Özel Haber: Kadir Gürhan 

Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 42 bin 310’a yükseldi. Depremden hemen sonra enkaz altında kalan vatandaşlarımızı bulmak için arama kurtarma çalışmasına katılan Şilan, eğitmeni Halit Canbaş ile birlikte 100’ün üzerinde enkazda yaptığı aramada 12 kişinin hayatını kurtardı. Deprem kuşağında yer alan Türkiye’de toplamda 38 K9 köpeği bulunduğuna dikkat çeken Canbaş, bu sayının yeterli olmadığını söyledi. 
Yaşanan depremden hemen sonra kamuoyu ‘yağmacıları’ konuşurken K9 arama kurtarma köpeği olan Şilan enkaz altında hayat belirtisi arıyordu. Şilan ve diğer K9 köpekleri keskin koku alma yetenekleri sayesinde deprem, sel ve heyelan gibi olası afetlerde arama kurtarma ekiplerinin adeta gözü, kulağı ve rehberi oluyorlar.  Teknolojinin yetersiz kaldığı anlarda onlar devreye giriyor ve birçok insanın enkaz altından canlı kurtarılmasını sağlıyorlar.
 Sarıyer Belediyesi’nin Sivil Savunma Biriminde Arama Kurtarma Teknisyeni olarak çalışan eğitmen Halit Canbaş, olası İstanbul depremi konuşulurken İstanbul’da bulunan K9 köpek sayısının 9 tane olduğunu belirtti. Bu sayının yetersiz olduğunun altını çizen Canbaş, “İstanbul’da 9 tane resmi kimlikte köpek var.  Bunların 3’ü yerel belediyelerin 2’si İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, bir tanesi STK’nın ve geri kalan 3 tanesi de AFAD’ın köpekleri. İstanbul’da 39 tane yerel belediye var ama 3 tane belediyede K9 köpeği var. Belediyeler bir köpek yetiştirebilecek bir bütçeye sahip değiller mi? İnsan kaynağında sıkıntı mı var? En küçük belediyede bile bugün 3 bin tane personel çalışıyor ve her belediyenin veterinerlik hizmeti adı altında koca bir müdürlüğü var. Bütçesi en çok olan müdürlüklerden biridir. Bir belediye çalışanı olarak bunları biliyorum. Bu benim belediyemde varsa başka belediyede de var” ifadelerini kullandı. Deprem bölgesinde arama kurtarma çalışmaları bittikten sonra İstanbul’a köpeği Şilan ile birlikte dönen Canbaş sorduğumuz sorulara cevap verdi. 
Şilan’ın kelime anlamı nedir, neden Şilan ismi konuldu? 
Şilan, Kürtçe’de kuşburnu anlamına gelen bir dağ meyvesidir. Şilan ismi özellikle bizim yörede Doğu Anadolu Bölgesi’nde kadınlara verilen bir isimdir. İsimden kaynaklı adaşım diyerek bağrına basan da oluyor, daha soğuk yaklaşan da. Şilan kelimesi anadilimde bir kelime ve Şilan da benim bir parçam olduğu için bu ismi kullanmaya karar verdim. Yumuşak ve güzel bir isim, İngilizce bir isimdense bu ismi tercih ettim. 

K9 köpek sayımız yeterli değil (2)


“HER ŞEY AFAD KÖPEK EĞİTİM KURSU İLE BAŞLADI”
K9 eğitmenliği fikri nereden doğdu?

Sarıyer Belediyesi’nin Sivil Savunma Biriminde Arama Kurtarma Teknisyeni olarak görev yapıyorum. Afet eğitmeni ve aynı zamanda dalgıç olarak görev yapıyorum. AFAD tarafından köpek eğitim kursu açılmıştı bu kursa başvuru yaptım. Başta işin teorik olduğunu düşünüyordum, sonradan öyle olmadığını anladım. Bir ay sonra kurstan kovuldum. Eğitmen arkadaşlar bana bu işi yapamayacağını söylediler. Ben kendilerinden bir hafta daha müsaade istedim. Daha sonra da K9 eğitmenliğine geçiş yaptım. Üç aylık teorik ve pratik eğitimden sonra öğrendiklerimi bir köpek ile uygulamaya geçmem gerekiyordu. Araştırmalara başladım ve sosyal medya üzerinden sahiplendirilen Şilan’ı buldum. Üç ayrı köpeği gördüm ama en çok Şilan’ı beğendim, aradığım kriterlere uygundu. Şilan o zamanlar 70-75 günlüktü. Köpeklerde var olan en büyük korku terk edilme korkusudur. Annesinden daha yeni alınan Şilan ile bu süreci iyi koordine ederek bugüne geldik ve başarılı olduk. Şilan halk dilinde Belçika Kurdu olarak tanınan bir cins ve şu an üç yaşından gün aldı. 
“SOKAK KÖPEĞİ DE EĞİTİLDİKTEN SONRA K9 KÖPEĞİ OLABİLİR”
Türkiye’de olası bir felakette ya da doğal afette K9 köpekleri sayısı yeterli mi? Türkiye’de kaç tane K9 köpek sayısı var?

K9 denilen tabir görev köpeklerinin aldığı eğitimin ismidir. Yani K9 denilen bir cinsi yok. Sokak köpeği de görev için yetiştirilip ve eğitimden geçirilirse o da K9 köpeği olabiliyor. Sınavını şu an tamamlamış TSK, Emniyet, STK’ler ve yerel belediyeler de dahil olmak üzere toplamda 38 köpek var. Yani bütün Türkiye arama kurtarma açısından 38 köpeğe emanet. Bu sayı çok ama çok eksik. Örneğin Letonya gibi deprem bölgesi olmayan bir ülkede bizim köpeklerimizin niteliğinde 400 tane köpek var. Biz bir deprem ülkesiyiz, öyle bir deprem ülkesiyiz ki on binlerce insanın bir gecede ölebileceği yer. Kıyaslanma yapıldığında utanç verici bir rakam. Bu sayıların çoğaltılması için anlayışımızı değiştirmemiz gerekir. Beni yaratanın köpeği de yarattığını bilmeliyiz. Bu dünyada eşit şekilde yaşama hakkı vermiştir. Bu anlayışa ve bu erdeme vardıktan sonra sayı çoğaltılabilir. Örneğin Hollandalılar, Güney Koreliler ve Amerikalılar bir sürü köpekle geldiler ve köpekleri ile ön plana çıktılar. Meksikalı köpek Proteo insan kurtarmaya gelmişken öldü. Çok duygulu bir durum çünkü benim meslektaşımın partneri, iş ortağıdır. Bir nevi depremin sembolü haline geldi. 

K9 köpek sayımız yeterli değil (1)


“K9 KÖPEKLERİ KAZAZEDEYİ, AFETZEDEYİ OYUNCAĞINI SAKLAYAN KİŞİ OLARAK GÖRÜYOR”
K9 köpeğiyle olası bir felakette nasıl işe başlıyorsunuz? Tespitler nasıl yapılıyor ya da anlaşılıyor?

Beş ve üzeri bir deprem olasılığında ortak alanda toplanarak afet bölgesine hareket ediyoruz. Bizler eğitim çalışmalarımızı dört mevsime ve her iklime göre yapıyoruz. Köpeklerimiz her iklime alışkın durumda. Köpeklerimizin tek amacı oyuncağı alıp enkaz altında saklanan kişiyi bulmaktır. O sadece oyuncağını alıp gizlenen oyun arkadaşını arıyor. Biz eğitimleri bu şekilde oyun alanı üzerine kuruyoruz. K9 köpekleri kazazedeyi, afetzedeyi oyuncağını saklayan kişi olarak görüyor. Bunu enkazın üzerinde etrafında onlarca kişi olsa dahi altındakini arıyor. Oyuncağı alan kişi ortalıkta gözükmeyen ve nefes alan kişidir. Biz insan nefesi odaklı çalışıyoruz. Her köpek eğitmenin köpeğine uyguladığı bir komut ve belirti var. Bu uygulandığında köpeklerimiz başka bir kimliğe bürünüyor.  Enkazın altında biri varsa ve nefes alıyorsa, alınan nefes dışarıya çıkıyorsa tepki veriyorlar. Tepkisini de havlayarak belirtiyorlar. 
“İSTANBUL’DA OLASI BİR DEPREMDE BEN DE AFETZEDEYİM”
Depremin gerçeğiyle yaşıyorken, sizin gibi arama kurtarma ekiplerinin can güvenliği öncelikle olması gerekmiyor mu? Devlet bunun için bir önlem alıyor mu?

Jandarmanın Arama Kurtarma (JAK) diye bir birimi var ve AFAD ile birlikte köpek eğitmenlerine lojman önceliği veriyor. Aslında teşvik amaçlı ve sayının az olması nedeniyle böyle bir şey var. Bu durum bütün arama kurtarma ekiplerine uyarlanabilir. İstanbul’da olası bir depremde ben de afetzedeyim. Benim sahada çalışabilmem için yaşıyor olmam ve ailemin güvende olması gerekiyor. Bu benim mesleğim dahi olsa ailem her şeyden önce geliyor. Ki herkes için bu böyledir. Onların güvenliğinden endişem olmayacak ki ben de sahada çalışabileyim. 
“İSTANBUL’DA 39 TANE YEREL BELEDİYE VAR AMA 3 TANE BELEDİYEDE K9 KÖPEĞİ VAR”
İstanbul depremi kapıdayken 9 tane k9 köpeği yeterli mi? İstanbul Büyükşehir ve yerel belediyeler bunun için bir önlem alıyor mu? Sizin bu sayıları artırmak için bir projeniz var mı? 

Ben bir resmi kurum çalışanıyım. Gerek STK’lar, gerek belediyelerden ve gerek gönüllülerden bana eğitim konusunda talep geliyor. Bunu oturtmak mesele. İstanbul’da 9 tane resmi kimlikte köpek var.  Bunların 3’ü yerel belediyelerin 2’si İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, bir tanesi STK’nın ver geri kalan 3 tanesi de AFAD’ın köpekleri. İstanbul’da 39 tane yerel belediye var ama 3 tane belediyede K9 köpeği var. Belediyeler bir köpek yetiştirebilecek bir bütçeye sahip değiller mi? İnsan kaynağında sıkıntı mı var? En küçük belediyede bile bugün 3 bin tane personel çalışıyor ve her belediyenin veterinerlik hizmeti adı altında koca bir müdürlüğü var. Bütçesi en çok olan müdürlüklerden biri. Bir belediye çalışanı olarak bunları biliyorum. Bu benim belediyemde varsa başka belediyede de var. Köpek eğitmenliği 8-5 mesai işi değil, memur anlayışıyla hareket edilecek bir şey değil. Gece, karda, doluda eğitim yapıyoruz. Gece-gündüz eğitimleri var çünkü afetin günü, gecesi ya da mevsimi yok. 
“100’ÜN ÜZERİNDE ENKAZDA ARAMA YAPTIM, 12 KAYITLI OLAN GERİ DÖNÜŞ ALDIK”
Şilan Kahramanmaraş merkezli depremlerde kaç can kurtardı?

Gaziantep havaalanında indikten sonra orada beş tane bina araması yaptık. Yanlış değilsem Ertan Apartmanında ve Polat Sitesinde ikişer ayrı yere tepki verdi. Bu tepkileri tespit ettikten sonra bizi Hatay’a sevk ettiler. Hatay ve Gaziantep’te toplamda 30 yere tepki verdi. Tepkilerden sonra orayı terk edip başka yere gittiğimiz için oradan kaç kişi çıkarttıklarını bilmiyorum. Dolayısıyla on gün boyunca toplamda 100’ün üzerinde enkazda arama yaptım, bize geri dönüşü olan ve isimleri kayıtlı olan 12 kişidir. Onlardan en çok ilgi çeken 6 aylık olan Helen bebeğimiz vardı. Aynı yerde Tolga diye bir arkadaşımız vardı.  Umutların kesildiği, çalışma yapılan bir yerde bunlar oldu. Arama çalışması sonlandırılacaktı biz, son kez olarak devreye girdik ve Şilan tepki verdi. İkilemde kalan çalışma ekipleri inisiyatif alarak çalışmaya başladılar. Ben de Şilan’ın tepkisinden çok emin olduğum için arama yapıldı ve bu canlarımız kurtarıldı. Tekiden iki saat sonra kolonun altında bebeğimizi aldık, devam eden çalışma ile akrabalarını ve sonra da aynı yerde 4 kişi daha çıkarıldı. Mesela aynı enkaza başka köpek getirildi tepki vermedi. Enkazdan sonra bebeğin babaannesi Şilan’a sarılarak Şilan’ı öptü. Çocuklarını Şilan kurtardı. Bu tarz mutluluklar yaşadığımız hüznün yanında bir zerre de olsa bizi sevindiriyor. 

Editör: Hüseyin Çözen