Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası (Şeker-İş) Genel Başkanı İsa Gök, gündemdeki şeker soruşturmasına ilişkin açıklama yaptı. Soruşturmanın yalnızca ekonomik veya ticari boyutuyla ele alınmaması gerektiğini belirten Gök, şeker piyasasındaki kota sistemi, piyasa düzeni, haksız rekabet, tüketici hakları, gıda güvenilirliği ve halk sağlığının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Şeker-İş olarak şeker sektörünü yalnızca üretim, istihdam ve çalışma hayatı açısından değerlendirmediklerini kaydeden Gök, insan sağlığı, güvenilir gıda ve gelecek nesillerin sağlıklı yaşamını ilgilendiren gelişmeleri de yakından takip ettiklerini belirtti. Gök, şeker pancarının, güvenilir gıdanın ve sağlıklı nesillerin korunması gerektiğini savunduklarını söyledi.

“Mesele yalnızca bugün ne ürettiğimiz değil”
Yüksek yoğunluklu tatlandırıcılar, enzimatik süreçlerle üretilen veya yapısı modifiye edilen glukoz-fruktoz şurupları, yüksek fruktozlu mısır şurubu, glukoz şurupları ve nişasta bazlı şekerler gibi yapay tatlandırıcılar konusundaki yaklaşımlarının temelinde insan sağlığının bulunduğunu belirten Gök, “Çünkü mesele yalnızca bugün ne ürettiğimiz değil, yarın nasıl bir toplumda yaşayacağımızdır” dedi.
Özellikle çocukların küçük yaşlardan itibaren yoğun biçimde şeker ve şeker içeren ürünlerle karşı karşıya kalmasının sağlıklı beslenme alışkanlıklarının oluşmasını zorlaştırdığını savunan Gök, yüksek miktarda şeker ve yapay tatlandırıcı tüketimi ile obezite ve çeşitli metabolik sağlık sorunları arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Gıdanın içeriği, üretim biçimi ve tüketiciye sunuluşunun ekonomik olduğu kadar toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
“Vatandaşın ne tükettiğini bilme hakkı vardır”
Tüketicinin doğru ve şeffaf şekilde bilgilendirilmesinin önemine değinen Gök, “Vatandaşın ne tükettiğini bilme hakkı vardır. Gıdada şeffaflık bir tercih değil, zorunluluktur” ifadelerini kullandı.
Bir ürünün gerçek içeriğinin veya niteliğinin farklı gösterilmesi, tüketicinin yanıltılması ya da mevzuata aykırı yollarla piyasaya sürülmesinin yalnızca ticari bir ihlal olmadığını belirten Gök, gıda sahteciliğinin tüketicinin hem cebini hem de sağlığını tehdit ettiğini kaydetti. Gıda güvenilirliğini zedeleyen, tüketiciyi yanıltan ve sağlıklı gıdaya erişimi riske atan uygulamaların bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.

Şeker soruşturmasında kapsamlı inceleme çağrısı
Şeker sektörünün geleceğinin yalnızca üretim rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Gök, “O geleceğin merkezinde insan sağlığı, çocuklarımız ve güvenilir gıda olmalıdır” dedi.
Gündemdeki şeker soruşturmasını da bu açıdan değerlendirdiklerini belirten Gök, özellikle ürünlerin gerçek niteliğinin farklı gösterilerek piyasaya sunulup sunulmadığına ilişkin iddiaların tüm yönleriyle araştırılmasını istedi. Varsa usulsüzlüklerin ortaya çıkarılması ve tüketicinin yanıltılmasının önüne geçilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Gök, “Burada beklentimiz nettir: İnsan sağlığı ticari hesapların gerisinde bırakılamaz. Çocuklarımızın geleceği piyasa çıkarlarına feda edilemez” diye konuştu.
“İnsan sağlığını tehdit eden uygulamaların karşısında duracağız”
Şeker-İş’in insan sağlığını tehdit eden, çocukların geleceğini riske atan, güvenilir gıda anlayışını zedeleyen ve gıda sahteciliğine zemin oluşturabilecek uygulamaların karşısında durmaya devam edeceğini belirten Gök, soruşturmanın üzerine kararlılıkla gidilmesinden memnuniyet duyduklarını bildirdi.
Gök, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın konuya ilişkin çalışmalarını takdirle karşıladıklarını ve teşekkür ettiklerini ifade etti.

