim Beşlioğlu, “çocuğa karşı cinsel taciz” suçundan 2 yıl 3 ay; Halil İlker Güner ise aynı suçtan, uygulanan indirimle 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezasına çarptırıldı. Ramazan Çetin hakkında, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi.

Halil İlker Güner hakkında fiziksel temas iddiasına dayanan “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçlamasından yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurulurken, elektronik yazışmalar nedeniyle cinsel taciz suçundan mahkûmiyet kararı verildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olay tarihinde 18 yaşından küçük dört öğrencinin TBMM’de staj yaptıkları dönemlerde Meclis lokantasında çalışan beş kişi tarafından taciz ve istismara maruz bırakıldığı ileri sürülmüştü. Sanıklar hakkında 16 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edilmişti.

Muhabir: Çağlar Bülent Sansar