Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası, İstanbul'da şiddetli yağışların ardından meydana gelen sel ve su baskınlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Afet yönetiminin yalnızca olay sonrasında müdahaleyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Oda, taşkın risklerinin bilimsel planlama ve mühendislik uygulamalarıyla azaltılabileceğini belirtti. Açıklamada, "Doğa olaylarının afete dönüşmesi kader değildir" ifadelerine yer verildi.
"AFET SONRASI MÜDAHALE YETMEZ"
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu tarafından 16 Ekim 2026 tarihinde yapılan açıklamada, İstanbul'daki sel ve su baskınlarında ilk belirlemelere göre 3 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.
Açıklamada, İstanbul'da 5, Kocaeli'de ise 1 kişi olmak üzere toplam 6 kişi için arama çalışmalarının sürdüğü ifade edildi.
Hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilenen açıklamada, selden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dilekleri iletildi.
Türkiye'de şiddetli yağışların ardından benzer felaketlerin yaşandığına dikkat çeken Oda, kentlerin afetlere hazırlık düzeyinin ve risk azaltma çalışmalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
"SELİN NEDENİ YALNIZCA ŞİDDETLİ YAĞIŞ DEĞİL"
İnşaat Mühendisleri Odası, yağışların yerleşim alanlarında felakete dönüşmesinde plansız kentleşme, yetersiz altyapı ve yanlış arazi kullanım kararlarının etkili olduğunu savundu.
Açıklamada, tarım alanlarının yapılaşmaya açılması, dere yataklarının daraltılması ve mühendislik çalışmalarının yeterince dikkate alınmamasının taşkın riskini artırdığı belirtildi.
İstanbul'daki yoğun betonlaşma ve asfalt yüzeylerin yağmur suyunun toprağa sızmasını engellediği ifade edilerek, doğal su akış güzergâhlarının değiştirilmesinin de su baskınlarına zemin hazırlayabileceği kaydedildi.
Oda, söz konusu etkenlerin selden etkilenen havzalar ve bölgeler özelinde araştırılması gerektiğini bildirdi.
ALT GEÇİTLER VE DÜŞÜK KOTLU ALANLARA DİKKAT ÇEKİLDİ
Açıklamada, özellikle alt geçitler, düşük kotlu bölgeler ve yoğun araç trafiğinin bulunduğu yolların taşkın sırasında can güvenliği açısından risk oluşturduğu belirtildi.
Yağış sularının hangi güzergâhlardan aktığının, mevcut altyapının ne kadar suyu tahliye edebildiğinin ve suyun akışını engelleyen fiziksel koşulların ayrıntılı biçimde incelenmesi istendi.
İnşaat Mühendisleri Odası, afet yönetiminde temel yaklaşımın felaket meydana gelmeden önce tehlikeleri belirlemek ve riskleri azaltmak olması gerektiğini vurguladı.
TAŞKIN RİSK HARİTALARI GÜNCELLENMELİ
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, İstanbul'da benzer felaketlerin önlenmesi için bir dizi öneride bulundu.
Bu kapsamda taşkın riski bulunan havzaların, dere yataklarının ve düşük kotlu bölgelerin güncel verilerle yeniden değerlendirilmesi, risk haritaları ile taşkın yönetim planlarının güncellenmesi istendi.
Yağmursuyu drenaj sistemleri, menfezler, köprü geçişleri, mazgallar ve su tahliye noktalarının kapasitesinin ayrıntılı mühendislik hesaplarıyla incelenmesi gerektiği belirtildi.
Dere yataklarının daraltılmasına ve taşkın riski taşıyan alanların yapılaşmaya açılmasına son verilmesi çağrısı yapıldı.
YEŞİL ALAN VE YAĞMUR BAHÇESİ ÖNERİSİ
Açıklamada, betonlaşmayı artıran uygulamalar yerine yağmur suyunun doğal yollarla toprağa karışmasını sağlayan çözümlerin yaygınlaştırılması gerektiği vurgulandı.
Yeşil alanların artırılması, yağmur bahçelerinin oluşturulması ve yağmur suyunu geçici olarak depolayan sistemlerin kullanılması önerildi.
Ayrıca yağmursuyu ve atıksu sistemlerinin ayrıştırılması, mazgal ve drenaj hatlarının düzenli olarak temizlenmesi, riskli bölgelerde erken uyarı ve tahliye önlemlerinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
"DOĞA OLAYLARININ AFETE DÖNÜŞMESİ KADER DEĞİLDİR"
İnşaat Mühendisleri Odası, her felaketin ardından yapılan açıklamaların tek başına vatandaşların güvenliğini sağlamaya yetmediğini belirtti.
Önceki afetlerden çıkarılan derslerin kent planlamasına ve altyapı yatırımlarına yansıtılması gerektiği vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Doğa olaylarının afete dönüşmesi kader değildir. Kentleşmeden imara, altyapı yatırımlarından yapılaşmaya ve afet yönetimine kadar bütün süreçlerde bilimi ve mühendisliği esas alan, kamusal yararı gözeten politikalar hayata geçirilmelidir."
Oda, İstanbul'da yaşanan sel felaketinin bütün yönleriyle araştırılmasını, sorumlulukların açıklığa kavuşturulmasını ve benzer olayların önlenmesi için gerekli tedbirlerin gecikmeden alınmasını talep etti.




