İsrail'de seçmenler, 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırısının ve sonrasında bölgede yaşanan savaşların ardından ilk kez genel seçimler için sandık başına gidiyor. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun iktidarını sürdürme hedefiyle girdiği seçimde, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet de hükümeti değiştirmek için yarışıyor.

Ülkenin siyasi geleceği açısından kritik görülen seçimlerde, 120 sandalyeli parlamentoda çoğunluğu sağlayacak siyasi dengelerin nasıl oluşacağı merak ediliyor. Kamuoyu yoklamaları, Netanyahu'nun sağ ve dinî partilerden oluşan ittifakı ile muhalefet arasında çekişmeli bir yarışa işaret ediyor. Ancak İsrail'in koalisyonlara dayalı siyasi sistemi nedeniyle sandıktan çıkacak sonuç, yeni hükümetin kim tarafından kurulacağını tek başına belirlemeyebilir. Hükümet kurma görüşmelerinin haftalar sürmesi ihtimali de bulunuyor.

Trabzon'a 10 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanı
Trabzon'a 10 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanı
İçeriği Görüntüle

Netanyahu için iktidar mücadelesi

İsrail siyasetinde uzun yıllardır etkili olan 77 yaşındaki Netanyahu, seçim kampanyasında ülkenin askerî gücünü koruma ve bölgesel tehditlere karşı sert tutum izleme mesajlarını öne çıkarıyor. Destekçileri, başbakanın savaş döneminde ülkenin güvenliğini öncelediğini savunurken muhalifleri, hükümetin güvenlik politikalarını ve iç siyasetteki uygulamalarını eleştiriyor.

netanyahubşeria

Netanyahu yönetimine yöneltilen eleştirilerin başında, 7 Ekim 2023'te gerçekleşen saldırı öncesindeki güvenlik zaafları geliyor. Muhalefet, saldırının nasıl engellenemediğinin bağımsız bir soruşturmayla ortaya çıkarılmasını ve sorumluların hesap vermesini istiyor. Hükümetin yargı düzenlemeleri, aşırı sağcı ortaklarının politikaları ve Gazze'deki savaşın yönetimi de seçim gündemindeki önemli başlıklar arasında yer alıyor.

Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot rakipler arasında öne çıkıyor

Netanyahu'ya karşı yarışan isimlerden Gadi Eisenkot, İsrail ordusunun eski Genelkurmay Başkanı ve merkez siyasette konumlanan Yaşar partisinin lideri olarak dikkat çekiyor. Eisenkot, 2014 yılında Netanyahu tarafından Genelkurmay Başkanlığı görevine atanmıştı.

Eisenkot, 7 Ekim saldırısının ardından oluşturulan acil ulusal birlik hükümetinde Netanyahu ile birlikte görev yaptı. Ancak daha sonra savaşın yürütülme biçimi ve Gazze'de tutulan rehinelerin durumu konusunda başbakanla yaşadığı görüş ayrılıkları nedeniyle hükümetten ayrıldı.

Savaşın kişisel etkilerini de yaşayan Eisenkot'un oğlu Gal ile iki yeğeni Gazze'deki çatışmalarda hayatını kaybetti. Bu kayıplar, eski komutanın kamuoyundaki siyasi kimliğinin şekillenmesinde etkili oldu.

Eisenkot, seçilmesi durumunda 7 Ekim saldırısına ilişkin bağımsız soruşturma yürütülmesini, ultra-Ortodoks erkeklerin askerlik yükümlülüğüne tabi tutulmasını ve Batı Şeria'daki Filistinlilere yönelik şiddet olaylarında sorumluların hesap vermesini savunuyor.

Gazze ve İran politikaları seçim gündeminde

İsrail'deki seçim yarışının uluslararası boyutunda İran'la yaşanan çatışmalar, Gazze'deki savaş ve Filistin meselesi öne çıkıyor. Netanyahu, İran'dan kaynaklandığını savunduğu güvenlik tehditlerini kampanyasının temel başlıklarından biri haline getirirken İsrail'in gerektiğinde tek başına hareket edebilecek askerî kapasiteyi koruması gerektiğini vurguluyor.

Gazze'deki savaş ise İsrail yönetiminin uluslararası alanda yoğun eleştirilere maruz kalmasına neden oldu. Filistinli sağlık yetkililerinin açıkladığı verilere göre, savaşta on binlerce Filistinli hayatını kaybetti ve bölgedeki yerleşim alanlarının büyük bölümü ağır hasar gördü.

netanyahulübnan

Bununla birlikte, İsrail'deki başlıca siyasi aktörler arasında güvenlik politikaları konusunda belirgin benzerlikler bulunuyor. Eisenkot da Hamas, Hizbullah ve İran karşısında güçlü bir askerî tutumu destekliyor. Eski komutan, askerî kazanımların diplomatik sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğini savunmasıyla Netanyahu'dan ayrılıyor.

Filistin devletinin kurulması ve Batı Şeria'daki yerleşimler de tartışmalı konular arasında yer alıyor. Eisenkot, Filistin devletine karşı olduğunu belirtirken gelecekteki siyasi düzenlemelere ilişkin farklı seçenekleri gündeme getiriyor.

Seçimin sonucunu iç politikadaki tartışmalar belirleyebilir

İsrail'de seçim sonuçlarının şekillenmesinde yalnızca savaş politikalarının değil, ülkenin iç siyasi sorunlarının da etkili olması bekleniyor. Özellikle ultra-Ortodoks toplumun zorunlu askerlikten muaf tutulmasına ilişkin tartışmalar, koalisyonun geleceği açısından önem taşıyor.

Netanyahu'nun aşırı sağcı ve dinî partilerle kurduğu ittifak, hükümetin siyasi çizgisinin yanı sıra seçim sonrasındaki koalisyon görüşmelerini de etkileyebilir. Muhalefet cephesinde ise farklı partilerin ortak bir hükümet kurabilecek çoğunluğu oluşturup oluşturamayacağı belirleyici olacak.

İsrail'de seçmenler doğrudan başbakanı değil, parlamentodaki 120 sandalye için yarışan siyasi parti listelerini oyluyor. Bu nedenle en fazla oyu alan partinin liderinin başbakan olması kesin değil; hükümetin kurulabilmesi için parlamentoda yeterli desteğin sağlanması gerekiyor.

Seçim sonrasında hiçbir blokun gerekli çoğunluğa ulaşamaması halinde siyasi pazarlıkların uzaması ve yeni hükümetin kurulmasının zaman alması ihtimali bulunuyor.

Kaynak: Haber Merkezi