Sekonder İnfertilite Nedir?

İnfertilite (kısırlık) sorunu daha önce çocuk sahibi olmuş ve tedavi gerektirmeyen çiftleri de etkileyebilir. Bu duruma "Sekonder İnfertilite" denir. Sekonder, tıp dilinde "ikincil" anlamına gelir ve bu durum, primer infertilite kadar yaygın olmasa da, çocuk sahibi olmayı arzulayan çiftler için çok yıkıcı olabilir. Bu sorunu yaşayan çiftler, genellikle daha önce çocuk sahibi oldukları için duygusal olarak daha fazla etkilenebilirler. Ayrıca, yaşamlarının en üretken dönemlerinde böyle bir sorunla karşılaşmak, çiftlerin aile, sosyal ve iş hayatlarını olumsuz etkileyebilir.

Op.dr.numan Bayazit 2-1

Sekonder İnfertilitenin Yaygın Nedenleri ve Belirtileri

  1. Kadının Kilo Artışı:

    • Evliliğin başlangıcında düzenli adet gören bir kadın, ilk doğumdan sonra kilo alırsa, bu durum adet düzeninin bozulmasına ve seyrekleşmeye yol açabilir. Bunun nedeni genellikle yumurtlamanın olmamasıdır. Polikistik Over Sendromu (PCOS) olan kadınlarda, fazla sayıda yumurta olur ancak bunlar büyüyüp çatlayamazlar, bu da gebelik şansını azaltır.
  2. Yumurtaların Sayı ve Kalitesinde Azalma:

    • 35 yaşından sonra kadınların yumurta sayısı ve kromozom kalitesi düşmeye başlar. 40 yaş sonrası, diğer sağlık problemleri olmasa dahi, her ay gebe kalma şansı %5’e kadar düşer. Bu yaşlarda gebelik şansını kaybeden çiftlerin doktora başvurma olasılığı %50’nin üzerindedir. Ayrıca, kemoterapi, radyasyon tedavisi, yumurtalık operasyonları ve otoimmün hastalıklar da yumurtaların sayısını ve kalitesini etkileyebilir.
  3. Düşük Sonrası Kürtajlar:

    • Düşük sonrası rahimde kalan parçalar, kürtajla temizlenmelidir. Ancak bu işlem rahime zarar verebilir ve yapışıklıklara yol açabilir. Yapışıklıklar, rahmin içinde bebeğin tutunmasına engel olabilir, bu da sekonder infertiliteye neden olabilir.
  4. Geçirilmiş Pelvik İltihaplar:

    • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, özellikle Chlamidya ve Gonore gibi enfeksiyonlar tüplerde tıkanmaya neden olabilir. Bu durumda, yumurta spermle buluşup rahme taşınamaz, bu da gebelik şansını ortadan kaldırır.
  5. Endometriozis:

    Doç. Dr. Buğra Subaşı: Bahar alerjisi soğuk algınlığıyla karıştırılmamalı
    Doç. Dr. Buğra Subaşı: Bahar alerjisi soğuk algınlığıyla karıştırılmamalı
    İçeriği Görüntüle
    • Endometriozis, rahim iç zarını kaplayan dokunun normalde bulunmadığı bölgelerde, örneğin tüpler veya yumurtalıklarda yayılmasıdır. Bu durum, bazen infertiliteye yol açabilir.
  6. Myomlar ve Polipler:

    • Rahimdeki myomlar ve polipler, gebelik şansını olumsuz etkileyebilir. Özellikle myomlar rahmin içine doğru büyüdüğünde, polipler ise 2 cm’den büyükse, bunlar gebeliği engelleyebilir.
  7. İstmosel:

    • Sezaryen doğum sonrasında rahimdeki kesilen bölgenin üzerinde sıvı birikmesi durumu istmosel olarak adlandırılır. Bu sıvı, embriyonun rahme tutunmasını engelleyebilir.
  8. Geçirilmiş Pelvik Cerrahiler:

    • Myom, çikolata kisti, apandisit gibi rahatsızlıklar için yapılan pelvik cerrahiler, tüplerde yapışıklıklara yol açabilir ve bu da gebeliği engeller.
  9. Sperm Faktörü:

    • Daha önce normal sperm üretimi olan erkeklerde, çeşitli nedenlerle sperm üretimi bozulabilir. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, hormonal bozukluklar, ilaç kullanımı, sigara ve alkol tüketimi, testis tümörleri gibi faktörler sperm kalitesini etkileyebilir.

Sekonder İnfertilite Tedavisi

Op. Dr. Numan Bayazıt, sekonder infertilite tedavisinin, problemin nedeni, süresi ve kadının yaşı göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiğini söyledi. Tedavi seçenekleri arasında kilo verme, yumurtlatma tedavisi (ovülasyon induksiyonu), aşılama (intrauterin inseminasyon), tüp bebek (IVF) ve cerrahi müdahaleler yer alabilir.

Dr. Bayazıt, sekonder infertilite yaşayan çiftlerin, tedaviye başlamadan önce zaman kaybetmemeleri gerektiğini ve 35 yaşın üzerindeki çiftlerin, en geç 6 ay içinde uzman bir doktora başvurmaları gerektiğini vurguladı.

Sonuç olarak, sekonder infertilite, birçok farklı nedene bağlı olarak gelişebilir. Ancak bu durum, doktor yardımı ve uygun tedavi yöntemleriyle çözülebilir.

Kaynak: Haber Merkezi