18-50 yaş aralığındaki yetişkin çiftlerin katıldığı çalışmada, anketler ve gözlemler birleştirildi. Uzmanlar, yakınlık sırasındaki fiziksel etkileşimlerin cinsel tatmin ve güven duygularıyla ilişkisini inceledi.

Sonuçlar, katılımcıların büyük çoğunluğunun bu fiziksel temas biçimlerini, artan duygusal katılım ve güvenlik hisleriyle doğrudan ilişkilendirdiğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu tepkilerin nörobiyolojik bir temeli olduğunu da saptadı: Fiziksel temas, "sosyal bağlanma hormonları" olarak bilinen oksitosin ve prolaktin salınımını tetikliyor.

Psikolog Rehan Haider, bulguların tutarlılığı karşısında şaşırdıklarını belirterek, "Katılımcıların fiziksel etkileşim sırasında ortaya çıkan yakınlık ve sakinlik duygularını bu kadar tutarlı bir şekilde tanımlaması dikkat çekici. Bu durum, fizyolojik tepkilerin ötesine geçen, ancak yeterince takdir edilmeyen güçlü bir psikolojik bileşene işaret ediyor" diye ekledi. Çalışmanın detaylı analizleri de ilginç sonuçlar verdi:

Erkekler (500 katılımcı): Fiziksel temasın sadece partnere değil, aynı zamanda erkeğin kendisine de haz verdiği, şefkat ve duygusal bağ duygularını artırdığı bulundu. Uzmanlar bu etkiyi, hormonal güven mekanizmalarının aktivasyonuyla ilişkilendirdi.

Kadınlar (120 katılımcı): Kadın katılımcıların yanıtları, kişinin kendi beden bölgelerini bir şefkat ve güven kaynağı olarak algılamasının, genel yakınlık hissini artırdığını ve kaygıyı azalttığını gösterdi.

Editör Hakkında