Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Kahvehane Geleneği
Ankara’da kahve kültürünün temeli Osmanlı dönemine kadar uzanıyor. Ulus ve Kale çevresinde yer alan kahvehaneler, yalnızca içecek sunulan mekânlar değildi. Bu alanlar, esnafın, tüccarın ve mahalle sakinlerinin buluşma noktasıydı. Günün haberleri burada konuşulur, ticari anlaşmalar burada yapılırdı.

Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Ankara’nın başkent olması, şehirdeki kahvehane sayısını artırdı. Artan memur nüfusu ve bürokratik yapı, kahvehaneleri gündelik sosyal yaşamın merkezlerinden biri hâline getirdi.

Ulus’tan Kızılay’a Uzanan Dönüşüm
1950’lerden itibaren Ankara büyüdükçe kahve kültürü de semtlere yayıldı. Ulus merkezli geleneksel kahvehaneler varlığını sürdürürken, Kızılay ve çevresinde daha modern kafeler açılmaya başladı. Bu dönemde Türk kahvesi yanında filtre kahve ve farklı sunumlar da menülere girdi.

Özellikle üniversite çevrelerinde kahve mekânları, öğrencilerin ve akademisyenlerin buluşma noktası oldu. Ankara’da kahve içmek, zamanla bir entelektüel sohbet pratiğiyle özdeşleşti.

Geleneksel Türk Kahvesi: Kaleiçi Ruhu
Ankara’nın en eski yerleşim yerlerinde kahve, hala közde ve bakır cezvelerde hayat bulur. Özellikle Ankara Kalesi çevresindeki tarihi konaklarda içilen Türk kahvesi, yanında sunulan taze lokum ve buz gibi Ankara suyuyla tam bir ritüele dönüşür. Uzmanlar, buradaki kahvenin lezzet sırrının, kullanılan suyun sıcaklık dengesinde ve ağır ağır pişirilmesinde yattığını belirtir.

Üçüncü Dalga Kahveciler
2000’li yıllardan sonra Ankara’da “üçüncü dalga kahve” akımı yaygınlaştı. Çekirdek seçimi, demleme yöntemi ve kavurma profili gibi detaylar ön plana çıktı. Çankaya, Tunalı Hilmi ve Bahçelievler hattında açılan kafeler, espresso bazlı içecekleri ve farklı demleme tekniklerini yaygınlaştırdı.

Bu mekânlar, klasik kahvehanelerden farklı bir atmosfer sunuyor. Daha sessiz çalışma alanları, laptop kullanımına uygun masalar ve minimal tasarımlar dikkat çekiyor.

Tunalı Hilmi ve Bestekar: Şehrin Vitrini
Eğer Ankara kahve kültürünün kalbinin nerede attığını merak ediyorsanız, adresiniz Tunalı’dır. Bestekar Sokak ve Bülten Sokak hattı, her köşe başında farklı bir demleme yöntemi sunan butik kafelerle doludur. Burada kahve, sosyal statünün ve kentli kimliğinin bir parçasıdır. Deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim ki, cumartesi öğleden sonra Tunalı’da içilen bir flat white, Ankara’nın nabzını tutmanın en iyi yoludur.

Bahçelievler: Akademik ve Dinamik Atmosfer
Üniversite öğrencilerinin yoğunlukta olduğu Bahçelievler 7. Cadde ve civarı, kahve kültürünü "çalışma alanı" (coworking) ile birleştirmiştir. Laptopunu kapıp gelen öğrencilerin oluşturduğu bu ekosistem, uzun süreli oturumlara uygun, geniş ve bol prizli kafelerin doğmasını sağlamıştır. Bu bölgedeki kafelerde, akademik bir tartışmanın ortasında kahvenizi yudumlarken bulabilirsiniz kendinizi.

Yerel Kavurmahaneler: Ankara’nın Kendi Çekirdeği
Ankara, dışarıdan kahve alan bir şehir olmaktan çıkıp, kendi çekirdeğini kavuran bir merkeze dönüştü. İvedik veya Ostim gibi bölgelerde kurulan profesyonel kavurmahaneler, şehrin butik kafelerine taze çekirdek tedarik ediyor. Uzman bir tadımcı (cupper) gözüyle baktığımızda, Ankara'daki kavurma profillerinin Avrupa standartlarında, meyvemsi ve asiditesi dengeli olduğunu söylemek mümkündür.

Kahve ve Kitap: Entelektüel Sığınaklar
Ankara’nın gri havası, insanları kapalı mekanlarda kaliteli vakit geçirmeye iter. Bu da kahve ve kitap birleşimini kaçınılmaz kılar. Kızılay ve Ayrancı gibi bölgelerde yer alan kitap-kafeler, sessizliğin ve kahve aromasının hüküm sürdüğü alanlardır. Birinci elden gözlemimiz şudur ki; bu mekanlar Ankara’nın "yazarlar ve okurlar" şehri olduğunun en somut kanıtıdır.

Ankara Kahve Festivali
Her yıl düzenlenen Ankara Kahve Festivali, şehrin bu konudaki yetkinliğini kanıtlayan devasa bir organizasyondur. Binlerce insanın nitelikli kahveyle tanıştığı, workshopların düzenlendiği bu festival, Ankara’nın bir "kahve destinasyonu" olduğunun altını çizer. Bir uzman görüşü olarak; bu festivaller sektördeki standardı her yıl bir basamak yukarı taşımaktadır.

Bir Fincandan Fazlası
2026 yılı itibarıyla Ankara’da kahve kültürü, geçmiş ile bugünü bir arada taşıyor. Ulus’taki geleneksel kahvehanelerden Tunalı’daki modern kafelere kadar uzanan bu yolculuk, başkentin sosyal dokusunu yansıtıyor. Ankara’da kahve içmek, yalnızca bir içecek molası değil; kentin ritmini hissetmenin yollarından biri olarak varlığını sürdürüyor.