Dünyada en önemli toplum sağlığı sorunları sıralamasında altıncı sırada yer alan ve yaşam boyu devam eden bir psikiyatrik rahatsızlık olan bipolar bozukluk, bireyin yaşam kalitesini etkiliyor. Aile, hasta ve doktor iş birliğinin önemine işaret eden uzmanlar, bu iş birliğindeki aksamanın tedaviyi, hastanın iyilik halini ve yaşam kalitesini çok ciddi anlamda etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, Dünya Bipolar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada bipolar hastalarına yaklaşım konusunda ailelere tavsiyelerde bulundu.

DÜNYADA EN ÖNEMLİ ALTINCI TOPLUM SAĞLIĞI SORUNU

Bipolar bozukluğun tanı ve tedavisi olan, coğrafya, ırk ya da cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm dünyada benzer oranlarda ortaya çıkan bir hastalık olduğunu kaydeden Dr. Firdevs Seyfe Şen, “Bipolar bozukluğun dünya üzerindeki yaygınlığının yüzde 1 ile yüzde 2 arasında olduğu ve yüzde 5’e kadar çıkabildiği öngörülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, en önemli toplum sağlığı sorunları sıralamasında altıncı sıradadır. Çünkü hızla tedavi edilmezse potansiyel olarak pek çok kayba yol açabilecek bir hastalıktır.” diye konuştu. 

Bipolar bozukluğun bir duygudurum bozukluğu olduğunu ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, “Bipolar bozukluk, manik ve depresif olmak üzere iki uçlu bozukluğun yaşandığı bir hastalıktır. Taşkınlık (mani) ya da çökkünlük (depresyon) dönemleriyle belirli, duygusal ve davranışsal iniş çıkışlarla giden, ara dönemlerde kişilerin olağan hallerine döndükleri, yineleyici özellikte ve yaşam boyu süren bir psikiyatrik rahatsızlıktır.”dedi.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, hastalığın kişinin riskli davranışlar sergilemesine neden olarak bu riskli davranışlar nedeni ile kişinin ilişkilerine ve kariyerine zarar verebileceği uyarısında bulunarak bu nedenle hızlı tanı ve tedavinin çok önemli olduğunu söyledi. 

DEPRESİF DÖNEMDE İNTİHAR DÜŞÜNCELERİ ORTAYA ÇIKABİLİR

Bipolar bozukluğun dönemlerine ilişkin bilgi veren Psikiyatri Uzmanı Dr. Firdevs Seyfe Şen, şunları söyledi:

Depresif dönem: Çökkün, üzgün, ümitsiz, huzursuz hissetmek, belirgin enerji eksikliği, yorgunluk, konsantrasyon kaybı ve unutkanlık, günlük faaliyetlere ilgi kaybı, aileden ve çevreden uzaklaşma, hiçbir şeyden zevk alamama, değersizlik duygusu, suçluluk ve umutsuzluk, kötümserlik, kendinden kuşku duyma, halüsinasyonlar, mantıksız düşünceler, uyumakta zorluk veya aşırı uyuma, intihar düşünceleri ile kendisini ortaya koyar.

Manik veya hipomanik dönem: Hastalar yaratıcılıklarının arttığını, işlerinin harika gittiğini belirterek tedaviyi reddedebilirler. Bu dönemde aşırı derecede enerjik hissetmek, sürekli heyecanlı hissetmek, düşünce değişiminde hızlılık, iyimserlik, odaklanmakta sorunlar yaşamak, az uyumak, hızlı konuşmak, cinsel istekte artış ya da uygunsuz cinsel davranışlar, aşırı neşeli olmanın tam aksine çok hızlı sinirlenebilme, huzursuzluk, kavgacılık, iştah problemleri, dikkatsizlik, bu belirtilere bağlı alkol ve uyuşturucu kullanma durumu ile kendisini ortaya koyar.

HASTA YAKINI GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDA

Bipolar hastası ile yaşamanın hastalığı yaşamak kadar zor ve stresli olduğunu ifade eden Dr. Firdevs Seyfe Şen, “Hatta bazı durumlarda özellikle hastalığın aktif dönemlerinde hastayı ve hastalık nedeni ile yaptıklarını kontrol etmek gerekliliği için hasta yakını olmak daha da zordur. Uçak yolculuğu sırasında oksijen maskesi anonslarını hatırlayın: ‘Küçük çocuğu olan anneler için önce kendi maskenizi takın sonra bebeğinizin maskesini takın.’ Hasta yakınlarının kendi ilgi alanları ve hobilerine zaman ayırması, çeşitli destek gruplarına üye olması ve destek almaları önemlidir. Kendilerini ayakta ve güçlü tutamazlarsa hastaya destek olmak çok zorlaşabilir.” diye konuştu.

Bipolar bozukluğun kişiye, yetiştiği bölgeye, aileye, taşıdığı genlere ve kültürel coğrafyaya bağlı olarak semptomlarda değişiklik gösterebildiğini kaydeden Dr. Firdevs Seyfe Şen, bu hastalara genel yargılarla değil, daha kişi özelinde bakarak yaklaşmanın önemli olduğunu ifade etti.

Bipolar hastalarına yaklaşımda aile tutumlarının önemine işaret eden Dr. Firdevs Seyfe Şen, “Aile-hasta-doktor iş birliği, bipolar bozuklukta olmazsa olmaz bir üçlüdür. Bunlardan birinde aksama olması, tedaviyi, hastanın iyilik halini ve yaşam kalitesini çok ciddi anlamda aksatabilir.” uyarısında bulunarak tavsiyelerini şöyle sıraladı:Ailenin hastalık dönemlerini ve dönemlere ait bulguları çok iyi tanıması ve değişiklik halinde tedavi ekibi ile iş birliğine geçmesi gerekir. (Onur BİNGÖL)