Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türk Parlamenterler Birliği Programı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin sağlık alanındaki önceliklerini ve yürütülen çalışmaları değerlendirdi. “Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık” modeliyle Sağlıklı Türkiye Yüzyılı programını başlattıklarını belirten Memişoğlu, ülkenin beş temel sağlık sorununu obezite, tütün ve kötü alışkanlıklar, uyuşturucu, davranışsal bağımlılıklar ve düşük doğurganlık hızı olarak sıraladı. Toplum sağlığını korumak için özellikle obezite ve tütün kullanımıyla mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.
Tütün kullanımının önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyleyen Memişoğlu, 2025’te Türkiye’de 8,5 milyar paket sigara satıldığını ve sigaraya yapılan yıllık peşin harcamanın 15 milyar dolara ulaştığını kaydetti. TÜİK’in son araştırmasına ilişkin verileri paylaşan Bakan, Türkiye’de 13-17 yaş aralığında 7,5 milyon kişi bulunduğunu, bu grubun 2,5 milyonunun sigara kullandığını söyledi. Genç nüfustaki kullanım oranının yüzde 30 olduğunu belirten Memişoğlu, sigaraya başlama yaş ortalamasının da 17 olduğunu ifade ederek, “Dramatik bir sorunla karşı karşıyayız” dedi.
Aile hekimlerinin çalışmaları sayesinde son bir yılda, henüz klinik belirti oluşmadan 8 bin kişiye kanser tanısı konulduğunu aktaran Memişoğlu, erken teşhisin önemine işaret etti. Aile hekimlerinin hastalar için hastane randevusu alabildiğini, hastanın belirtileri ve sağlık geçmişine ilişkin bilgileri elektronik sistem üzerinden ilgili hekimlere iletebildiğini belirtti.
Sağlık kurulu raporuyla kullanılan ilaçlara erişimi kolaylaştırmak amacıyla düzenlemeler yaptıklarını söyleyen Bakan, aile hekimlerinin ilaç yazma ve rapor düzenleme yetkilerinin genişletildiğini kaydetti. Ücretsiz kanser taramalarının sürdüğünü ifade eden Memişoğlu, tarama hizmetleriyle bugüne kadar 31 milyon kişiye ulaşıldığını bildirdi.
Sağlıklı Hayat Merkezlerinde 17 branşta ücretsiz hizmet sunulduğunu belirten Memişoğlu, vatandaşların bu merkezlere yalnızca hastalandıklarında değil, sağlıklarını korumak amacıyla da başvurabileceğini vurguladı. Merkezlerde diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, sosyolog, diş hekimi ve çocuk gelişimcisi hizmetlerinin yanı sıra kanser taramaları ve koruyucu sağlık hizmetleri de veriliyor.
Sağlık altyapısı ve yeni hizmetler
Türkiye’nin sağlık altyapısının önemli ölçüde geliştirildiğini belirten Memişoğlu, hastane sayısının bin 156’dan bin 526’ya, yatak kapasitesinin 164 binden 274 bine çıktığını söyledi. Nitelikli yatak sayısının 18 binden 184 bine, yoğun bakım yatağı sayısının ise 2 binden 48 bine yükseldiğini aktaran Bakan, sağlık çalışanı sayısının 378 binden 1,5 milyona ulaştığını kaydetti.
Normal doğumun desteklenmesine yönelik çalışmalara da değinen Memişoğlu, “Fizyolojik olan normal doğum. Sezaryen bir ameliyat şekli” dedi. İlk gebeliğini yaşayan anne adaylarına gebeliklerinin son üç ayında ebe tahsis edildiğini ve Anne Yolculuğu mobil uygulamasının hayata geçirildiğini belirtti. Memişoğlu, 2024’ten bu yana ilk kez primer sezaryen oranında 5,5 puan düşüş yaşandığını bildirdi.
Evde sağlık, palyatif bakım, uzaktan sağlık hizmetleri ve aile hekimliğini bir araya getiren entegre bir sistem oluşturduklarını anlatan Bakan, uygulamanın Kayseri ve İzmir’de pilot olarak yürütüldüğünü söyledi. Yoğun bakımdan çıkarılan hastaların ihtiyaçlarına uygun bakım birimlerine yönlendirilmesi ve evlerinde uzaktan izlenmesi için çalışmalar yapıldığını belirten Memişoğlu, sistemin ülke genelinde yaygınlaştırılacağını ifade etti.
Sağlıklı kişilerin sağlıklarını korumalarına yönelik esenlik mevzuatının da uygulamaya alındığını kaydeden Memişoğlu, bu merkezlerde tedavi amaçlı işlem yapılmayacağını ve iyileşme dönemindeki hastalara hizmet sunulmayacağını belirtti. Esenlik hizmetlerinin sağlıklı kişilerin sağlık durumlarını korumalarına yönelik olduğunu anlatan Bakan, özel sektörde açılan merkezler için iki temel sınır bulunduğunu söyledi: merkezlerde tedavi uygulanmayacak ve nekahet dönemindeki hastalara hizmet verilmeyecek. Ameliyattan sonraki altı aylık iyileşme sürecinde bu merkezlerden yararlanılamayacağını, bu süre geçtikten sonra fizik tedavi gibi hizmetlerin alınabileceğini ifade etti.
Göreve başladığından bu yana 524 aile sağlığı merkezi ve 45 sağlıklı hayat merkezi yaptıklarını açıklayan Memişoğlu, 365 aile sağlığı merkezinin inşasının sürdüğünü, 766 merkezin daha planlandığını bildirdi. Bu yıl 68 hastanenin tamamlandığını ve 12 ağız ve diş sağlığı merkezi yapıldığını belirten Bakan, 106 hastanenin inşaat çalışmalarının da devam ettiğini kaydetti.
Yerli sağlık teknolojileri ve bebek ölümleri
“Üreten Sağlık” modeliyle bilimsel fikirleri ürüne dönüştürmeyi ve yerli sağlık teknolojilerinin geliştirilmesini hedeflediklerini ifade eden Memişoğlu, bilim insanlarını üreticiler ve finansörlerle bir araya getirdiklerini söyledi. Türkiye’de mobil röntgen cihazı üretildiğini ve cihaza yapay zekâ özelliği eklendiğini aktaran Bakan, ASELSAN ile geliştirilen kalp-akciğer makinesinin yüzde 90’ın üzerinde yerlilik oranıyla kullanılmaya başlandığını bildirdi. Ayrıca iki yıl içinde yerlilik oranı yüzde 70 olan ultrason cihazlarının üretilmesinin ve sekiz aşının yerli olarak geliştirilmesinin hedeflendiğini belirtti.
Bebek ölüm hızının sağlık hizmetlerinin niteliğini gösteren temel ölçütlerden biri olduğunu vurgulayan Memişoğlu, 2002’de canlı doğumlarda binde 31,5 olan oranın bugün binde 7,7’ye gerilediğini söyledi. Bebek ölüm hızının 2024’te binde 8,9 iken bir yılda binde 7,7’ye düştüğünü belirten Bakan, bu değişimin yaklaşık 3 bin bebeğin yaşamını sürdürmesi anlamına geldiğini ifade etti.




