Hayatımızın çoğunu, kararlarımızı, yapacaklarımızı karakterimiz ve alışkanlıklarımız belirler. Alışkanlıklar yerinde ve dozunda olduğu vakit iyi, bağımlılığa veya takıntıya dönüştüğünde ise vahim bir hal almaktadır. Kötü alışkanlıklar çok çabuk kazanılıyor da nedense iyi alışkanlıkları sürdürmek zaman ve zahmet alıyor. Misal, sigara bağımlılığını bırakmak bir hayli zaman alırken, sağlıklı beslenme alışkanlığını elde edebilmek için bile canımızdan can çıkıyor. Aynı durum huylarımız için de geçerli. Kötü huylarımızı sürdürmekte ısrar ederken iyi olmayı tercih etmek zaman alıyor. Boşuna dememişler, can çıkar huy çıkmaz diye. Bir başka ihtimalde şu, artık öyle bir zamanda yaşıyoruz ki iyi olmak, saf olmak kullanılmak, ezilmek için bir sebep oluşturuyor. Hepimiz iyiliği, güzelliği içimizde saklar olduk. İnsanlar birbirlerini zayıf anlarından ve zayıf yanlarından yakalamaya bayılıyor. İşte bu yüzdendir ki insanlar iyi ve yumuşak taraflarını kendine saklıyor. Bir bilgenin öğrencileri bir gün sormuşlar: "İnsanlar neden kötü alışkanlıkları daha kolay ve iyi alışkanlıkları daha zor edinirler? Neden iyi alışkanlıklarını uzun süre muhafaza "edemiyorlar? Yaşlı bilge: "Peki ben size şöyle bir soru sorayım: Eğer iyi tohumu güneşte bırakırsak ve kötü, çürümüş tohumu toprağa gömersek ne olur sizce?" demiş. "İyi tohum kuruyacak güneşte, kötü tohum ise hastalıklı filizler verecek ve sağlıklı bir meyve oluşmayacak" diye cevaplamış öğrenciler. Bilge devam etmiş: "İnsanlar da bu şekilde davranır: İyilikleri ruhlarında saklayıp filizlerini büyütmektense açığa çıkarıp kayıp ediyorlar. Diğer yandan da günahlarını ve kötü taraflarını başkalarından saklamak için içlerinde gizliyorlar. Onlar orada büyüyüp insanı kalbinden yok ediyorlar... Ancak siz, bilge olun..."
Editör: TE Bilisim