Lübnan ile İsrail arasında ABD’nin arabuluculuğunda yürütülen doğrudan görüşmelerin beşinci turu Washington’da devam ederken Beyrut yönetimi, İsrail güçlerinin Güney Lübnan’dan tamamen çekilmesi talebini yineledi.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülkesinin görüşmelerden beklentisinin toprak bütünlüğünün ve devlet egemenliğinin yeniden sağlanması olduğunu belirtti.

Avn, Lübnan’ın “İsrail işgalinin Güney Lübnan’da tamamen sona ermesi ve her türlü dış vesayetin eş zamanlı olarak ortadan kalkması” dışında bir sonucu kabul etmeyeceğini söyledi.

Görüşmelerin Lübnan ve halkı açısından istenen sonuçlara ulaşmasını umduğunu belirten Avn, müzakere sürecinin belirleyici olmasını beklediklerini ifade etti.

Lübnan çekilme takvimi istiyor

Lübnan ve İsrail heyetleri arasındaki beşinci tur görüşmeler 23 Haziran Salı günü Washington’da başladı. Askerî ve siyasi temsilcilerin katıldığı müzakerelerin üç gün sürerek 25 Haziran Perşembe günü tamamlanması planlanıyor.

Lübnan heyetinin görüşmelerde İsrail’den, ülkenin güneyindeki askerî varlığını sona erdirmesine ilişkin “makul ve uygulanabilir” bir takvim sunmasını isteyeceği bildirildi.

İngiltere Başbakanı Starmer istifa etti
İngiltere Başbakanı Starmer istifa etti
İçeriği Görüntüle

İsrail tarafı ise Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve iki ülke arasında kapsamlı bir barış anlaşmasına ulaşılmasını görüşmelerin temel amacı olarak gösteriyor.

İsrail hükümet sözcüsü David Mencer, müzakerelerin önündeki temel engelin Hizbullah olduğunu savunarak örgütün silahsızlandırılması ve askerî yapısının dağıtılması gerektiğini söyledi.

Hizbullah ise silahlarını tamamen bırakmayı reddediyor ve Lübnan hükümetine İsrail ile yürütülen doğrudan görüşmelerden çekilme çağrısında bulunuyor.

“Pilot bölge” önerisi masada

Washington’daki görüşmelerde, İsrail güçlerinin savaş sırasında girdiği bazı bölgelerden çekilerek bu alanların denetimini Lübnan ordusuna bırakmasını öngören ABD destekli bir plan da değerlendiriliyor.

“Pilot bölge” olarak adlandırılan önerinin, belirli alanlarda uygulanacak sınırlı bir çekilme ve devir süreciyle başlaması planlanıyor. Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, askerî heyetler arasındaki görüşmelerin çekilme takvimi ve pilot bölgelerin oluşturulmasına odaklandığını bildirdi.

İsrailli yetkililer, söz konusu bölgelerde görevlendirilecek Lübnan askerlerinin ABD tarafından eğitilmesini ve Hizbullah ile bağlantılarının bulunmadığının denetlenmesini istiyor. İsrail’in ayrıca sınır boyunca oluşturulacak bir tampon bölgede askerî varlığını korumayı talep ettiği belirtiliyor.

Lübnan tarafı ise görüşmeler tamamlanmadan herhangi bir plan üzerinde uzlaşmaya varılmış sayılamayacağını vurguluyor. Avn, pilot bölgelere ilişkin temasların sürdüğünü ve İsrail’in yanıtının beklendiğini açıkladı.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, görüşmeler sürerken yaptığı açıklamada, ABD yönetiminin talep etmesi durumunda dahi Güney Lübnan’dan tamamen çekilmeyeceklerini söyledi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İsrail güçlerinin gerekli görüldüğü sürece bölgede kalacağını savundu.

Leiter: Görüşmeler raydan çıkabilir

İsrail’in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter, beşinci turun başlamasının ardından müzakere sürecinin hedefinden uzaklaştığını öne sürdü.

Süreci “tren kazası” benzetmesiyle eleştiren Leiter, görüşmelerin raydan çıkma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Leiter, müzakerelerin başlangıçtaki hedeflerinin iki ülke arasında tam barışın sağlanması, İran’ın Lübnan’daki etkisinin sona erdirilmesi ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması olduğunu savundu.

ABD ile İran arasında varılan mutabakat kapsamında Lübnan’daki ateşkesin de ele alınmasına tepki gösteren Leiter, İran’ın Lübnan’daki sürecin bir parçası olmaması gerektiğini ileri sürdü.

Güney Lübnan’da 11 bin 95 bina yıkıldı

Diplomatik görüşmeler sürerken Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının Güney Lübnan’a ilişkin hasar değerlendirmesi, çatışmaların yol açtığı yıkımın boyutunu ortaya koydu.

UNDP ile Lübnan Ulusal Bilimsel Araştırma Konseyinin hazırladığı rapora göre, Litani Nehri’nin güneyindeki bölgelerde 11 bin 95 bina tamamen yıkıldı. Bu binalarda toplam 17 bin 891 konut birimi bulunuyordu.

İki bin 242 binada kısmi, 9 bin 311 binada ise daha hafif düzeyde hasar tespit edildi. Binalardaki doğrudan maddi zararın 1 milyar 380 milyon dolar, oluşan enkazın ise yaklaşık 3,1 milyon metreküp olduğu hesaplandı.

Değerlendirme, 29 Nisan 2026 tarihli yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerinin 23 Ekim 2025 tarihli görüntülerle karşılaştırılmasına dayanıyor. Veriler, nisan sonrasında meydana gelen yıkımı ve yol, köprü, elektrik, su ile iletişim altyapısındaki hasarı kapsamıyor.

Kaynak: İHA