Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen üç günlük “Türkiye Markasının Küresel Anlatısı: Türk Dizileri Uluslararası Medya Programı” başladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın sektör temsilcileriyle bir araya geldiği programda, Türk dizilerinin küresel başarısı ile Türkiye’nin tanıtımına ve turizmine katkıları ele alındı.
Programın açılış konuşmalarını yapan Ersoy ve Duran, Türk dizilerinin küresel erişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Ersoy, yaklaşık 1 milyar insanın Türk dizilerini izlediğini ve yapımların 170’e yakın ülkeye ulaştığını belirtirken, Duran Türk yapımlarının 170’i aşkın ülkede 1 milyarı aşan izleyici kitlesine ulaştığını söyledi.

Türk dizileri Türkiye’ye yönelik merakı artırıyor
Bakan Ersoy, Türkiye markasının dünyadaki güçlü taşıyıcılarından birinin Türk dizileri olduğunu belirterek Asya’dan Avrupa’ya, Orta Doğu’dan Latin Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada Türkçe hikayelerin anlatıldığını söyledi. İstanbul’un sokaklarından Kapadokya’nın manzaralarına, Ege sofralarından Anadolu’nun binlerce yıllık mirasına kadar Türkiye’ye ait değerlerin milyonlarca kişinin ekranına ulaştığını ifade etti.
Türkiye’nin dizi ihracatında dünyanın önde gelen üç ülkesinden biri olduğunu belirten Ersoy, uluslararası araştırmaların Türk dizilerinin Afrika’dan Orta Doğu’ya, Güney Amerika’dan Balkanlara kadar geniş bir dolaşım ağı oluşturduğunu gösterdiğini kaydetti.
Türk dizilerinin etkisinin rakamlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Ersoy, izleyicilerin diziler aracılığıyla Türkçe kelimeler öğrendiğini; Türk müziğini, gastronomisini, geleneklerini ve yaşam kültürünü tanıdığını söyledi. Dizilerde görülen şehirlerin ve çekim mekanlarının da izleyiciler tarafından araştırıldığını ifade etti.

Türk dizileri ekran turizmiyle birlikte değerlendirilecek
“Screen tourism” olarak adlandırılan ekran turizminin ülkelerin tanıtım ve destinasyon stratejilerinin önemli unsurlarından biri haline geldiğini belirten Ersoy, Türkiye’nin bu alanda güçlü bir başlangıç noktasına sahip olduğunu söyledi.
Türkiye’nin turizm gücü ile geniş coğrafyalara ulaşan dizi sektörünün aynı stratejik hedefte buluşturulması gerektiğini belirten Ersoy, asıl meselenin dizilerin kaç ülkede izlendiğinden öte, bu erişimin Türkiye’nin kültürel etkisine, turizm gücüne ve marka değerine nasıl dönüştürüleceği olduğunu ifade etti.
Türk dizilerine destek sisteminde yeni dönem başladı
Ersoy, Sinema Genel Müdürlüğü aracılığıyla Türk dizi sektörüne yönelik destek politikalarında yeni bir dönem başlatıldığını açıkladı. Destek sisteminin daha esnek ve uluslararası başarıyı daha güçlü teşvik eden bir yapıya kavuşturulduğunu belirtti.
Bir sezon yayımlanmış olma şartının kaldırıldığını söyleyen Ersoy, desteklerin bölüm bazında değerlendirilebilmesinin ve aynı yapım şirketinin birden fazla projesinin desteklenmesinin önünün açıldığını kaydetti.
Yeni sistemde televizyon reytinglerinin yanı sıra dijital izlenme verileri de dikkate alınacak. En az üç kıtada ve 10 ülkede yayımlanan yapımlar değerlendirilirken ihracat performansının yanında Türkiye’nin tanıtımına, Türkçenin uluslararası görünürlüğüne ve hedef turizm pazarlarına sağlanan katkı da göz önünde bulundurulacak.
Ersoy, yeni modeli sektörün uluslararası rekabet gücüne ve Türkiye markasına yönelik stratejik bir yatırım olarak değerlendirdiklerini belirtti.
Türk dizileri TGA’nın tanıtım gücüyle buluşacak
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) uluslararası tanıtım kapasitesine de değinen Ersoy, hedef pazarlardaki birikim ve destinasyon odaklı yaklaşımla Türk dizilerinin dünyada oluşturduğu ilgiyi Türkiye’ye yönelik seyahat motivasyonuna dönüştürecek yeni imkanlar üzerinde çalışıldığını açıkladı.
TGA aracılığıyla dünyada milyonlarca kişinin tanıdığı ve takip ettiği oyuncuların Türkiye’nin destinasyonları, gastronomisi, kültürel mirası ve turizm çeşitliliğiyle buluşturulacağı tanıtım çalışmalarının geliştirilmesi hedefleniyor.
Türk dizileriyle hazırlanan 8 yapım 9 milyar gösterime ulaştı
Bakan Ersoy, Haziran 2025’te “Antalya Gambit” ile başlayan mini dizi iletişim projesine ilişkin de bilgi verdi. “İstanbul My Love”, “Hidden Lover”, “An İstanbul Story”, “Cappadocia Fairytale”, “Turquoise Summer”, “Whisper of Origins” ve “Taste of İzmir” ile toplam 8 mini dizinin yayına alındığını açıkladı.
Ersoy, bu çalışmaların 9 milyar gösterim ve 5,5 milyar izlenmeye ulaştığını belirterek söz konusu rakamların erişim, iletişim ve etkileşim kapasitesini ortaya koyduğunu söyledi.
“Bir Türk dizisinin oluşturduğu değer ekranda başlayabilir fakat ekranda sona ermez” diyen Ersoy, ekranda oluşan ilgiyi seyahat talebine, seyahat talebini de Türkiye için daha yüksek turizm değerine dönüştürmek istediklerini ifade etti.

Türk dizilerinin ihracatı 1 milyar doları aştı
İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise Türk dizilerinin dünyadaki yükselişinin “bir hegemonya kurma” meselesi olmadığını, Türkiye’nin kendi hikayesini üretme ve farklı toplumlarla buluşturma kapasitesini ortaya koyduğunu söyledi.
Türk dizilerinin Şam’dan Rabat’a, Belgrad’dan Santiago ve Johannesburg’a ulaşmasıyla İstanbul’un sokaklarının, Boğaz’ın, Anadolu’nun şehirlerinin, sofraların, aile ilişkilerinin, müziğin ve Türkçenin milyonlarca insanın gündelik hayatına girdiğini belirten Duran, Türkiye’nin dünyanın en büyük dizi ihracatçıları arasında ilk üçte bulunduğunu ifade etti.
Duran, 2000’li yılların başında yaklaşık 10 milyon dolar seviyesinde olan dizi ihracatının bugün 1 milyar doları aşan hacme ulaştığını söyledi. Bu verilerin yalnızca sektörün başarısını değil, Türkiye markasının dünyadaki algısını da gösterdiğini kaydetti.

Türk dizileri için özgün içerik çağrısı yaptı
Önümüzdeki dönemde dijital platformlara uygun özgün içeriklere, ortak yapımlara, format ihracatına, küresel oyuncu, senarist ve yapım ağlarına ve stratejik coğrafyalardaki görünürlüğe daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Duran, “Nasıl ki insanlığın kaderi birkaç merkezin kararına bırakılamazsa, insanlığın hikayesi de birkaç merkezin kamerasına bırakılamaz” dedi.
Dünyaya ulaşan her hikayenin aynı zamanda Türkiye’yi anlattığını belirten Duran, sektör temsilcilerinden kültür, aile yapısı ve Türkiye’yi var eden değerlere hassasiyet göstermelerini istedi. Bunun hayal gücünü sınırlandırmak anlamına gelmediğini ifade eden Duran, daha cesur ve özgün hikayeler beklediklerini söyledi.
Aynı tür ve hikayelerin sürekli tekrar edilmesi yerine Anadolu’nun hikaye hazinesine, tarihe, şehirlere, edebiyata ve insana yönelinmesini önemsediklerini belirten Duran, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda Türkiye’nin kendi hikayesini kendi anlatılarıyla dünyaya ulaştırabilmesini stratejik iletişim ve kamu diplomasisinin önemli unsurlarından biri olarak gördüklerini kaydetti.
Duran programın ardından yaptığı paylaşımda Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a, sektör temsilcilerine, programa katkı sunan konuklara ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti. Ersoy da paylaşımında Türk dizilerinin küresel yolculuğundan Türkiye için daha fazla değer üretmek istediklerini belirterek Duran’a, İletişim Başkanlığına ve sektör temsilcilerine teşekkürlerini iletti.


