Michael Jackson’ın hayatını konu alan Michael adlı biyografik filmin, gösterime günler kala kapsamlı bir müdahaleyle yeniden şekillendirildiği öne sürüldü. Variety’nin haberine göre filmin ilk senaryosu, 1993’te Jackson’a yöneltilen çocuk istismarı suçlamalarını ve Neverland’e gelen polislerin delil arayışını içeriyordu. Ancak daha sonra filmin bu bölümünün çıkarıldığı ve yapımın finalinin Jackson’ın kariyerinin zirvesindeki “Bad” turnesi dönemine taşındığı bildirildi.
Mirasçılar devreye girdi iddiası
Haberlere göre değişikliğin arkasında, Jackson’ın mirasçıları adına çalışan ekibin hukuki ve editoryal müdahalesi bulunuyor. Variety ve Pitchfork, Jackson’ı cinsel istismarla suçlayan ilk isim olan Jordan Chandler’la geçmişte yapılan anlaşmada, bu ismin sinema filminde doğrudan anılmasını engelleyen bir madde bulunduğunu aktardı. Bu nedenle filmin üçüncü perdesinin yeniden yazıldığı, 22 günlük ek çekim yapıldığı ve bu süreç için 10 ila 15 milyon dolar arasında ek bütçe ayrıldığı öne sürüldü.
Yapılan değişiklik, filmin yalnızca içeriğini değil, anlatı eksenini de değiştirdi. İlk taslakta Jackson’ın kamuoyundaki en tartışmalı dönemlerinden birine giren hikâye, son halinde daha çok sanatçının sahne kariyerine ve başarı dönemine odaklanıyor. Böylece biyografik yapımın, Jackson’ın hayatındaki en ağır suçlamaları dışarıda bırakan daha kontrollü bir çerçeveye kaydığı değerlendirmesi yapılıyor.
Danışmanlık ekibi de tartışılıyor
Filmde yapım sürecine Jackson’ın avukatı John Branca, arşiv sorumlusu Karen Langford ve oğlu Prince’in danışmanlık verdiği; çocukları Bigi ve Paris’in ise sürece dahil olmadığı bildirildi. Film 24 Nisan 2026’da vizyona girecek ve başrolde Michael Jackson’ı, sanatçının yeğeni Jaafar Jackson canlandıracak.
Bu iddialar, Michael Jackson’ın mirası etrafındaki eski tartışmaları yeniden gündeme taşımış oldu. Son günlerde BBC’nin yayımladığı Michael Jackson: An American Tragedy belgeseli de Jackson hakkındaki cinsel istismar iddialarını yeniden kamusal tartışmanın merkezine çekmişti. Biyografi filminin bu başlığı dışarıda bırakması, daha vizyona girmeden kültür-sanat dünyasında yeni bir sansür ve temsil tartışması başlattı.



