Ankara'da kaçakçılık operasyonunda 4 şüpheliye işlem
Ankara'da kaçakçılık operasyonunda 4 şüpheliye işlem
İçeriği Görüntüle

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) mutfaklarında staj yapan öğrencilere yönelik cinsel taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarının gerekçesini açıkladı. Mahkeme, mahkumiyet verilen sanıkların stajyer öğrenciler üzerindeki usta-çırak ilişkisinden kaynaklanan otoriteyi ve kamu görevinin sağladığı kolaylığı kötüye kullandıkları, mağdur beyanlarının ise dosyadaki diğer delillerle desteklendiği değerlendirmesinde bulundu.

TBMM mutfakları davasında deliller birlikte değerlendirildi

Gerekçeli kararda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, Recep Seven, İbrahim Beşlioğlu ve Ramazan Çetin hakkında farklı mağdurlara yönelik "çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından kamu davası açıldığı hatırlatıldı.

Mahkeme, yargılama sürecinde mağdur beyanları, tanık anlatımları, dijital materyaller, HTS kayıtları, WhatsApp yazışmaları, kamera görüntüleri ve bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirildiğini belirtti. Kararda, sanıkların suçlamaları reddettikleri, mesajların cinsel amaç taşımadığını, fiziksel temas iddialarını kabul etmediklerini ve mağdurların kendilerine iftira attığını savundukları aktarıldı.

Mahkeme, dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyet verilen sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, mağdur beyanlarının kendi içinde tutarlı bulunduğu ve diğer delillerle desteklendiği kanaatine varıldığını ifade etti.

TBMM mutfakları davasında nitelikli hal hükümleri uygulandı

Gerekçeli kararda, sanıkların TBMM'de kamu görevlisi olarak çalışmaları ve stajyer öğrenciler üzerinde eğitim ile denetim yetkisine sahip olmalarının suçların işlenmesini kolaylaştıran unsur olarak değerlendirildiği belirtildi.

Bu nedenle mahkumiyet verilen sanıklar hakkında kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılmasına ilişkin nitelikli hal hükümlerinin uygulandığı, aynı mağdura yönelik benzer eylemlerin farklı tarihlerde tekrarlanması nedeniyle ilgili sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerine de yer verildiği kaydedildi.

Mahkeme ayrıca sanıkların geçmişi, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları ile sabıka kayıtlarını değerlendirerek uygun görülenler hakkında takdiri indirim uyguladı. Hapis cezalarının niteliği ve süresi dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi ve seçenek yaptırımlara çevrilmesi taleplerinin ise reddedildiği belirtildi. Mahkumiyet verilen sanıklar hakkında bazı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına yönelik güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına da karar verildi.

TBMM mutfakları davasında bazı sanıklar beraat etti

Mahkeme, mağdur A.G.'nin soruşturma aşamasındaki ifadeleri ile kovuşturma aşamasındaki beyanları arasında önemli çelişkiler bulunduğunu, duruşmada önceki anlatımlarını kabul etmediğini ve bazı olayların yaşanmadığını söylediğini belirtti.

Bu gerekçeyle Recep Seven ve Durmuş Uğurlu hakkında A.G.'ye yönelik isnat edilen suçlardan beraat kararı verildiği, Ramazan Çetin hakkında ise yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurulduğu ifade edildi.

Mahkeme ayrıca A.G.'nin duruşmadaki beyanlarının soruşturma aşamasındaki ifadeleriyle uyuşmadığını değerlendirerek, gerçeğe aykırı beyanda bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla "iftira" suçu yönünden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Kararda, mahkumiyet hükümlerinin yalnızca mağdur beyanlarına değil; telefon incelemeleri, mesaj içerikleri, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık ifadelerinin birlikte değerlendirilmesine dayandırıldığı, ceza yargılamasında tüm deliller birlikte değerlendirilerek vicdani kanaate ulaşıldığı belirtildi.

Kaynak: İHA